Yazar: Devrim Küfteoğlu
Kırtasiye sektörü, sadece kalem ve kâğıttan ibaret olmadığını, küresel ticaretin ve kültürel mirasın nasıl harmanlanabileceğini bu yıl bir kez daha kanıtladı. Tüm Kırtasiyeciler Derneği’nin (TÜKİD) öncülüğünde, 24 Saat Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen 32. İstanbul Kırtasiye Fuarı, 10 yıllık bir aradan sonra yeniden İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) kapılarını açarak stratejik bir geri dönüşe imza attı,,.
Bir sektör profesyoneli gözüyle fuarın ortaya koyduğu tabloyu ve gelecek projeksiyonunu mercek altına almak gerekiyor.
Fuarın 20 bin metrekarelik bir alanda 100’ün üzerinde firma ve 500’den fazla markayı bir araya getirmesi, Türkiye’nin üretim gücünün tek bir çatı altında toplanması açısından kritik öneme sahip,. Toplam 7 bin 528 sektör profesyonelinin katılım sağladığı fuarda, özellikle yerli ziyaretçilerin 75 farklı ilden, yabancı ziyaretçilerin ise 49 ülkeden gelmiş olması, organizasyonun kapsayıcılığını gösterdi.
Ancak burada asıl dikkat çeken nokta, fuarın Avrasya’nın en büyüğü, dünyanın ise üçüncü büyük fuarı konumuna yerleşmiş olmasıdır. Bu başarı, Türkiye’nin kırtasiye alanındaki küresel rekabet gücünün tescili niteliğinde,
Bu yılki organizasyonu "klasik bir sergi alanı" olmaktan çıkaran iki önemli unsur vardı: Dijitalleşme ve Kültürel Derinlik.
İKF TV: Fuarın yenilikçi yüzü olarak öne çıkan bu platform, canlı yayınlar ve anlık içerik üretimiyle etkinliği fiziksel sınırların dışına taşıdı. Dijital dünyadaki yüksek etkileşim oranları, fuarın uluslararası görünürlüğünü pekiştiren bir kaldıraç görevi gördü.
"Bir Kalem, Bir Hikâye" Sergisi: Prof. Dr. Muhittin Şimşek’in koleksiyonundan hazırlanan bu sergi, fuara entelektüel bir boyut kattı. Ticaretin göbeğinde kalemlerin hikâyesine yolculuk yapmak, sektörün sadece ekonomik değil, kültürel bir taşıyıcı olduğunu da hatırlattı.
TÜKİD Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci’nin de vurguladığı gibi, fuar süresince kurulan iş birlikleri ve hız kazanan sipariş süreçleri, ülkemizin ihracat potansiyelini doğrudan somut ticarete dönüştürdü. Uluslararası alım heyetlerinin katkısıyla, fuar artık sadece ürünlerin sergilendiği bir yer değil, ticaretin yönünün belirlendiği aktif bir merkez haline gelmiş durumda,
Eleştirel bir perspektifle bakıldığında; 322 yabancı ziyaretçi sayısı, fuarın küresel ölçeği göz önüne alındığında geliştirilmeye açık bir alan olarak görülebilir. Ancak 2027 yılı için planlanan 5., 6. ve 7. salonları kapsayan büyüme hedefi, bu potansiyelin farkında olunduğunu gösteriyor.
İstanbul Kırtasiye Fuarı, TÜKİD’in "Ticaret Ahlakı" ve "Geleceği Planlama" vizyonuyla birleşerek sektörün çıtasını yukarı taşımıştır. 24–27 Mart 2027 tarihlerinde daha büyük bir ölçekle buluşmak üzere atılan bu dev adım, Türkiye’nin kırtasiye dünyasındaki oyun kurucu rolünü perçinledi. Bize de bu başarıyı tebrik etmek kalıyor.




















