İş dünyasında dijital dönüşümün hız kazanmasıyla birlikte şirketlerin rekabet gücünü belirleyen en önemli unsurlardan biri, çalışanların değişen ihtiyaçlara uyum sağlayabilecek yetkinliklerle donatılması haline geldi. Bu dönüşüm doğrultusunda 2020 yılında Mplus Academy’yi hayata geçiren Mplus Türkiye, çalışanlarının mesleki ve kişisel gelişimini destekleyen kapsamlı bir öğrenme modeli yürütüyor. Mplus Academy, çalışanların yeni yetkinlikler kazanmasını sağlayan (reskilling) ve mevcut becerilerini geliştirmeye odaklanan (upskilling) programlarıyla dikkat çekiyor. Academy, liderlik gelişiminden yapay zekâ farkındalığına, müşteri deneyiminden stratejiye, ekip yönetiminden duygusal zekâya kadar farklı alanlarda hazırlanan eğitim içerikleriyle hem mevcut çalışanların gelişimini destekliyor hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlıyor.
Eğitimden kariyer yolculuğuna uzanan gelişim modeli
Mplus Academy bünyesinde sunulan yöneticilik ve liderlik, uzman ve eğitmen gelişim programlarının gerçek iş hayatı senaryoları, oyunlaştırılmış öğrenme yöntemleri ve ölçümlenebilir gelişim modeliyle tasarlandığını belirten Mplus Türkiye CHRO’su Barış Şanlıoğlu, tüm eğitim ve gelişim programlarının çalışanların değişen iş dünyasının ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri kazanmalarını desteklediğini söyledi. Şanlıoğlu, “Çalışanlarımızın potansiyellerini ortaya çıkaracak, mesleki ve liderlik yetkinliklerini geliştirecek kapsamlı gelişim programları sunuyoruz. Mplus Academy’nin yaklaşımı eğitim süreciyle sınırlı kalmıyor. Programları başarıyla tamamlayan çalışanlarımızı yönetim pozisyonlarına hazırlıyor, şirket içinde dikey ve yatay kariyer fırsatlarını değerlendirmelerine olanak sağlıyoruz. Böylece içeriden yükselme kültürünü destekleyen sürdürülebilir bir kariyer modeli oluşturuyoruz” dedi.
Üniversitelerle kurulan iş birlikleri genç yeteneklere kapı açıyor
Mplus Academy’de çalışan gelişiminin yanı sıra genç yeteneklerin iş dünyasına hazırlanmasına yönelik çalışmalar da yürütüldüğünü ifade eden Şanlıoğlu, üniversitelerle kurulan iş birliklerinin bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu belirtti. Koç ve Sabancı üniversiteleriyle gerçekleştirilen gelişim programlarının yanı sıra farklı üniversitelerle hayata geçirilen “Temsilci Yetiştirme Sertifika Programları” ile üniversite öğrencilerine mesleki yetkinliklerini geliştirme ve iş hayatını yakından tanıma fırsatı sunduklarını söyleyen Şanlıoğlu, “Genç yeteneklerle üniversite döneminde buluşmayı ve onları sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinliklerle tanıştırmayı önemsiyoruz. Temsilci Yetiştirme Sertifika Programları kapsamında öğrencilerin mesleki gelişimlerini desteklerken, programı başarıyla tamamlayan katılımcılar için Mplus bünyesinde istihdam fırsatları da oluşturuyoruz. Böylece eğitim ile istihdam arasındaki bağı güçlendirerek genç yeteneklerin kariyer yolculuklarına daha erken bir aşamada eşlik ediyoruz” diye konuştu.
Yapay zekâ çağında yatırımın odağında insan var
Yapay zekâ çağında şirketlerin en büyük yatırım alanının insan olmaya devam ettiğinin altını çizen Mplus Türkiye CHRO’su Barış Şanlıoğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zekâ, iş yapış biçimlerini dönüştürüyor. Bu dönüşümün merkezinde ise insan yer alıyor. Mplus Academy’yi kurarken çalışanlarımızı hem bugünün ihtiyaçlarına hem de geleceğin yetkinliklerine hazırlayacak sürdürülebilir bir gelişim ekosistemi oluşturmayı hedefledik. Yapay zekâyı insanın yerine geçen bir teknoloji olarak değil, çalışanlarımızın bilgi, muhakeme ve empati gücünü destekleyen önemli bir araç olarak görüyoruz. Bu nedenle teknik yetkinliklerin yanında liderlik, iletişim, müşteri deneyimi ve stratejik bakış açısını geliştiren programlara yatırım yapıyoruz. Çalışanlarımızın sürekli gelişimini destekleyen bu yaklaşım, Mplus’ın yapay zekâ çağındaki dönüşümünde insan ve teknolojinin birbirini güçlendirdiği bir çalışma modelinin temelini oluşturuyor.”