Haber Sitesi
HV
03 ARALIK Cumartesi 01:32

Tasdiksiz deftere işlenen vergilerin indirimi mümkün mü?

Ersin  Demircan
Ersin Demircan

 

 

Ülkemiz vergi hukuku sisteminde verginin hesaplanmasında esas usul, ödenecek verginin mükellefler tarafından beyan edilmesidir. Mükelleflerin defter tutması, belge düzeni, beyan vermesi ve diğer birçok ödevleri Vergi Usul Kanununda düzenlenmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134 üncü maddesinde ise, incelemeden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun "Tasdik Zamanı" başlıklı 221 inci maddesinde ise, "Bu Kanunda yazılı defterleri kullanacak olanlar, bunları aşağıda yazılı zamanlarda tasdik ettirmeye mecburdurlar" denilmektedir.

Vergi Usul Kanunun 352 nci maddesinin 8 numaralı bendinde; "Tasdiki mecburi olan defterlerden herhangi birinin tasdik muamelesinin yaptırılmamış olması (Kanuni sürenin sonundan başlayarak 1 ay geçtikten sonra tasdik ettirilenler tasdik ettirilmemiş sayılır.)"  birinci derece usulsüzlük fiili olarak hüküm altına alınmıştır.

Yine aynı Kanunun 30 uncu maddesi gereğince tutulması mecburi olan defterlerin tasdik ettirilmemiş olması re'sen takdir nedeni olarak belirlenmiştir.

Vergi Usul Kanununa göre defterlerin tasdik ettirilmemesi re’sen takdir sebebi sayılmış bulunmakla birlikte mükelleflerin gerçek harcama ve belgelerine dayanan giderleri bu kanunca kabul edilmiştir.

Harcama ve maliyetlerin giderleştirilmesi boyutuyla işin gerçek mahiyetini esas alan Vergi Usul Kanunun aksine KDV Kanuna göre belgeler gerçek mahiyeti ortaya koysa bile tasdik ettirilmemiş defterlere kayıtlı KDV indirimleri kabul edilmemektedir.

KDV Kanununun 29/1-a ve 34/1 inci maddelerine göre, verginin indirim konusu yapılabilmesi için, fatura ve benzeri belgelerde ayrıca gösterilmesi ve bu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekmektedir.

Tutulması zorunlu defterlerde;

             -Tasdik işleminin hiç yaptırılmamış olması,

            -Bir önceki takvim yılında veya hesap döneminde tasdik ettirilerek kullananlardan ara tasdike gidilmeksizin bir sonraki hesap döneminde de aynı defterlere kayıt yapılması,

Vergi Usul Kanununun 30/3 ncü maddesine göre re'sen tarhiyat nedeni olup, bu defterlere kaydı yapılan belgelerde yer alan KDV nin de indirimi Kanunun 29 ve 34 üncü maddeleri gereğince mümkün değildir.

Bunun bir istinası olarak, yapılacak vergi incelemesinde ya da dönem matrahının takdiri sırasında tasdik ettirilmemiş defterlere kaydedilen belgelerin gerçek olduklarına kanaat getirilmesi ve bu verginin satıcı tarafından beyan edildiğinin tespit edilmiş olması kaydıyla bu belgelerdeki KDV’nin  indirim konusu yapılması mümkün olacaktır.

Bu konuda Maliye Bakanlığı’nın uygulaması katı olduğundan ve tasdiksiz deftere yapılan kayıtlara isabet eden KDV’nin indirimi kabul edilmediğinden, mükellefler çoğu zaman vergi ziyaı cezalı tarhiyata maruz kalmakta ve Maliye Bakanlığı ile vergi yargısı arasında da bir uyum bulunmadığından yıllar süren bir süreç neticesinde mükellefler mağdur olmaktadır.

Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan özelgelerde; sadece defterlerin tasdik ettirilmemesinin KDV indirimin önüne geçemeyeceği ifade edilse de yapılan vergi incelemelerinde uygulama çoğu zaman aksi yönde olmaktadır. Bu nedenle fiziki olarak defter tutmaya devam eden mükelleflerin Vergi Usul Kanununda belirtilen defter tasdik dönemlerinde defterlerini noterlerde tasdik ettirmeyi unutmaması önem arz ediyor.

Ersin DEMİRCAN

ersinofis@gmail.com

YORUMLAR