Haber Sitesi
HV
10 ŞUBAT Salı 04:51

Gastro Travel Maçka, Bölge Turizmine Yeni Bir Soluk

Ali Yıldız
Ali Yıldız
Giriş Tarihi : 31-01-2026 07:53

Kışın henüz başında, 23–25 Ocak tarihleri arasında yolum yeniden Karadeniz’e düştü. Uzun bir aradan sonra Trabzon’a gelmek, hele ki bu yolculuk Maçka’ya uzanıyorsa, insanın iç dünyasında heyecana yol açıyor. Denizden başlayıp Zigana’nın doruklarına uzanan bu karlı coğrafyada, doğa kadar hüzün ve sofra kültürü de yol arkadaşınız oluyor.

Bu yolculuğun bahanesi, Maçka’da düzenlenen “Gastro Travel Maçka” etkinliğiydi. Sektörde “çok gezen gurme” lakabıyla bilinen; turizmci, gastronomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Akif Budak ve ekibinin önce Artvin’den başlayan lezzet yolculuğu, bu kez Trabzon’un Maçka ilçesinde anlamlı bir karşılık buldu. Şef Önder Yılmaz’ın katkılarıyla şekillenen bu buluşmada; kamu temsilcilerinden akademisyenlere, şeflerden gazetecilere kadar pek çok isim aynı sofrada bir araya geldi.

Üç gün boyunca Hamsiköy’de bizleri ağırlayan ve etkinliğin ana sponsorluğunu üstlenen Konakoğlu 1924 Oteli’nde, ev konforunu aratmayan bir misafirperverlik hâkimdi. Program, derenin çağlayan sesi eşliğinde Maçuka Restoran’daki kahvaltıyla başladı ve kısa sürede Karadeniz’in duygusal hafızasına doğru bir yolculuğa dönüştü. Bu yolculuğun en sessiz ama en ağır duraklarından biri, zamansız kaybıyla herkesi derin bir hüzne boğan Volkan Konak’ın mezarıydı. Sessizliğe bürünmüş kalabalığın, ziyaret esnasında yağmaya hazır bir gözyaşı bulutu içinde olması dikkatimden kaçmadı. Karanfiller bırakıldı, dualar edildi.

Zigana Geçidi’ne doğru ilerlerken hava bir anda sertleşti. Torul Tüneli’ni geçtikten sonra bastıran tipi, Karadeniz coğrafyasının ne kadar sürprizli olduğunu bir kez daha hatırlattı. Güzergâh boyunca yoğun kar yağışı nedeniyle yolların kapalı olma ihtimalini dikkate alan bazı araçların geri dönmek zorunda kaldığına tanık olduk. Sis içinde horona duran insanları izlerken, bölge insanının doğayla kurduğu uyumlu ilişkinin canlı bir örneğiyle karşılaştım.

Etkinlik sırasında tanıştığım Hamsiköy Derneği Başkanı Hasan Bey’in anlattıkları, bölgenin bilinen hikâyelerinin ötesine geçiyordu. Hamsiköy adının balıktan değil, Arapça “hamse”, yani “beş” kelimesinden geldiğini öğrenmek; beş köyden oluşan bu yerleşimin tarihine kısa bir yolculuk gibiydi. Meşhur Hamsiköy sütlacının yaz aylarında yerli ve yabancı turistleri buraya çekmesi ise gastronominin turizmdeki etkisini açıkça gösteriyor.

Etkinlik boyunca yapılan panellerde, gastronominin yalnızca bir lezzet meselesi olmadığı; doğru planlandığında bir bölgenin turizmine uzun vadeli katkı sunabileceği vurgulandı. Trabzon’a ait 14 coğrafi işaretli ürünün tescillenmiş olması (1), bu mutfak zenginliğinin resmî olarak da kayıt altına alındığını gösteriyor. Ayrıca 8 ürünün tescil ve başvuru aşamasında olduğu belirtildi. Başta Hamsiköy Sütlacı olmak üzere Akçaabat Köftesi, Vakfıkebir Ekmeği ve Tonya Tereyağı gibi ürünler, Maçka’yı gastronomi meraklıları için başlı başına bir ziyaret noktası hâline getiriyor.

Son gün, güneşli bir sabaha uyandık. Sümela Manastırı’nı ziyaret etmek için yola çıktık. Sürmene yolunda melodili yoldan geçerken, derede akan suların sesi, Volkan Konak şarkıları ve yolculuk boyunca kurulan sohbetler; bu tür organizasyonların insanları nasıl birbirine yaklaştırdığını bir kez daha gösterdi.

Programın sonunda yapılan değerlendirmelerde, organizasyonun öncüsü Akif Budak, etkinliğe gösterilen ilginin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Gastro Travel Maçka, yerel mutfak üzerinden kurulan bu birlikteliğin bölge turizmine nasıl katkı sunabileceğini gösteren kalıcı bir buluşma olarak geride kaldı.

Kaynak:

  1. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) açıklamaları, erişim tarihi: Ocak 2026.

 

YORUMLAR