Haber Sitesi
HV
28 OCAK Cumartesi 20:12

“Az zamanlara çok ve daha büyük işleri sığdırmak zorundayız”

Türk iş dünyasının motivasyonu için çok önemli ve hepimiz için büyük anlamı olan yeni bir yıla giriyoruz. 2023’te bizim için demokrasi, özgürlük ve güven içinde bir vatan anlamına gelen Cumhuriyet’in 100. yılını kutlayacağız

EKONOMİ
“Az zamanlara çok ve daha büyük işleri sığdırmak zorundayız”

Türk iş dünyasının motivasyonu için çok önemli ve hepimiz için büyük anlamı olan yeni bir yıla giriyoruz. 2023’te bizim için demokrasi, özgürlük ve güven içinde bir vatan anlamına gelen Cumhuriyet’in 100. yılını kutlayacağız. Hiç kuşku yok ki, sadece ekonomik açıdan baktığımızda bile Cumhuriyetin 100’üncü yılında ulaştığımız büyüklük, azımsanacak bir büyüklük değildir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında 13 milyonluk bir Türkiye idik, şimdi 85 milyonuz. Kişi başına düşen milli gelirimiz 1923’te 45 dolardı, bugün 10 bin dolar civarında. 1923’te 50 milyon dolar ihracat yapıyorduk, 2022’de 255 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz. 19 milyar liralık GSYH’mız da 2 trilyon liraya ulaştı. Bunlar büyük rakamlardır. Bu rakamlara Türk özel sektörünün gayretleriyle ulaştık.

- Bizden sonrakilere miras bırakacağımız hedefler

Bu rakamlar önemlidir ama bizim için yeterli değildir. Bizim için, bu nesle ve bizden sonrakilere miras bırakacağımız hedefler önemlidir. Bizim için Cumhuriyet’in İkinci Yüzyılına nasıl başlayacağımız ve bu yeni yüzyılın ilk yıllarında nasıl bir temel atacağımız çok stratejik bir anlama sahiptir.

Biz Atatürk’ün Cumhuriyet’in 10. yılında söylediği “Az zamanda çok ve büyük işler yaptık” sözünden ilhamla, asıl bundan sonraki yıllarda az zamanlara çok ve daha büyük işleri sığdırmak zorundayız. Zira dünya, birinci sanayi devriminden bu yana belki de tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümünün arifesinde bulunuyor. Dijital çağ, çok daha hızlı, çok daha üretken ve çok daha rekabetçi dinamikler üzerinde yükseliyor. Hepiniz yakından izliyorsunuz: Yapay zeka, blockchain, nesnelerin interneti ve metaverse gibi güçlü yeni teknolojiler, geleneksel sistemleri, kurumları ve yaşam biçimlerini sarsmakla kalmadı, dönüştürmeye de başladı. Dünyanın dört bir yanındaki şirketler, büyük bir süratle dijital ekonominin temel yapı taşlarını döşüyor.

- Yeni gelişen teknolojilerin sunduğu fırsatları değerlendirelim

Hiç şüphe yok ki, bu yarışta geç kalanlar, büyük bir hızla derinleşen fay hatlarını geçmekte zorlanacak ve kısa süre içinde küresel maratondan kopmak zorunda kalacaklar. Bu küresel yarışta yer alan yükselen ve gelişen bir ekonomi olarak bizim bir şansımız var: Yeni gelişen teknolojilerin sunduğu fırsatları değerlendirebiliriz. Bu sağlayacak hem teknoparklar, startup merkezleri gibi önemli bir altyapımız var, hem de güçlü ve yetenekli bir gençlik kaynağımız bulunuyor.

Görünen o ki, yarışa üç adım geriden başlayanların yarışın içinde kalabilmeleri için dikey değil yatay sıçrama yapmaları elzem. Bunun için gerekli zeminleri oluşturmaları şart… Biz bunu yapacak ve başaracak güçteyiz. Türk iş dünyası olarak buna inanıyoruz. Türk iş dünyası olarak kendi gücümüze, girişimcilerimizin gücüne, Milletimizin gücüne inanıyoruz.

- Şimdi önümüzde bir şans duruyor

Biliyoruz ki, 2022’de artan küresel risklere ve baskılanan ekonomik aktiviteye rağmen, Türkiye ekonomisi birçok ülkeye göre daha yüksek bir büyüme gösterdi. Şimdi önümüzde bir şans duruyor: Uzmanların başta Avrupa Birliği ve ABD ekonomisi olmak üzere küresel ekonomiye ilişkin son tahminleri, daralmanın yakın dönemde tahmin edilenden daha sınırlı kalacağı yönünde. Bu şu demek: AB ülkeleri başta olmak üzere genel olarak ihracatımız, 2023’ün ilk yarısından itibaren yeniden bir ivme trendine girecek. Bu ise büyüme rakamlarına çok daha güçlü bir katkı verecek. Beklentilerimiz ve tahminlerimiz bu yönde…

- İTO’nun 141’inci yılı

2023 yılında İstanbul Ticaret Odası’nın da 141’inci yılı. İTO’nun 21’inci Çalışma döneminde iş dünyamız ile birlikte sektörlerimiz için, İstanbul ve ülke ekonomimiz için önemli ve büyük başarılara imza atacağız.

İTO olarak en büyük gücümüz; “kesrette vahdeti”, “çoklukta birliği”, “farklılıkta zenginliği” yakalamamız olacaktır. İTO Ailesi ve İstanbul iş dünyası olarak; buradan elde ettiğimiz güçle, büyük hedeflerimizi; ekonomide ve ticarette en verimli şekilde hayata geçireceğiz.

Asla taviz vermeyeceğimiz biricik amacımız; Türkiye ve İstanbul ekonomisini büyütmektir, küresel platformda birinci lige yükseltmektir.

Aynı şekilde, üyelerimizi ve Türk özel sektörünü küresel rekabette kalıcı kılacak üstünlüklerle, değerlerle ve niteliklerle donatmaktır. Bu yüzden İstanbul Ticaret Odası yönetimi olarak, 140 yıllık coşkuyla, geçen dönem olduğu gibi, gelecek 4 sene boyunca da, yorulmak bilmeyen bir “saka” gibi Türk ekonomisine su taşımaya devam edeceğiz.

- Yerli ve milli üretimde öncü Türkiye’yi inşa edeceğiz

Büyük bir inançla Cumhuriyet’in “İkinci Yüzyılını”, tüm dünyada “Türkiye Yüzyılı” yapabilecek potansiyelimizi harekete geçireceğimize inanıyoruz. “Ülkemizin bizim için yaptıklarına bakmayı bir kenara koyarak, ülkemiz için bizim bir şeyler yapma zamanımızın artık geldiği” bilinciyle; yeni bir geleceği, büyük ve müreffeh Türkiye’yi, ekonomide ve ticarette lider Türkiye’yi, yerli ve milli üretimde öncü Türkiye’yi inşa edeceğimize yürekten inanıyorum.

700 bin işletmenin üye olduğu İstanbul Ticaret Odası Başkanı olarak benim bundan zerre kadar şüphem yok.

AdminAdmin

YORUMLAR