Tatlıya Acı Bulaştı

Emre Baktıroğlu

24-09-2025 20:43

Fıstık Üreticileri ve Baklavacılar Arasındaki Fiyat Savaşı:

Tatlıya Acı Bulaştı

Türkiye'nin geleneksel lezzeti baklavanın ana maddesi Antep fıstığındaki fiyat artışı, üreticiler ve baklavacılar arasında sert bir tartışma başlattı. Son dönemde boz iç Antep fıstığı fiyatlarının bir yılda yüzde 213 gibi rekor bir artışla 750 TL'den 2.350 TL'ye çıkması, hem sektörü hem de tüketicileri derinden etkiledi. Bu krizin arkasında ise 'yok yılı', zirai don, stokçuluk iddiaları ve ithalat tartışmaları yatıyor.

Fıstık Fiyatları Neden Yükseldi?

Antep fıstığı üretimindeki düşüş, fiyatların artmasındaki en büyük etkenlerden biri. 'Yok yılı' olarak adlandırılan düşük rekolte dönemi ve yaşanan zirai don olayları, üretimi 383 bin tondan 174 bin tona düşürdü. Bu durum, piyasada arz-talep dengesini bozarak fiyatları kontrolsüzce artırdı.

Ancak metinlerde bahsedildiği gibi, sadece doğal nedenler değil, aynı zamanda stokçuluk iddiaları ve piyasadaki şeffaflık eksikliği de bu duruma katkıda bulunuyor. Fıstık piyasasında kimin elinde ne kadar ürün olduğu bilinmediği için fiyatlar üzerinde manipülasyon iddiaları gündeme geliyor. Bu belirsizlik, özellikle baklavacıların maliyetlerini önceden tahmin etmesini imkânsız hale getiriyor.

Fıstık Üreticileri ve Baklavacılar Ne Diyor?

Bu krizin en belirgin yüzleşmesi, fıstık üreticileri ile baklavacılar arasında yaşanıyor. Nizip Fıstık Hali Başkanı Harun Bozkurt, baklavacılara sert eleştiriler yönelterek, Baklavacılar ve Tatlıcılar (BAKTAT) Başkanı Mehmet Yıldırım'ı hedef aldı. Bozkurt, Yıldırım'a "Hiç fıstık ağacı yetiştirdiniz mi?" diye sorarak, üreticinin zorlu emeğini hiçe saydığını iddia etti.

Bozkurt'a göre, baklavacılar ithal fıstık getirerek fiyatları düşürme peşinde. Ancak bu ithal fıstığın Antep fıstığı lezzetini ve kalitesini taşımayacağını, hatta baklavaya "İran baklavası" adının verilmesi gerektiğini belirtiyor. Bozkurt'un bu eleştirisi, baklavanın kimliğinin sadece bir tatlı değil, aynı zamanda coğrafi bir lezzet ve emek ürünü olduğunu vurguluyor.

Baklavacılar ise fıstık fiyatlarının abartılı yükseldiğini ve bu durumun kendilerini zor durumda bıraktığını savunuyor. Özellikle bayram gibi yoğun dönemlerde stokçuluk yapıldığını ve fıstığın fahiş fiyatlara satıldığını iddia ediyorlar. Bu iddialar, piyasadaki güven eksikliğini gözler önüne seriyor.

İthalat Kararı: Kısa Vadeli Çözüm Mü, Kalıcı Tehdit Mi?

Fıstık fiyatlarındaki artışa çözüm olarak ithalat kapısının açılması,  İstanbul Ticaret Odası’nda Mustafa Yıldırım’ın ithal fıstık alınmasına yeşil ışık yakmasıyla başladı. Bu yaklaşımı baklavacılar olumlu karşılasa da, birçok tarım yazarı tarafından da eleştirildi.

Mehmet Yıldırım'ın ithal fıstık talebi, sadece baklava maliyetini düşürme amacı taşımıyor, aynı zamanda piyasa üzerindeki baskıyı artırarak yerli üreticiyi zora sokma potansiyeli taşıyor. Eğer ithalat kontrolsüz bir şekilde artarsa, fıstık üreticileri emeklerinin karşılığını alamayacak ve bu durum uzun vadede üretimin daha da düşmesine yol açacak gözüyle bakılıyor. 7 yıl önce yaşanan benzer bir krizde dönemin Tarım Bakanı'nın fındıklı baklava gibi yaratıcı bir çözüm önermesi, ithalatın tek çare olmadığını ve yerli kaynakların kullanılabileceğini gösteriyor.

Tüketiciye Yansıması ve Şehirler Arası Uçurum

Fıstık üreticileri ile baklavacılar arasındaki bu fiyat savaşı, en çok tüketiciyi vuruyor. Baklava fiyatlarındaki artış, özellikle İstanbul ve Gaziantep arasında büyük bir uçurum yaratıyor. Gaziantep'te lüks bir baklava 1.650 TL civarındayken, İstanbul'daki yüksek segment markalarda bu fiyat 1.500 TL'nin üzerine çıkabiliyor. Bu farkın arkasında, İstanbul'daki yüksek kira, işçilik ve lojistik maliyetleri gibi faktörler yatıyor.

Bu durum, tüketicileri daha bilinçli olmaya zorluyor. Aynı ürün için 600 TL'ye varan fiyat farklarının olması, tüketicinin etiket okumasını, fıstığın kalitesini sorgulamasını ve yerel üreticilere yönelmesini daha önemli hale getiriyor.

Sonuç olarak, Antep fıstığı ve baklava fiyatlarındaki bu kriz, sadece ticari bir mesele değil. Üreticinin emeğini, baklavanın kimliğini ve tüketicinin alım gücünü ilgilendiren çok katmanlı bir sorun. Bu tatlı lezzetin arkasındaki acı gerçek, yerli üretimi korumayan ve şeffaflıktan uzak bir piyasa düzeninin herkesi olumsuz etkilediğini gösteriyor.

Sizce bu krizde en doğru adım ne olmalıydı? Tarafların bu soğuk iletişiminde ağzımızın tadı bu kadar kaçmalı mıydı?

 

 

DİĞER YAZILARI VİZE MUAFİYETİ İLE YURT DIŞINA KAÇAN KAÇANA 01-01-1970 03:00 Rekor Kârlar ve Alım Gücü Kıskacındaki İki Farklı Dünya 01-01-1970 03:00 Savaşlar, Liderler ve "Denizde Balık, Karada Tilki": Trump’ın Öngörülemeyen Ekonomik Satrancı 01-01-1970 03:00 Mesleki Yozlaşmanın Kıskacında Gazetecilik 01-01-1970 03:00 KÜRESEL SİSTEMİN MERKEZİNDE 'EPSTEIN' 01-01-1970 03:00 Sofranın Tadı Var, Esnafın Tadı Yok! 01-01-1970 03:00 MESLEK ODALARININ "PRANGASI" HALİNE GELEN GENEL KURUL USULLERİ 01-01-1970 03:00 Maduro Sonrası Venezuela ve Küresel Borç Denklemi 01-01-1970 03:00 Yeni Nesil Suç Örgütlerinin İş Dünyası Üzerindeki Yıkıcı Tehdidi 01-01-1970 03:00 2025 Fırtınalı ama ufuk çizgisine yakın 01-01-1970 03:00 Dijital hafızanızı kaybederseniz ne olur? 01-01-1970 03:00 EKONOMİ SAVAŞLARININ EN ALÇAKÇASI 01-01-1970 03:00 Gençliğin Çok Yönlü Krizi: Dışlanma, Suçluluk ve Travmanın Analizi 01-01-1970 03:00 Yeni Küresel Değer Ölçütümüz Su 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN YENİLENEBİLİR ENERJİ YOLCULUĞU BAŞLADI VE NEREYE GİDİYOR 01-01-1970 03:00 Türk Sanayisi Durma Noktasında mı? Sektör Temsilcilerinden Endişe Verici Sinyaller 01-01-1970 03:00 SAVAŞ PAZARI ASYA’DA DÜNYAYI TEHDİT EDİYORKEN 01-01-1970 03:00 Ticaret savaşları ve Türkiye: Yansımaları 01-01-1970 03:00 Dünya Sahnesinde Değişen Dengeler ve NATO'nun Geleceği 01-01-1970 03:00 Biz gazetecilere “Değerli Basın Mensupları” diye hitap ederler peki doğru mu? 01-01-1970 03:00 CONTORIUMİZM ve JELBONİZM 01-01-1970 03:00 Hayatın Güvenliği Her Şeyin Önünde olmalı 01-01-1970 03:00 Ehveni şerde buluşalım yılı geldi Hoş Geldi! 01-01-1970 03:00 Ekonomi Çıkmaz Sokakta ve umutlar yeşermiyor 01-01-1970 03:00 Yeni vergi paketi bir filin züccaciye dükkanına girmesi gibi hayatımıza girdi 01-01-1970 03:00 Türkiye turizminde, Geçmişten Dersler ve Geleceğe Bakış 01-01-1970 03:00 Hayatta telafisi olmayan dönüm noktasıdır İHANET 01-01-1970 03:00 Geleceğe bakış 01-01-1970 03:00 Karanlık fabrikalar 01-01-1970 03:00 Kaza Kırım Raporu 01-01-1970 03:00 Alım gücünün her geçen gün yok olma sıradanlığı 01-01-1970 03:00 İş dünyasında kiracıyız 01-01-1970 03:00 100. yıl mirasında bakiyeler ve gelecek teorisi 01-01-1970 03:00 Dörtnala gidiyoruz 01-01-1970 03:00 Bekle ve Gör trendi 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm artık bir ihtiyaçtan öte  zorunluluk 01-01-1970 03:00 Depremzede ve depremzadeler 01-01-1970 03:00 Mevcut Finansal Sistemin Kötü Bir Mit Olduğunu Biliyor musunuz 01-01-1970 03:00 Kaçınılmaz son daha yakın 01-01-1970 03:00 Geleneksel “Yaka” Kavramının Ötesinde 01-01-1970 03:00 Makasta denge arayışları 01-01-1970 03:00 Sanayiciler ve Akademisyenler 01-01-1970 03:00