Dörtnala gidiyoruz

Emre Baktıroğlu

27-08-2023 07:57

 

Seçimler bitti geçimler yine devam ediyor. Ta ki bir daha ki seçime kadar bir süre sevimsiz haberler yazmaya devam edeceğiz gibi görünüyor.

Kobilerimizin gösterdiği gayretkeşliği, üretimde kalmak için gösterdiği çabaları anlatmayı sürdüreceğiz. Aynı onlar gibi biz de çıkış yolunu bulabilmek adına sizlere ulaşmaya, kapanmaya karşı durmaya, borç harç içinde kalmamaya çabalayacağız.

Bu ay köşe yazımda, ülkemizde coşkulu başlangıçların nasıl hüsranla sonuçlanabildiğini anlatan bir yazı paylaşacağım. Buna benzer birden fazla örneği sizlere sunabilirdim. Fakat ülkemizdeki en popüler girişimi, Cola Turka’yı sizlerle yeniden hatırlatmak istiyorum.

2003 yılında Ülker markası adı altında gazlı içeceklerin yerli markası olarak hayatımıza girdi Cola Turka…

İlk başta çok başarılı reklam çalışmalarıyla adından söz ettirdi ve , birden tüm Türkiye'de çok sevilmeye başlandı.. Murat Ülker'in yaptığı açıklamalarda da "Çok iyi lansman yaptık, malı çok iyi dağıttık ve malın kalitesi de iyiydi." diyordu. Hakikaten bu müthiş hamle ülkemizde takdir görmeye, adıyla sanıyla piyasada talep edilen bir marka haline gelmeye başlamıştı” diye tanımlamıştı ilk zamanlarını. Hatta genel motivasyonumuz ‘zaten cola bildiğimiz meyan kökünün şekerli ve gazlısı’ diyenlerin çoğunlukta olduğu kişiler, iyice sahipleniyordu bu ürünü.

Cola Turka piyasaya ikinci olarak giriş yapıyor…

Çok ilgi çeken Amerikalı oyuncuların rol aldığı reklam filmleriyle başarılar kazanan Cola Turka’dan herkes bahsediyordu, hatta rekabet ettikleri diğer markalar bile! Onlardan farklı olarak 3 litrelik şişeler dahi çıkarılmıştı. Gazı çabuk kaçıyordu ama olsundu. Hepimiz sahiplendik Cola Turka’yı.

ABD merkezli bu üreticilerin rahatsızlığı…

Murat Ülker’in iddialarına göre o dönem Sanayi Bakanlığından Cola Turka’ya cezalar verildi. Maliyetin altında piyasaya ürünler sürebilen bazı şirketler, daha büyük alanlarda kazanç sağlayabildikleri ve gelirlerini sübvanse edebildikleri için Cola Turka’yı piyasadan siliverdiler.

Hayal kurmanın güzel olduğu ama sabahın kâbusa dönüşebildiği ülkemiz!

Murat Ülker bu dönemde bilindik global markaların tavrını şöyle anlatıyor.” Promosyonlar, sanki yerli markaymış gibi ürün yerelleştirmeler, Türk geleneklerine sahip çıkmalar, bayilere daha yüksek karlar, yalan yanlış haksız rekabet iddiaları ve bize karşı açılan sayısız davalar ve 35 trilyonluk ceza davası. Bizi yıpratmak için çok uğraştılar. Toplam yedi sene sürdü mahkemeyi, ben kazandım. 35 trilyondan bir kuruş ödemedim. Ama 5’e mal olmuş bir işte 35 trilyon ceza kesilirse konsantre olup yatırım yapamazsınız. O yüzden Cola Turka işi bitti. “

Belki benim yaşımda olanlar hatırlarlar… Turgut Özal, Elvan gazozlarının global pazara açılmasını planlamıştı. İngiliz gençlerine Türk gazozunu içirecekti. Bu noktada ön plana çıkan sorun, alabildiğince rekabetçi piyasalarda tek başına ve güç birlikleri yaparken yerli sermayenin sahibini koruyan anlaşmaların olmamasıdır ve bu her şeyi değiştirir. Üretimimizi, kaynaklarımızı, arabamızı, topraklarımızı, uzayı…

Suudi Arabistan örneğinde yerli yatırımcıyı en uç noktada koruduğunu görebilirsiniz…

Bildiğiniz üzere; yabancıların şahıs olarak Suudi Arabistan Krallığında ‘da ticari faaliyette bulunmaları yasaktır. Ancak, asgari yüzde 25'i bir Suudi’ye ait olmak şartıyla kurulacak bir şirket vasıtasıyla yabancılara ticaret yapma hakkı tanınıyor. Bu pek de karmaşık olmayan yaptırım, yatırımcıları yerel bir ortak bulmaya zorluyor. Bu sayede hem ülkeye yatırımcı çekip üretim yapacağız diye büyük tavizler verilmiyor hem de; yerli iş insanlarının sistemde olması sağlanıyor.

Nihayetinde hayal kurmak güzeldir. Fakat bilgi, tecrübe ve eğitimle edinilen bir gerçekçilikle hareket edildiği sürece.

Artık ucuz Pazar platformunda elinde pek de fazla koz olmayan üreticileriz. Evet kolay pes etmeyen insanlarız ancak yine de “birlikte olma” vizyonuna öncelik vermek ve aşılamayacak engelleri hesap etmek zorundayız. Dörtnala gidiyoruz ama nereye!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DİĞER YAZILARI VİZE MUAFİYETİ İLE YURT DIŞINA KAÇAN KAÇANA 01-01-1970 03:00 Rekor Kârlar ve Alım Gücü Kıskacındaki İki Farklı Dünya 01-01-1970 03:00 Savaşlar, Liderler ve "Denizde Balık, Karada Tilki": Trump’ın Öngörülemeyen Ekonomik Satrancı 01-01-1970 03:00 Mesleki Yozlaşmanın Kıskacında Gazetecilik 01-01-1970 03:00 KÜRESEL SİSTEMİN MERKEZİNDE 'EPSTEIN' 01-01-1970 03:00 Sofranın Tadı Var, Esnafın Tadı Yok! 01-01-1970 03:00 MESLEK ODALARININ "PRANGASI" HALİNE GELEN GENEL KURUL USULLERİ 01-01-1970 03:00 Maduro Sonrası Venezuela ve Küresel Borç Denklemi 01-01-1970 03:00 Yeni Nesil Suç Örgütlerinin İş Dünyası Üzerindeki Yıkıcı Tehdidi 01-01-1970 03:00 2025 Fırtınalı ama ufuk çizgisine yakın 01-01-1970 03:00 Dijital hafızanızı kaybederseniz ne olur? 01-01-1970 03:00 Tatlıya Acı Bulaştı 01-01-1970 03:00 EKONOMİ SAVAŞLARININ EN ALÇAKÇASI 01-01-1970 03:00 Gençliğin Çok Yönlü Krizi: Dışlanma, Suçluluk ve Travmanın Analizi 01-01-1970 03:00 Yeni Küresel Değer Ölçütümüz Su 01-01-1970 03:00 TÜRKİYE'NİN YENİLENEBİLİR ENERJİ YOLCULUĞU BAŞLADI VE NEREYE GİDİYOR 01-01-1970 03:00 Türk Sanayisi Durma Noktasında mı? Sektör Temsilcilerinden Endişe Verici Sinyaller 01-01-1970 03:00 SAVAŞ PAZARI ASYA’DA DÜNYAYI TEHDİT EDİYORKEN 01-01-1970 03:00 Ticaret savaşları ve Türkiye: Yansımaları 01-01-1970 03:00 Dünya Sahnesinde Değişen Dengeler ve NATO'nun Geleceği 01-01-1970 03:00 Biz gazetecilere “Değerli Basın Mensupları” diye hitap ederler peki doğru mu? 01-01-1970 03:00 CONTORIUMİZM ve JELBONİZM 01-01-1970 03:00 Hayatın Güvenliği Her Şeyin Önünde olmalı 01-01-1970 03:00 Ehveni şerde buluşalım yılı geldi Hoş Geldi! 01-01-1970 03:00 Ekonomi Çıkmaz Sokakta ve umutlar yeşermiyor 01-01-1970 03:00 Yeni vergi paketi bir filin züccaciye dükkanına girmesi gibi hayatımıza girdi 01-01-1970 03:00 Türkiye turizminde, Geçmişten Dersler ve Geleceğe Bakış 01-01-1970 03:00 Hayatta telafisi olmayan dönüm noktasıdır İHANET 01-01-1970 03:00 Geleceğe bakış 01-01-1970 03:00 Karanlık fabrikalar 01-01-1970 03:00 Kaza Kırım Raporu 01-01-1970 03:00 Alım gücünün her geçen gün yok olma sıradanlığı 01-01-1970 03:00 İş dünyasında kiracıyız 01-01-1970 03:00 100. yıl mirasında bakiyeler ve gelecek teorisi 01-01-1970 03:00 Bekle ve Gör trendi 01-01-1970 03:00 Kentsel dönüşüm artık bir ihtiyaçtan öte  zorunluluk 01-01-1970 03:00 Depremzede ve depremzadeler 01-01-1970 03:00 Mevcut Finansal Sistemin Kötü Bir Mit Olduğunu Biliyor musunuz 01-01-1970 03:00 Kaçınılmaz son daha yakın 01-01-1970 03:00 Geleneksel “Yaka” Kavramının Ötesinde 01-01-1970 03:00 Makasta denge arayışları 01-01-1970 03:00 Sanayiciler ve Akademisyenler 01-01-1970 03:00