değerlendirmesinde, ““Aslında bu sergiyle anlatmak istediğimiz şey, hepimizin filmlerde gördüğü, doğanın tükendiği o sahneler. Birçok filmde karşımıza çıkan bu görüntülerin yarattığı rahatsızlığı hepimiz hissediyoruz. Biz de bu ihtimali insanların gözleri önüne sererek hem yeniden bir farkındalık yaratmak hem de böyle bir geleceğin sandığımız kadar uzak olmadığını göstermek istedik. Çünkü bize oksijen sağlayan, yaşamın kaynağı olan doğanın bir gün metallerden oluştuğunu düşünmek gerçekten korkutucu. Ama bir o kadar da mümkün. İşte biz bu ihtimali sanat aracılığıyla görünür kılmak istedik. Sergimize ‘ARTIK’ adını vermemizin nedeni de bu. Bir yandan doğanın tahribatına ve bilinçsiz tüketime ‘Artık yeter!’ demek istiyoruz. Diğer yandan da geriye kalan atıklara, yani bugün doğada bıraktığımız izlere dikkat çekiyoruz. Bunu da Loft Art aracılığıyla hayata geçirdik. Sanatçılarımızın çoğu hayvan figürlerini metal, lastik ve kablo gibi atık malzemelerden oluştururken, diğerleri doğanın farklı unsurlarını eserlerinde yorumladı. Böylece hepimizin bildiği doğayı, gelecekte karşılaşmak istemeyeceğimiz bir haliyle gözler önüne sermeyi amaçladık” ifadelerini kullandı.
ALTI SANATÇIDAN DOĞA VE İNSAN
İLİŞKİSİNE FARKLI YORUMLAR
Çanakkale, Eskişehir ve İzmir’den altı sanatçıyı buluşturan sergi, doğanın döngüsünü, insanın tüketim alışkanlıklarını ve canlı yaşamı üzerindeki etkilerini farklı eserlerle ele alıyor.
Ali Abayoğlu, “Baskı Altında” serisinde atıkların ağırlığı altında hareket özgürlüğünü kaybeden kuşları konu alırken, metal ve camdan oluşturduğu “Deniz Anası” serisiyle deniz yaşamının kırılgan güzelliğine dikkat çekiyor.
Mustafa Tuğrul, atık metalden ürettiği “Gezegen Koleksiyoncusu” ile insanın evrendeki yerini sorguluyor. “Ölüm ve Yaşam Arasında” adlı eseri ise doğanın yenilenme döngüsünü yorumluyor.
Mücahit Diyar Arız, “Derinlerin Bekçisi”, “Karabatak” ve “Balıkçıl” eserleriyle deniz yaşamını ve insanın denizle kurduğu ilişkiyi sanatın merkezine taşıyor.
Niyazi Kerem Bengi, akçaağaç tohumunun havada süzülüşünden ilham aldığı 190 santimetrelik “Vorteks” heykelinde, kullanım ömrünü tamamlamış malzemelere yeni bir form kazandırıyor.
Selçuk Yılmaz, aralarında kılıç dişli kaplan ve jaguarın da bulunduğu heykelleriyle doğanın gücünü ve canlılar dünyasını yorumluyor.
Tuğçe Aytürk ise 5 metrekarelik sofra enstalasyonunda üretim, tüketim ve bereket kavramlarını buluşturarak insanın doğadan aldıklarıyla geride bıraktıkları arasındaki ilişkiyi sorguluyor.
COP 31’İN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
GÜNDEMİNE SANATSAL BİR BAKIŞ
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek COP31, “Diyalogdan Uzlaşıya, Uzlaşıdan Aksiyona” yaklaşımıyla iklim değişikliğiyle mücadelede somut çözümlere odaklanıyor.
Zirvenin Eylem Gündemi’nde yer alan Sıfır Atık, Okyanuslar ve Denizler, Yeşil Sanayileşme ile Gençlik ve Eğitim gibi başlıklar, sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluğun önemini ortaya koyuyor.
“ARTIK” sergisi de bu gündeme sanatın diliyle katkı sunuyor. Atık malzemelerin yeniden değerlendirilmesinden deniz canlılarının korunmasına kadar uzanan eserler, çevresel sorunları yalnızca bilimsel ve ekonomik boyutlarıyla değil, kültürel ve toplumsal yönleriyle de düşünmeye davet ediyor.
Akfen Holding ve Gloria Hotels & Resorts iş birliği, Loft Art’ın katkısıyla sanat ve sürdürülebilirlik arasında bir buluşma noktası oluştururken, sergi ziyaretçilerine geleceğe bırakacakları izler üzerine düşünme fırsatı sunuyor. “ARTIK”, COP31 süresince Antalya’da sanatseverleri, bugünün tüketim alışkanlıklarına ve yarının dünyasına farklı bir gözle bakmaya davet ediyor.
SERGİ BİLGİLERİ
Sergi: ARTIK
Yer: Gloria Hotels & Resorts, Antalya — [Otel adı]
Tarih: 9-29 Kasım 2026
Sanatçılar: Ali Abayoğlu, Mustafa Tuğrul, Mücahit Diyar Arız, Niyazi Kerem Bengi, Selçuk Yılmaz, Tuğçe Aytürk
Ziyaret: Sergi ziyaretleri, Gloria Serenity Resort’ün güvenlik ve misafir kabul koşulları çerçevesinde gerçekleştirilecektir. COP31’in düzenlendiği 9–20 Kasım döneminde ziyaretler otel misafirleri ve davetli konuklarla sınırlı olacaktır. 21–29 Kasım tarihleri arasında otel dışından ziyaret talepleri ise otelin operasyonel uygunluğu doğrultusunda, otel yönetimiyle önceden iletişime geçilerek ve ziyaret teyidi alınarak değerlendirilebilecektir.