5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında sürdürülebilirlik yaklaşımını bir kez daha vurgulayan İsviçreli sıhhi tesisat devi Geberit, çevresel etkileri azaltan ürün ve operasyonlarıyla sektöründe öncü rol üstlenmeye devam ediyor. Su kaynaklarının korunması, enerji verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması ve döngüsel ekonomi odaklı yaklaşımıyla hareket eden marka; geliştirdiği çözümler sayesinde yaşam alanlarının geleceğe daha sürdürülebilir şekilde hazırlanmasına katkı sunuyor.
Sürdürülebilirliği yalnızca ürün geliştirme süreçlerinde değil, üretimden lojistiğe kadar tüm operasyonel yapısında benimseyen Geberit, uzun ömürlü ürünleri ve çevre dostu teknolojileriyle kaynak kullanımını optimize ediyor. Marka, Birleşmiş Milletler’in 2030 Gündemi kapsamındaki Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda; güvenli suya erişim, sürdürülebilir şehirler ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi alanlarda önemli çalışmalar yürütüyor.
Geberit’in sürdürülebilirlik yaklaşımının merkezinde Eco-design yer alıyor
2007 yılından bu yana tüm ürün geliştirme süreçlerinde Eco-design prensibine bağlı hareket eden Geberit, her yeni ürününü bir öncekine göre daha çevreci hale getirmeyi hedefliyor. Ham madde kullanımından üretime, kullanım ömründen geri dönüşüme kadar ürün yaşam döngüsünün tamamını değerlendiren marka; kalite, dayanıklılık ve işlevsellikten ödün vermeden çevresel etkiyi azaltıyor.
Yüksek kaliteli malzemeler ve sıkı kalite standartları sayesinde onlarca yıl kullanım ömrü sunan Geberit ürünleri, bakım ihtiyacını azaltırken kaynak tüketiminin de önüne geçiyor. Marka ayrıca gömme rezervuar ve kumanda kapaklarının değiştirilebilir mekanik parçaları için 50 yıla kadar yedek parça erişimi sağlayarak ürün ömrünü destekliyor.
Su tasarrufunda yıllara yayılan dönüşüm
Geberit’in sürdürülebilirlik stratejisinin önemli başlıklarından biri olan su verimliliği, geliştirdiği yıkama sistemleriyle dikkat çekiyor. Marka, 1952 yılından bu yana kişi başına günlük su tüketimini 70 litreden 14 litreye düşürecek şekilde yaklaşık yüzde 80 oranında tasarruf sağlanmasına katkıda bulundu. Çift kademeli rezervuar iç sistemleri ve optimize edilmiş yıkama teknolojileri sayesinde milyonlarca metreküp suyun korunmasına destek olan Geberit, binalardaki su tüketimini sistematik olarak azaltmaya devam ediyor.
Üretim süreçlerinde de suyun dikkatli kullanımını benimseyen marka; laboratuvarlarda ve üretim tesislerinde suyun yeniden kullanımına yönelik uygulamalarıyla çevresel etkisini azaltıyor. Enerji verimliliği alanında da çalışmalarını sürdüren Geberit, kullandığı elektriğin önemli bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ederek karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik hedeflerini kararlılıkla sürdürüyor.
Geleceğin yeşil binalarına katkı sağlıyor
İnşaat sektörünün çevresel etkilerinin azaltılmasında önemli bir rol oynayan Geberit, sürdürülebilir bina projelerine katkı sağlayan çözümleriyle öne çıkıyor. Çevresel Ürün Beyanları (EPD) ile ürünlerinin çevresel etkilerini şeffaf şekilde ortaya koyan marka, LEED ve BREEAM gibi yeşil bina sertifikasyon süreçlerine destek veriyor.
Karbon ayak izini azaltan ürün teknolojileri, kaynak verimliliğini artıran sistemleri ve uzun ömürlü kullanım yaklaşımıyla Geberit, sürdürülebilir şehirlerin inşasına katkıda bulunmayı sürdürüyor. Dünya Çevre Günü’nde doğaya karşı sorumluluğunu bir kez daha vurgulayan marka, gelecek nesiller için daha yaşanabilir bir dünya hedefiyle çalışmalarına devam ediyor.
Admin

















