Haber Sitesi
HV
13 NİSAN Pazartesi 07:37

TÜRİB’den 2026 Hedefi: 12 Milyon Ton İşlem Hacmi

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), tarım piyasalarındaki etkinliğini artırarak 2026 yılı sonunda 12 milyon tonluk işlem hacmine ulaşmayı hedefliyor. 2025 yılını 9,9 milyon tonla kapatan borsa, 2026 yılının ilk 3 ayında şimdiden 2,2 milyon tonluk seviyeyi yakaladı.

EKONOMİ
Giriş Tarihi : 31-03-2026 10:53   Güncelleme : 31-03-2026 11:33
TÜRİB’den 2026 Hedefi: 12 Milyon Ton İşlem Hacmi

Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) tarafından düzenlenen toplantıda konuşan TÜRİB Genel Müdürü Ali Kırali, lisanslı depoculuk sisteminin çiftçiye sağladığı kritik avantajlara dikkat çekti. Sistemin temel amacı; çiftçinin hasat döneminde oluşan borç baskısıyla ürününü düşük fiyattan elden çıkarmasını engellemek ve ürünün değerlendiği zamanda satış yaparak kar etmesini sağlamaktır.

Çiftçiye Fiyat Avantajı ve Finansman Kolaylığı

TÜRİB sistemi, çiftçilerin ürünlerini güvenli ve sigortalı lisanslı depolarda muhafaza etmesine olanak tanıyor. Bu sistem sayesinde üreticiler:

Hasat zamanı acil nakit ihtiyacı için ürününü ucuza satmak zorunda kalmıyor.

Ürününü depoya teslim ederek karşılığında aldığı Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) ile uygun şartlarda finansmana erişebiliyor.

Piyasadaki fiyat artışlarını takip ederek, ürününü en yüksek değerden satma fırsatı yakalıyor.

Rakamlarla TÜRİB ve Lisanslı Depoculuk

Kırali’nin paylaştığı verilere göre, sistemin büyüme ivmesi şu şekildedir:

Depolama Kapasitesi: 2019 yılında 4 milyon ton olan kapasite, bugün 14,2 milyon tona yükseldi. Orta vadeli hedef ise 18 milyon ton.

İşlem Hacmi: Son 7 yılda toplam 402 milyar liralık işlem gerçekleştirildi.

Yatırımcı Sayısı: Aracı kurumlarla birlikte sistemde 270 bin yatırımcı bulunuyor.

Ürün Dağılımı: İşlemlerin %55'ini buğday, %34'ünü mısır ve %7'sini arpa oluşturuyor.

Yeni Projeler Yolda

TÜRİB, yılın ikinci yarısında "Vadeli İşlem Piyasası Projesi"ni devreye almayı planlıyor. Ayrıca, katılım bankalarının bankalar arası fonlama yapabilmesine imkân sağlayacak "Teverruk Piyasası Projesi" üzerindeki çalışmalar da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile koordineli olarak sürdürülüyor.

Toplantıda paylaşılan verilerde, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin (Hürmüz Boğazı vb.) gübre ve mazot maliyetleri üzerinden fiyatları yukarı itme riski bulunduğu, ancak mevcut yağışların etkisiyle Türkiye'de bereketli bir sezon beklendiği vurgulandı.

Reklam Gurusu Dergisi ve Yeni Esnaf Gazetesi adına bizde merak edebileceğiniz soruları Ali Kırali beyefendiye yönelttik.

Emre Baktıroğlu. Katılım finans prensiplerine uygun bir teverruk piyasasını da 2026 yılı içerisinde devreye almayı planlıyorsunuz. Bu adım, özellikle faize hassasiyet gösteren çiftçilerin ve yatırımcıların finansmana erişiminde nasıl bir kolaylık sağlayacak? Bu piyasanın işleyişine ilişkin mevzuat çalışmaları tamamlandı mı?

ALİ KIRALİ

“Aslında bu sistem yeni bir icat değil; halihazırda yürürlükte olan bir mevzuatı var. Ancak mevcut mevzuata göre Katılım Bankaları Birliği Danışma Kurulu, teverruk (fonlama) modeline yalnızca iki özel durumda izin veriyor ve bu sistemin uygunluğu konusunda ikna edilmeleri gerekiyor:

Danışma Kurulu, bu iki durum haricindeki teverruk işlemlerini caiz görmediği için genel bir kullanım izni vermiyordu. Mevzuat bulunmasına rağmen temel bir sorunumuz vardı: İki Türk katılım bankası birbirine fon aktaracağı zaman, Türkiye'de uygun bir piyasa olmadığı için bu işlemi yurt dışı piyasalar üzerinden gerçekleştirmek zorunda kalıyordu.

Bizim bankalarımız bu işlemleri yurt dışında yapıyordu. Yani şu yüzden yurt dışında değil. Yani borcu yurt dışındaki bir İslami bankaya verdiğinden veya ondan aldığından değil.

İki tane Türk katılım bankası birbirine para alışverişi yapıyorken bile bu teverruk Olayı burada gerçekleşemediği için yurt dışında yapmak zorunda kalıyorlar. Hâlâ da böyle. Farkı şöyle yaratacağız. İçeride buna uygun bir piyasa yaratıyoruz. Yani o şartları sağlayan, o kurulumun şartlarını sağlayan ilk piyasayı TÜRİB'le yapabileceğiz.

Bizim getirdiğimiz fark, bu işlemin içeride, yerli bir piyasada yapılmasını sağlamaktır. Danışma Kurulu'nun en hassas olduğu nokta, "Ortada gerçekten fiziksel bir ürün var mı, yoksa işlem sadece kâğıt üzerinde, göstermelik mi yapılıyor?" sorusudur.

Lisanslı depolar sayesinde ürünün varlığı kesin ve sabittir. Borsa olarak biz, o ürünün orada olduğunu garanti ediyoruz. Hayali ürünlerin yerine gerçek, stoktaki ürünler geçtiği için Türkiye'deki varlıklar üzerinden bu sistemi yasal ve dini esaslara uygun şekilde işletmek mümkün hale geliyor. Bu sistemin altyapısını ve mevzuatını hazırladık, artık uygulanmaya hazır durumdadır.”

Emre Baktıroğlu. TMO, 17 Şubat 2026 itibarıyla TÜRİB üzerinden buğdayda sürekli satış modeline geçti. Bu yeni model, TÜRİB’in işlem derinliğine ve likiditesine nasıl bir katkı sağladı? TMO’nun piyasadaki bu yeni rolünü ve alıcıların bu sisteme uyum sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

ALİ KIRALİ

En iyi şubat, martımızı yaşadık bu sayede işlem hacmi anlamında. Dediğim gibi daha çok yatırımcının gelip borsada işlem yapması anlamında da çok önemli. Çünkü artık tahsisli olarak dışarıda satıp buradan geçirme şeklinde değil. Tahtaya ürünü koyuyor istediği fiyattan TMO ve almak isteyen borsaya gelip o tahtalara tek tek bakıp İstediği fiyattan yani istediği fiyattan alımı yapıyor. Bu anlamda çok önemli bir adımdı ve işlem hacimlerimize çok ciddi pozitif katkısı oldu. Teşekkür ederim. Sağ olun.

 

AdminAdmin

YORUMLAR