Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanarak TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu gündemine getirilen “Yabancı Dijital Konaklama Platformları Kanunu Teklifi”, kamuoyuna “kayıt dışılığı önleme, şeffaflık ve dijitalleşme” süslemeleriyle sunulmaktadır.
Mevzuat tekniğine ve sahanın gerçeklerine hâkim olmayanların ilk bakışta masum ve faydalı zannedebileceği bu metin, gerçekte Türk turizminin bağımsızlığına ve geleceğine kurulmuş açık bir tuzaktır. Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD) olarak, sahadan gelen uzmanlığımızla açıkça haykırıyoruz:
Bu yasa teklifi; Türkiye’de şirket dahi kurmadan faaliyet göstermek isteyen yabancı platformlara tanınan çağdaş bir kapitülasyondur! Bu teklif, 17 bin seyahat acentasının tabutuna son çiviyi çakma, 85 milyon vatandaşımızın tüketici haklarını ise yabancı tekellerin insafına terk etme girişimidir!
1. BAKANLIĞA VE KOMİSYONA SORUYORUZ: KORSAN TRANSFERİ ENGELLEYEMEYEN İRADE, KÜRESEL DEVLERİ NASIL DENETLEYECEK?
Yıllardır gözlerimizin önünde süren acı bir tablo vardır: Yabancı menşeili dijital platformlar ve mobil uygulamalar, Türkiye’de ne bir vergi dairesine kayıtlı olmadan ne de Karayolu Taşıma Kanunu ve 1618 Sayılı Kanun kurallarına uymadan, pervasızca korsan transfer ve yolcu taşımacılığı yaptırmaktadır. Ülkenin turizm dövizi vergisizce bu yazılımlar üzerinden yurt dışına kaçırılırken Kültür ve Turizm Bakanlığı neredeydi?
Burnunun dibindeki korsan taşımacılığı dahi denetleyemeyen, sahada yasal taşımacısını ve seyahat acentasını korumaktan aciz bir idari anlayış; şimdi kalkmış bu kanun teklifiyle küresel platformları denetleyeceğini iddia etmektedir!
Yıllardır süren bu korsanlığa dur diyemeyenler;
Türkiye’nin en stratejik milli varlığı olan turizm verisini (datasını),
Ülkemizin milyarlarca dolarlık turizm gelirini,
Ve yüz binlerce sektör emekçisinin istihdam güvencesini nasıl koruyacaktır?
Cevap çok nettir: Denetleyemeyecektir! Amaç denetlemek değil; denetlenemeyen devasa bir pazarı, birkaç maddelik kılıfla yabancı şirketlerin kontrolüne terk etmektir.
2. ŞİRKET KURMA ZORUNLULUĞU BİLE YOK: 5 MİLYON TL HARÇ İLE ÜLKE PAZARI REHİN VERİLİYOR!
Kanun teklifinin 3. maddesi uyarınca, yabancı platformların Türkiye’de bir sermaye şirketi kurma zorunluluğu dahi aranmamakta; yalnızca göstermelik bir irtibat kişisi/adresi ve 2 yıl için komik bir rakam olan 5 milyon TL belge ücreti karşılığında sınırsız faaliyet izni verilmektedir.
Türkiye pazarından yüz milyonlarca dolar komisyon geliri elde eden uluslararası şirketler için 5 milyon TL bir çerez parası bile değildir! Türkiye Cumhuriyeti'nde dükkân açıp tabela asan, istihdam yaratan, vergisini ve SGK primini kuruşu kuruşuna ödeyen, her adımda denetim ve ceza tehdidiyle boğuşan yerli acentamız ezilirken; yabancı şirketlere sağlanan bu muafiyet haksız rekabetin ve adaletsizliğin ta kendisidir.
3. 17 BİN SEYAHAT ACENTASININ HAKKI GASP EDİLİYOR!
1618 Sayılı Kanun gereğince A Grubu Seyahat Acentalarına münhasır olan konaklama işletmeleri satışı ve uçak bileti operasyonları; teklifin 3. ve 4. maddeleriyle delinmektedir. Yabancı platformlara “başkaca hiçbir işletme belgesi aranmaksızın” doğrudan otel ve uçak bileti satma yetkisi verilmektedir. Bu düzenleme, 17 bin yerli ve milli seyahat acentasının fiilen iflasa sürüklenmesi, sektörün küresel şirketlerin ucuz taşeronu haline getirilmesi demektir.
4. HUKUKİ SKANDAL: TÜKETİCİ HAKLARI VE PAKET TUR GÜVENCESİ YOK EDİLİYOR! (Madde 4/3)
Teklifin 4. maddesinin 3. fıkrasında yer alan şu hüküm, bir hukuk faciasıdır:
“Yabancı dijital konaklama platformları tarafından ulaştırma, konaklama ve bunlara bağlı olmayan hizmetlerden en az ikisinin birlikte yapıldığı satışlar paket tur kapsamında değerlendirilmez.”
Bu maddeyle 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Paket Tur Yönetmeliği fiilen lağvedilmektedir:
Bir tüketici aynı platformdan uçak bileti ve otel aldığında, bu tüm dünyada "Paket Tur"dur. Paket Tur tüketici için; zorunlu seyahat sigortası, ayıplı hizmette tazminat, sözleşmeyi fesih hakkı ve yasal muhatap demektir.
Yabancı tekellere tanınan bu muafiyetle, tüketicinin tüm yasal hakları elinden alınmakta; vatandaş otel kapısında kaldığında veya uçuşu aksadığında yabancı bir mobil uygulamanın algoritmasına terk edilmektedir!
Üstelik aynı teklifin 4/6 maddesiyle bu platformlar, yerli pazar yerlerimizin tabi olduğu 6563 Sayılı Elektronik Ticaret Kanunu’ndan dahi kaçırılmaktadır!
TBMM BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM KOMİSYONU’NA AÇIK ÇAĞRIMIZDIR:
Başta Komisyon Başkanımız ve değerli Komisyon Üyesi Milletvekillerimiz olmak üzere Gazi Meclisimize sesleniyoruz:
Mevzuat hazırlamak yabancı tekellerin pazar payını yasal güvenceye almak değildir. Bugüne kadar korsan taşımacılığı durduramayan anlayışın, şimdi tüm Türk turizmini ve milli verimizi bu platformlara peşkeş çekmesine izin vermeyin!
Yerli ve milli seyahat acentalarımızı yok edecek, tüketici haklarını ortadan kaldıracak ve Türk turizmini dijital sömürgeye dönüştürecek bu kanun teklifini derhal komisyonda reddedin ve geri çekin! Türk turizminin 40 yıllık emeği, yabancı sermayenin kâr hırsına feda edilemez.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet GEM
Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği (SAYD)
Yönetim Kurulu Başkanı
Admin

















