GASTROAFYON: VİTRİNDE GUINNESS, MUTFAKTA BÖLGESEL KALKINMA

Afyonkarahisar’da 81 ilin 963 lezzetiyle kırılan 247 metrelik Guinness rekoru mutfaktaki coşkuyu zirveye taşırken, masadaki gündem "yerel kalkınma" oldu. Afyon'un asıl başarısı vitrine çıkardığı lezzetlerde değil, o lezzetlerin çiftçiye, esnafa ve kent ekonomisine ne kadar yayıldığında yatıyor.

TURİZM - 04-10-2026 06:03

247 Metrelik Dev Sofrayla Gelen Guinness Rekoru

Afyon Motor Sporları Merkezi'nde kapılarını açan 8. Uluslararası GastroAfyon Turizm ve Lezzet Festivali, Türkiye'nin gastronomi haritasını dev bir hatta buluşturdu. Doğu'dan Batı'ya 81 ilin mutfak kültürünü temsil eden tam 963 farklı yemek, hazırlanan uzun masalarda yan yana dizildi. Guinness gözlemcilerinin takibi altında yapılan resmi ölçüm sonucunda 247 metre 68 santimetre uzunluğundaki dev kurulum, "dünyanın en büyük Anadolu sofrası" olarak tescillendi.

Daha önce 2024 yılında 114,7 metrelik Afyon lokumu ve 2025'te 1.930 kilogramlık sucuklu yumurta ile iki rekor imzalayan kent, böylece gastronomi alanındaki üçüncü Guinness unvanını da müzesine götürmüş oldu. Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş ve Belediye Başkanı Burcu Köksal, bu buluşmanın hem kent hem de ülke turizmi açısından stratejik bir vitrin oluşturduğunu ifade etti.

Bir Tabak Yemeğin Arkasındaki Ekonomi

Festival alanında 175 stant yer alırken, 21 ülkeden 53 yabancı şefin katılımı ve 3 günlük süreçte 350 bin ziyaretçinin ağırlanması hedeflendi. Ancak meseleye yalnızca "ne pişiyor" sorusunun ötesinde bakan bir gazeteci gözüyle yaklaştığınızda, gastronominin münferit bir lezzet şöleni değil, devasa bir sanayi olduğunu görebilirsiniz.

Afyon sucuğunun arkasında hayvancılıktan et işleme sanayisine, ambalajdan soğuk zincir lojistiğine kadar çok katmanlı bir üretim ağı bulunuyor. Lokumda şeker üreticisi, kaymakta ise manda yetiştiricisi devreye giriyor. Şehre akın eden yüz binlerce insanın konaklaması, akaryakıt alımı, ulaşımı ve alışverişi, doğrudan kentin kılcal ekonomik damarlarına sıcak para akışı sağlıyor.

Anadolu'nun Birikimi ve Kadın Eli

Festivalin katma değer boyutunu destekleyen önemli bir unsur da Emine Erdoğan’ın destekleri ile yürütülen "Anadolu'dakiler" programı kapsamında kurulan pazar oldu. Çevre illerin zanaat ve gıda birikimini bir araya getiren pazarda, kadın kooperatiflerinin üretimi olan geleneksel keçenin sergilendiği sanatçı Fırat Neziroğlu'nun kreasyonu "Keçenin Zamansız Yolculuğu" defilesi yerel kültürün ekonomik değere dönüştürülmesine somut bir örnek teşkil etti.

Festival Bittiğinde Sınav Başlar

Afyonkarahisar, 2019 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dâhil olarak gastronomi kimliğini uluslararası tescile kavuşturmuş bir şehir. Guinness rekorları elbette basın ve sosyal medya görünürlüğü açısından kıymetlidir; fakat kentin asıl hedefi Guinness rekorlar kitabına olmaktan ziyade dünya gastronomi ekonomisinin bir parçası olmaktır. Yerel üreticiler sadece iç pazarda değil dünya pazarında yer almalıdır. Çünkü bunu başarabilecek üretim aklına sahipler.

Günün Diğer Haberleri