TURİZMDE EĞİTİM KRİZİ: SEKTÖR GÖZ GÖRE GÖRE GELECEĞİNİ YOK EDİYOR.
GELECEĞİMİZİ YETİŞTİRECEK İNSANLARI KAYBEDİYORUZ
Turizm Eğitimi Alarm Veriyor: Bugün Sessiz Kalanlar Yarın Personel Bulamayacak
Alfa Dünya Turizmi Derneği Başkanı, Çiğdem Şener
Türkiye turizmi son yıllarda ziyaretçi sayıları ve gelir rekorları kırarken, sektörün geleceğini belirleyecek en önemli unsur olan turizm eğitimi ve nitelikli insan kaynağı konusunda ciddi bir tehlike ile karşı karşıyayız.
Turizm otelcilik liselerinde öğretmenlik, yükseköğretim kurumlarında yöneticilik yapmış bir eğitimci olarak yıllardır sektöre endişelerimi dile getirdim .
“Bugün eğitime yatırım yapmayanlar, yarın çalıştıracak personel bulamayacak.”
Ne yazık ki bugün yaşanan tablo bu öngörünün gerçekleştiğini göstermektedir.
Pandemi, ekonomik krizler, doğal afetler ve mevsimsel çalışma koşulları nedeniyle binlerce nitelikli turizm çalışanı sektörü terk etti. Gençler ve aileleri ise turizm sektörünü artık daha temkinli değerlendirmeye başladı.
Sonuç olarak turizm eğitimi veren lise ve üniversite programlarına olan ilgi azaldı.
Ancak bu düşüşün nedenlerini ortadan kaldırmak yerine, kontenjanların azaltılması ve bazı programların küçültülmesi tercih edildi.
YÖK KONTENJAN AZALTIMLARINA DEVAM EDECEĞİNİ AÇIKLADI
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar’ın 16 Şubat 2026 tarihinde yaptığı açıklamaya göre, yükseköğretimde 2023-2025 döneminde toplam kontenjan sayısı 1 milyon 90 bin 14’ten 843 bin 547’ye düşürüldü. Toplam 246 bin 467 kontenjan azaltıldı ve bu oran yaklaşık yüzde 23 olarak gerçekleşti. Ayrıca 2026 yılında da bazı programlarda kontenjan azaltımına devam edileceği açıklandı.
YÖK, bu uygulamanın gerekçesini eğitim kalitesini yükseltmek, mezun-istihdam dengesini sağlamak ve düşük talep gören programları yeniden yapılandırmak olarak açıklamaktadır.
Bu yaklaşımın eğitim kalitesini artırma hedefini anlayışla karşılamakla birlikte, turizm sektörü açısından ortaya çıkabilecek sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.
TURİZM BÜYÜRKEN TURİZM EĞİTİMİ KÜÇÜLÜYOR
Türkiye her yıl daha fazla turist ağırlamakta ve daha yüksek gelir hedefleri açıklamaktadır.
Buna karşın;
• Turizm İşletmeciliği programlarında kontenjanlar azaltılmaktadır.
• Turizm ve Otel İşletmeciliği programlarında daralmalar yaşanmaktadır.
• Turizm ve Seyahat Hizmetleri programlarında küçülme görülmektedir.
• Rekreasyon programlarında kontenjan düşüşleri devam etmektedir.
• Turist Rehberliği programları kontenjan düşerken yeniden yapılandırılmaktadır.
Bu durum önemli bir soruyu gündeme getirmektedir:
Turizm büyürken, turizmi yönetecek insan kaynağını yetiştiren eğitim sistemini neden küçültüyoruz?
SORUN KONTENJAN DEĞİL, İNSAN KAYNAĞI POLİTİKASIDIR
Turizm sektörünün temel sorunu kontenjan fazlalığı değildir.
Asıl sorunlar;
• Mevsimsel istihdam,
• Düşük ücret politikaları,
• Kariyer planlama eksikliği,
• Uygulamalı eğitim yetersizliği,
• Yabancı dil eksikliği,
• Eğitim-sektör iş birliğinin zayıflığı,
• Nitelikli çalışanların sektörde tutulamamasıdır.
Bugün birçok işletme “kalifiye personel bulamıyoruz” demektedir.
Ancak şu soruyu da sormamız gerekiyor:
Turizm liseleri küçülürken, üniversite programları daraltılırken 2. Öğrenimler kapatılırken ve gençlerin sektöre ilgisi azalırken geleceğin nitelikli çalışanlarını kim yetiştirecektir?
SEKTÖR DE SORUMLULUK ALMALIDIR
Yıllardır işletmelerden aynı cümleyi duyuyoruz:
“Personelimizi eğitiyoruz, sonra başka işletmeye gidiyorlar.”
Bu nedenle birçok işletme hizmet içi eğitim yatırımlarını azaltmaktadır.
Oysa tüm sektör aynı anda çalışanlarının eğitimine yatırım yapsa, hangi işletmede çalışırsa çalışsın daha eğitimli ve daha profesyonel bir insan kaynağı oluşacaktır.
Eğitim maliyet değil, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır.
KAÇAK VE NİTELİKSİZ İŞ GÜCÜ SORUNU
Turizm bölgelerinde zaman zaman mesleki yeterliliği bulunmayan, gerekli belgeleri olmayan ve kayıt dışı çalışan kişilerin tercih edildiği görülmektedir.
Kısa vadeli maliyet avantajı sağlayan bu yaklaşım, uzun vadede hem hizmet kalitesine hem de Türkiye’nin turizm markasına zarar vermektedir.
Bu konuda denetimlerin artırılması ve eğitimli personelin sektörde kalmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi gerekmektedir.
ÇÖZÜM İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI
Alfa Dünya Turizmi Derneği olarak;
* Turizm eğitiminin stratejik alan ilan edilmesini,
* Kontenjan azaltımlarının sektör temsilcileri, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınarak yeniden değerlendirilmesini,
* Turizm liseleri ve üniversite programlarının güçlendirilmesini,
* Sektör-okul iş birliklerinin kurumsal ve sürdürülebilir hale getirilmesini,
* Öğrencilere istihdam odaklı kariyer modelleri sunulmasını,
* Turizm çalışanlarının sosyal haklarının iyileştirilmesini,
* Yabancı dil ve uygulamalı eğitim olanaklarının artırılmasını,
* Uygulama otelleri ve turizm eğitim kurumlarına özel teşvikler verilmesini destekliyoruz.
TURİZMİN GELECEĞİ İNSAN KAYNAĞIDIR
Türkiye, dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biridir. 2025 ve 2026 yıllarında turizm gelirlerinde ve ziyaretçi sayılarında önemli artışlar yaşanırken, sektörün en büyük sorunlarından biri nitelikli insan kaynağı eksikliğidir. Bu nedenle turizm eğitimi alanındaki her kararın yalnızca mevcut istihdam verileriyle değil, ülkemizin uzun vadeli turizm hedefleri doğrultusunda değerlendirilmesi gerekmektedir
Türkiye’nin 100 milyar dolar ve üzeri turizm geliri hedeflerinden söz ettiği bir dönemde, turizm eğitimini küçültmek yerine güçlendirmesi gerekmektedir.
Turizm yalnızca otellerden, tesislerden ve yatırımlardan ibaret değildir.
Turizm; insanla başlar, insanla büyür ve insanla sürdürülebilir hale gelir.
Bugün alınan kararlar yalnızca birkaç bölümün kontenjanını değil, Türkiye turizminin önümüzdeki 10-20 yılını etkileyecektir.
Çünkü unutulmamalıdır ki;
Turizm eğitimi kaybedilirse, sektör geleceğini kaybeder.
Türkiye kaybeder.
Çiğdem Şener
Alfa Dünya Turizmi Derneği Başkanı
Eğitimci ve Marka Stratejisti






















