Yeni Esnaf , Haberler, Gündem, Ekonomi ve Son Dakika Haberleri, Türkiye ve dünyadan ekonomi haberleri, sektörel gelişmeler, ekonomik konjonktür ve son dakika gündem haberleri ga('set', 'userId', 'USER_ID'); // Kullanıcı kimliğini signed-in user_id
Esra Fatma Türkal
Esra Fatma Türkal

Avrupa Birliğinin daimi nişanlısı Türkiye

03-11-2015 07:53


Üniversite’de ki eğitim hayatıma ilk başladığım gün bizleri oryante etmek için bir seminer dersi düzenlenmişti. Dersin içeriği 2000’li yılların başlarında ki popüler “Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkileriydi”. O zamanlar bu konu Türkiye’nin gündemini bir hayli meşgul etmekteydi. 

Bizlerde pembe dizi senaryosuna dönmüş 40 yıllık uzatmalı “aşk hikâyesinin” evlilikle sonuçlanacağına dair umut taşıyorduk. O günü hocamızın izlettiği İtalya ve Türkiye’nin karşılaştırıldığı bir video gösterisi sonrası herkesin tepkisi “Ee biz çok İtalyanlara benziyoruz. Onlar AB üyesi ise biz de kesin üye olacağız” şeklindeyken ben kafamda bir sürü soru işareti oluşturan bu hikâyeyi merak edip araştırmaya başladım anlamak için ise Feodalizmden Magnacarta Libertatum’a, merkantilizmden Kapitalizme kadar bir tarihçeyi öğrenmem gerekti.  O günlerde açık ve aç bir dimağ için Oral Sander’in Kırmızı ve Mavi kaplı Siyasi Tarih kitapları bir hayli ilginçti. Bu süreç üzerinden 15 yıla yakın bir süre geçti. Ve artık AB ilişkisi hakkında fikirlerim netleşmişti.

Avrupa Birliği Hikayemiz..

Sanayi devriminin ilham kaynağı Fransa, Rönesans ve Reformların beşiği İtalya ve teknolojinin babası Almanya işte bu üç ülkenin 1957 yılında bu bir araya gelmesi ve işbirliği sağlamasının en temel nedeni bu özelliklere sahip olması ve savaşlarda kullanılan kömür, çelik madenlerinin kontrol altına alınmasaydı. Avrupa Birliğin kurulması sadece bununla da sınırlı değildi başlangıçta ki diğer amaç ise soğuk savaş sonrası güçler birliğinin oluşturulmasıydı.

Türkiye-AB ilişkilerine gelmeden önce, bu ilişkinin tarihi gelişime kısaca bir göz atalım. Bu ilişki, Avrupa topluluğu ile 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan ve 1 Aralık 1964 tarihinde yürürlüğe giren Ankara antlaşması ile başlar. Ankara Anlaşması, "hazırlık", "geçiş" ve gümrük birliğinin gerçekleşeceği"  kapsayan bir anlaşmadır. Hazırlık aşaması nispeten sorunsuz geçmiş ve geçiş aşamasını başlatmak için Temmuz 1970'de kabul edilir fakat evde ki hesap çarşıya uymaz zira 1973 yılı petrol krizinin ardından yaşanan ekonomik sıkıntıların da etkisiyle Gümrük Birliğinin Türkiye, ithal ikamesine dayalı kalkınma stratejisini olumsuz etkileyeceğini düşünülerek beş yıllık ek bir süre istenir. Böylece, Türkiye ve Yunanistan'ın Topluluk ‘la o zamana değin eşit ve dengeli şekilde yürüyen ilişkileri de farklılaşmaya başlar.

Öte yandan, Avrupa Topluluğu'nun demokrasi ve insan hakları alanlarındaki görüşleri de bu dönemde şekillenmeye başlamış. Topluluk, üyelik müracaatlarını da-iktisadi kriterlerin ötesinde demokrasi olarak değerler alınmaya başlamış. Türkiye'deki 12 Eylül askeri müdahalesinin de bir sonucu olarak, demokrasi ve insan hakları konuları ön plana çıkar ve Topluluk, Türkiye'de insan haklarının durumu hakkında raporlar hazırlamaya başlar.

1989 yılına gelindiğinde Berlin duvarının yıkılmasıyla birlikte, Avrupa köklü bir değişim sürecine girmiştir. 1990'lı yıllarda çok sayıda Doğu Avrupa ülkesinin Avrupa Birliği'ne tam üyelik müracaatında bulunması, Birliği, "derinleşme" ve "genişleme”yi bağdaştırma çabasına sevk etmiştir. Bu koşullarda Avrupa Birliği, 1993 yılında, üyelik için gerekli gördüğü "Kopenhag kriterleri" ni benimsemiştir ve bağlam da çok önemli adımlar atmıştır.

Bu kriterlere göre "üyelik, aday ülkenin demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan hakları ile azınlıkların korunmasını ve saygı görmesini teminat altına alan kurumlarının istikrara kavuşturulmuş olmasını, işleyen bir piyasa ekonomisinin mevcudiyetini, AB içindeki rekabet ve piyasa güçleriyle baş etme kapasitesini" gerektirmektedir.  12-13 Aralık 1997 tarihli Lüksemburg Zirvesi'nde, ülkemizin genişleme sürecinin dışında tutulması üzerine Türkiye, AB'yle siyasi diyalogu askıya almıştır. Aralık 1999'da düzenlenen Helsinki Zirvesi'nde, Türkiye'nin AB üyeliğine aday ilân edilmesi, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası olmuştur.

Günümüzde,  3 Ekim 2005’te başlayan Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakereleri, 10. yılını doldurdu. Tekrar hatırlayacak olursak; Avrupa Birliği, Aralık 1999’da gerçekleştirilen Helsinki Zirvesi ile Türkiye’ye adaylık statüsü vermişti. Ancak üyelik müzakerelerine başlandığında takvimler 3 Ekim 2005 tarihini gösteriyordu. O günden bugüne kadar toplam 35 müzakere başlığından yalnızca 14 tanesi açılabildi. Açılan başlıklar içerisinde ise sadece bir tanesi kapatıldı.

 Avrupa Birliği ve Küresel Araştırmalar Derneği Başkan Yardımcısı Can Baydarol da son açıklamasında “Taraflar arasındaki üyelik müzakerelerinin durduğunu, 10 yılın sonunda hiçbir ilerleme sağlanamadığını söyleyebiliriz” demiştir. Ayrıca Can Baydarol, AB’nin Türkiye ile artık ‘genişleme değil komşuluk stratejisi’ üzerinden ilişki kurduğuna vurgu yapmış. Şunları eklemiştir. “ Önümüzdeki beş yılda Türkiye ile AB arasında tam üyelik konusunda ciddi sayılabilecek bir gelişme olmasını öngöremiyoruz. Hatta ilişkilerdeki en kritik konuların başında gelen Kıbrıs sorunu yakın dönemde çözülse bile Türkiye’ye üyelik yolu açılır diyemeyiz. Ancak Türkiye’nin yüzünü batıya çevirmekten başka şansı yok.” 

Uzman görüşünü de aldıktan sonra son durumu kısaca toparlayacak olursak, Türkiye artık AB’nin aslında onunla geleceğe yönelik bir evlilik planı yapmak istemediğinin farkında ve zorla güzellik olmayacağına da göre bu ilişki dostluk düzeyinde devam edebilir. Hem dostluk ilişkisi her iki taraf için de bir kazanım olabilir.

Kaynakça;

http://www.debatingeurope.eu/focus/infobox-arguments-for-and-against-turkeys-eu-membership/

http://insightturkey.com/bringing-the-european-union-back-on-the-agenda-of-turkish-foreign-policy/articles/1457

https://www.academia.edu/10480929/ARTICLE_Comparing_Individual_Attitudes_about_EU_Membership_in_Turkey_and_in_Post-Communist_Central_and_Eastern_European_Countries

http://www.dw.com/tr/ab-t%C3%BCrkiye-ili%C5%9Fkilerinin-son-10-y%C4%B1l%C4%B1/a-18759018

http://politikaakademisi.org/avrupa-birligi-tarihcesi-kurumlari-ve-turkiyenin-uyelik-sureci/

 

 

gtag('set', {'user_id': 'USER_ID'}); // Kullanıcı kimliğini signed-in user_id