Yeni Esnaf , Haberler, Gündem, Ekonomi ve Son Dakika Haberleri, Türkiye ve dünyadan ekonomi haberleri, sektörel gelişmeler, ekonomik konjonktür ve son dakika gündem haberleri
DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ersin Demircan
Ersin Demircan
Giriş Tarihi : 02-01-2022 16:16
Güncelleme : 21-02-2022 20:06

Asansör Sektöründe Güncel Sorunlar

 

Asansörlere yapılan aylık zorunlu periyodik bakım hizmetleri karşılığında alınan bakım ücretlerinin, aşırı derecede düşük olduğu, buna mukabil düşük fiyat odaklı artan haksız rekabetin hizmet kalitesini de düşürerek toplumun can güvenliğini tehdit edecek boyuta geldiğini, beraberinde bu durumun birçok ölümlü ve yaralanmalı kazalara sebep olması ile birlikte daha da kötüye sürüklendiği yönünde sonuçlar doğurduğu sektörde faaliyet gösteren firmalar tarafından bilinen bir gerçek.

Yeni yapılan binalarda asansörlerin zorunlu hale getirildiği ve mevzuatlarının daha da genişletilerek denetim altına alındığı dönem olan 1990 sonrasına bakılacak olunursa geriye dönük 30 yıl boyunca ortaya henüz resmi hüviyet kazanamamış bir sektör çıktığı görülüyor. Bu süre içinde gelişme kaydeden sektör iki ayrı çalışma grubu altında faaliyet yürütmeye devam etmiştir. Söz konusu sektör paydaşları;

  1. Asansör Komponent Üreticileri

 

  1. Asansör Bakım, Onarım, Montaj (Taahhüt) Firmaları

olarak kategorize edilmektedir.

Sanayi sicil uygulamaları kapsamında asansör bakım, onarım, montaj firmalarınca Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına iletilen yıllık işletme cetveli verileri dikkate alındığında, idari personel ile birlikte sektörde çalışan kişi sayısının yaklaşık 30-35 bin kişi arasında olduğu, buna ilave olarak komponent üreticilerini de eklediğimizde toplam istihdamın 50 binin üzerine çıktığı görülmektedir.

7/1

Geçen zaman içerisinde artan konut ihtiyacı ile birlikte asansörlere olan talep de artmış, AB uyum yasaları çerçevesinde 2007 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından komponent üreticilerine yönelik asansör güvenlik aksamlarında ve asansörlerde CE zorunluluğu başlamıştır. (AT/95/16 Asansör Yönetmeliği) Aynı bakanlığın ülke genelinde tüm asansörler için bina/apartman/tesisler üzerindeki denetim faaliyetlerini 2012 yılında aralarında protokol akdettikleri A Tipi Muayene Kuruluşlarını TÜRKAK akreditasyonu ile görevlendirdiğini ve denetimleri başlattığını görüyoruz. Özetle 1990-2012 yılları arasında bakım, onarım, montaj firmaları yetersiz denetimler ve mevzuat eksikliklerinden kaynaklı olarak başıboş bırakılmış, bu da firma sayısının aşırı boyutta artmasına sebep olarak yetki, paye ve ehliyeti olmayan birçok kişinin sektöre giriş yapmasını sağlamıştır. 2012 yılına kadar zorunlu olmamakla beraber işletmelerini TSE’den belgelendiren firmalar dışında hiç kimse denetlenmemiştir. TSE bu noktada kendisine kayıtlı olan firmaları yıllık belge kontrolü çerçevesinde denetlemiş ancak kendisine kayıtlı olmayan gayri nizami asansör firmalarına yönelik kayıtlı olmadıkları gerekçesi ile herhangi bir işlem yapmamıştır. Bu konuda yapılan ihbarlardan da herhangi bir sonuç alınamamıştır.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2012 yılından sonra yurt genelinde çalışan asansörlere ve bina/tesislere hizmet veren bakım, onarım, montaj firmalarına yönelik denetim faaliyetleri başlatmış olsa da önceki dönemlerde varlığını sürdüren gayri nizami oluşumlar bu kez yine mevzuatlardaki yetersizlik sebebi ile kanuni boşluklardan istifade ederek sektör içindeki mevcudiyetlerini korumaya devam etmiştir.

Bu dönemde yapılan mevzuat düzenlemeleri ile yurt genelinde asansör bakım, onarım, montaj faaliyetleri yürüten firmaların tamamına yönelik önemli kriterler/sorumluluklar getirilmiş ve yetki belgeleri ile zorunlu kılınan bir döneme girilmiştir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 2020 verilerine göre yapılan denetimlerle birlikte ilgili bakanlığın veri tabanında yetkilendirilmiş firma sayısının yurt geneli itibari ile 2790 işletme olduğunu görmekteyiz. Buna karşın günümüzde Türkiye genelinde faaliyet yürüten gayri nizami firma sayısının gerçekte yaklaşık 15 binin üzerinde olduğu da bilinmektedir. Yetkili firmalarla birlikte bu sayının 18 bin düzeyinde olduğu düşünüldüğünde facia boyutundaki manzaranın ne kadar vahim hale geldiği rahatlıkla gözlemlenebilecektir. Basit bir karşılaştırma yapmak gerekirse Avrupa’nın tamamını içine alan ülkelerdeki bakım, onarım, montaj firma sayısı ortalama 500 işletme iken bu sayı Türkiye ölçeğinde 18 bin düzeyindedir.

Sektörde gelinen bu nokta gerek komponent üretimlerinde, gerekse bakım, onarım, montaj faaliyetleri nezdinde ülkemizi merdiven altı firmalar cennetine dönüştürmüştür. Sektörde yaşanan bu problemler bakım/onarım faaliyetlerine düşük fiyatlarla yansıyarak, buna bağlı olarak hizmet kalitesinin de düşmesiyle birlikte asansör kazalarının artmasına sebep olmuştur. Ülke genelinde söz konusu gayri nizami yapılanmaların meydana getirdiği zarar sadece bahsedilenlerle de sınırlı değildir. Ulusal ölçekte yapılan bakım faaliyetlerindeki düşük fiyatlar düzenli çalışan firmaların toplumun can güvenliği için yapmaları gereken ARGE / İnovasyon çalışmalarını da sekteye uğratmaktadır. Buna bağlı olarak nitelikli personel istihdamı da yeterince yapılamamaktadır.

Sektördeki gayri nizami yapılanmaların varlıklarını nasıl koruduklarına dair bilgiyi aktarmadan önce asansörlerin tasarımı, üretimi, bina/tesise montajı, piyasaya arzı ve arz sonrasındaki yükümlülüklerini içeren süreçler aşağıda belirtildiği şekilde sıralanmaktadır.

  1. Komponent üreticileri tarafından asansör aksamları tasarlanır, üretim öncesi standartlara uygunluğu noktasında akredite onaylanmış kuruluş tarafından belgelendirilir ve üretime alınır.
  2. Piyasaya arz edilen komponentler bakım, onarım ve montaj firmaları tarafından satın alınır.

7/2

Yetkilendirilmiş asansör montaj firmaları tarafından farklı üreticilerden alınarak toplanan ürünler binaya/tesise monte edilmek üzere belli bir mühendislik hesabına göre projelendirilerek bir araya getirilir ve binaya kurulur.

  1. Monte edilmiş asansörle ilgili gerekli evraklar düzenlenerek mevcut lokasyondaki belediyenin anlaşmalı olduğu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş A-Tipi muayene kuruluşuna bildirilir. İlgili kuruluş söz konusu asansöre bakanlık adına teknik kontrol yaparak güvenli anlamına gelen YEŞİL yada güvensiz anlamına gelen KIRMIZI etiket iliştirir.
  2. İlk tescil işlemi adı verilen bu uygulamada asansör güvenli anlamına gelen YEŞİL etiket almak zorundadır. YEŞİL etiket alan asansöre dair hazırlanmış olan tüm proje, teknik doküman ve sertifikalar, yeşil etiket raporu ile birlikte binanın bulunduğu bölgedeki belediyeye tescil ettirilir.
  3. Belediye gerekli incelemeleri ve kontrolleri yaptıktan sonra herhangi bir eksiklik yoksa ilgili asansöre TESCİL BELGESİ düzenler.
  4. TESCİL BELGESİ almış olan asansör artık piyasaya arz edilmiş sayılır ve garanti koşulları başlamış olur.
  5. Bina/Tesis yönetimi, TS 12255 TSE HYB belgesi ile yetkilendirilmiş bakım, onarım firması ile bakım sözleşmesi imza eder.
  6. Periyodik kontrol işlemleri; ilk yapıldığı tarihten itibaren her yıl tekrarlanır.

Sektördeki merdiven altı yapılanmaların yukarıda bahsedilen süreçleri nasıl aştığı ve haksız rekabeti nasıl oluşturduğu süreçlerini sırasıyla açıklamak gerekirse;

  1. Art niyetli kişi yada kişilerin yönlendirmesi ile farklı kişiler üzerine asansör şirketleri açtırılarak bu şirketlere resmi hüviyet kazandırılır.
  2. Resmi hüviyet kazanmış olan şirket üzerinden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı adına yetki belgesi düzenleyen TSE’ye resmi başvuru yapmak üzere tüm evraklar nizami bir biçimde hazırlanarak başvuruda bulunulur. TSE tarafından başvuru yapan firmanın hizmet vereceği yer ve belgeleri kontrol edilerek şayet bir eksiklik yok ise HYB (Hizmet Yeri Yeterlilik) belgesi düzenlenir.
  3. Resmi açılışını yapan ve HYB belgesini alan şirket artık yetkili bir asansör bakım, onarım ve montaj firması olarak kabul edilir.
  4. Bakanlık tarafından yetkilendirilmemiş ve kaydı bulunmayan yaklaşık 15 bin firma yada serbest dolaşımda olan kişiler binalara montaj yada bakım fiyatları verirken yetkili firmalara göre çok daha düşük fiyat teklifleri yaparak işleri müteahhit firmadan yada bina yöneticisinden alır. Düşük teklif verme nedenleri ise; yetkin personel, araç, ekipman, ofis, depo, vergi ve yıllık belge yenileme vb. giderlerinin olmamasının yanı sıra müteahhitlerin asansör malzemelerini düşük faturalarla merdiven altı tabir ettiğimiz üreticilerden almasını sağlamalarıdır. Sektörde bahsi geçen 15 bin illegal firma yaptıkları asansörlere resmi kimlik kazandırmak için yukarıda (a), (b) ve (c) maddelerinde bahsettiğimiz legal gibi görünen firmanın evraklarını kullanarak varlıklarını devam ettirmektedirler. Yetkili asansör firmaları ise bahsedilen giderlere doğrudan maruz kaldıklarından, bakım ve onarım fiyatlarının yüksek kalması sebebi ile iş almakta zorlanmakta ve müşteri kaybına uğramaktadırlar.
  5. Bir sonraki adımda montaj faaliyetlerine yönelik asansör malzemelerini müteahhit firmaya düşük fatura ile aldıran kayıt dışı kişiler asansörü binaya monte eder.

7/3

Montaj işlemi bittikten sonra asansörün yetkili bir firma tarafından belediyeye tescil ettirilmesi gerekmektedir. Ancak ortada yetkili bir firma olmadığından işte tam da bu noktada yukarıda adı geçen art niyetli ve TSE tarafından yetkilendirilmiş bazı firmalar kayıt dışı oluşumların imdadına yetişerek sahne almaktadır. Asansörü binaya monte eden kayıt dışı kişi para karşılığı belgesini kullandıran YETKİ BELGESİ SATICISI SAHTEKARLARI’ na başvurur.

  1. Yukarıda bahsettiğimiz kayıt dışı 15 bin firma cüzi bir ücret karşılığında, asansörün tescil işlemlerini yaptırabilmek için belge kullandırmak amacı ile kurulmuş firmalar üzerinden işlemlerini gerçekleştirir. Böylece illegal olan asansör legal hale getirilmiş olunur. Evraklar incelendiğinde ise hiçbir açık yakalanmaz çünkü firma TSE tarafından yetkili görünmektedir. Yasal olarak her ne kadar resmi evraklar üzerinde belge satışı yapan firma sorumlu olsa da bu firmalar genellikle belge satmak yada naylon fatura ticareti yapmak maksadı ile kurulduğundan sürekli olarak yenilenir veya farklı kişiler üzerine yeni firmalar oluşturulur. Üzerine firma açılan kişiler ise genellikle suç dosyası kabarık toplumdan kopuk kimselerden tercih edilir. Arka plandaki aktörler ise hep aynı kişilerdir.
  2. Müteahhit firmaların birçoğu ise gelen tekliflere fiyat odaklı yaklaştığından asansörlerinin bu tür yöntemlerle tescil edilmesine göz yummaktadır.
  3. Aynı şekilde bina yönetimleri de başkalarının belgelerini kullanarak faaliyetler yürüten gayri resmi yapılanmaların verdiği bakım fiyatlarına sadece düşük fiyat kriteri ile rağbet etmektedir.
  4. Tüm bunlara ilave olarak; T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ nın 6 Nisan 2019 Tarihli, 30737 Sayılı Resmi Gazete’ de yayımladığı Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği’nin Dördüncü Bölüm 11. Maddesinin 7. Bendinde “Bina sorumlusunun garanti süresi içerisinde bir başka asansör monte eden veya onun yetkili servisi ile bakım sözleşmesi imzalaması, o asansörü piyasaya arz eden asansör monte edenin garanti ile ilgili yükümlülüklerini ortadan kaldırır.” ifadesine yer verilmiş olup yine Dördüncü Bölüm Satış Sonrası Hizmetler başlığı altında 12. Maddenin 1. Bendinde “Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB) kapsamında piyasaya arz edilen ve garanti edilen her asansöre yönelik garanti kapsamında yürütülecek olan satış sonrası bakım, onarım ve servis hizmetleri, o asansörü piyasaya arz eden asansör monte eden veya onun yetkili servisi tarafından yerine getirilir.” hükümleri yer almaktadır. Bina yada tesis yöneticileri çoğu zaman bu detaylara vakıf olmadığından asansör bakımlarını yetkisiz firmalara vererek yönetmelikle kendilerine tanınmış olan garanti haklarını da kendi elleriyle zayi edebilmektedirler.

Yukarıda bahsedilen ilerleyişin doğal sonuçları olarak asansörlere mühendislik hesaplarından yoksun, yetkili olmayan ve her bakımdan yetersiz kişi yada kişiler tarafından müdahale edilerek asansörlere canını teslim eden çoluk çocuk herkesin hayatı ile oynanmaktadır.

 

 

 

ASANSÖR SEKTÖRÜNDE GÜNCEL SORUNLAR-2

Bilindiği üzere Türkiye’ de asansör faaliyetleri T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kontrol ve denetiminde yürütülmekte olup bu alan dört ayrı yönetmelik ve onların atıf yaptığı yasalarla hüküm altına alınmıştır. Söz konusu yönetmelikler aşağıda listelendiği gibidir.

  1. Asansör Yönetmeliği (2014/33/AB)

Temel sağlık ve güvenlik esaslarını içine alan 29.06.2016 tarihli ve 29757 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan ana yönetmelik.

  1. Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliği

Asansör bakım, onarım ve servis kriterlerini içeren 06.04.2019 tarihli ve 30737 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan yönetmelik.

  1. Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği

Asansörlerin periyodik kontrolüne ilişkin usul ve esasları belirleyen 04.05.2018 tarihli ve 30411 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan yönetmelik.

7/4

  1. Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği

Asansörlere ilişkin tüketicinin ve çevrenin korunmasına yönelik güvenli ürünlerin piyasaya arzıyla birlikte piyasada bulundurulmasına yönelik 14.07.2021 tarihli ve 31541 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan yönetmelik.

İlk yayımlanan Periyodik Kontrol Yönetmeliği ile birlikte ilgili bakanlık adına muayene yetkisi verilen A-Tipi muayene kuruluşları, asansörleri muayene ederken asansörün teknik özellikleri, bina bilgileri, hangi firma tarafından monte edildiği ve hangi firma tarafından bakım faaliyeti yürütüldüğü gibi birçok bilgiyi de beraberinde bakanlığın sistemine yüklemektedir. Bu işlemler esnasında asansörlere özel kimlik numarası da verilmektedir. Yurt genelinde çok az sayıda asansör dışında neredeyse tüm çalışan ünitelerin kayıtlarının A-Tipi muayene kuruluşları tarafından bakanlık veri tabanına yüklendiği ve aynı kuruluşlarının binalara hizmet verirken uygulayacağı fiyat tarifelerinin de ilgili bakanlık tarafından Resmi Gazete’ de yayımlanarak düzenlendiği bilinmektedir. Buna karşın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına yetkili asansör firmalarının bakım faaliyetlerine yönelik tıpkı A-Tipi muayene kuruluşlarında olduğu gibi taban fiyat düzenlenmesi girişimleri yapılmış olsa da ilgili talep bakanlık tarafından geri çevrilerek çözümsüz bırakılmıştır.

Tam da bu noktada hayata geçirilmesini talep ettiğimiz uygulama; bakımların maliyetinin altına yapılmasının engellenmesi ile vatandaşların düşük fiyat veren ve tehlike saçan kişilere rağbet etmesi yerine en kaliteli hizmeti veren yetkili firmalara yöneleceği aşikardır.  İşin vergisel boyutunda; yapılacak eş güdümle Maliye Bakanlığı’nın da düzensiz olan bu alanda tespit yapması çok basit olacaktır. Çünkü tüm asansörler zaten kimlik numaraları, adresleri, bina sorumluları ve bakımcı firma bilgilerine kadar Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın veri tabanında kayıtlıdır. Maliye Bakanlığı’nın bu kayıtları istemesi ve bakımlara belirli bir alt taban ücret getirilmesi ile birlikte bir düzen içinde e-fatura sistemine geçirilip takibe alınması ve en önemlisi uygulamanın istismar edilmemesi için bakım ücretlerinin elden makbuzla alınması yerine banka hesaplarından geçirilerek kontrol edilmesi denetimleri çok büyük oranda kolaylaştıracaktır. Buna en yakın örnek; bire bir aynı olmasa da motorlu taşıtlara yapılan muayene işlemleridir. Her şeyden önce toplumun can güvenliğini doğrudan ilgilendiren asansör gibi çok stratejik bir alanın denetimlerle mercek altına alınması hususunun kurumlarımız tarafından göz ardı edilmemesi gereken zaruri bir gereklilik olduğu kanaatindeyiz.

Yukarıda ifade edilen çözümün gayri nizami yapılanmaları nasıl ortadan kaldıracağına değinmek gerekirse; belgesini para karşılığında kullandıran ve yasa/yönetmeliklerden boşluk bularak faaliyet gösteren art niyetli kişiler gayri nizami yapılanmaların bakımlarını resmi olarak üzerine almak zorunda kalacak ve bölgesel şartlarla birlikte yıllık kapasite raporu engeline takılacaktır. Bu engele takıldıkları anda kayıt dışı kişilerin resmi olarak bakımlarını da alamaz hale geleceklerdir. Bakımda taban fiyat uygulamasının yürürlüğe girmesiyle birlikte bakım faturaların nizami olarak kesilmesi sağlanacağından, hem Maliye Bakanlığı hem de Sanayi Bakanlığı denetimlerine de ayrıca maruz kalan sektörde yalnızca bu işi yapma kriterlerine sahip firmalar (yaklaşık belgeli 3 bin firma) için fırsat eşitliği oluşacaktır.

7/5

Görüldüğü üzere burada yetkilendirilmiş tüm firmalar için adil bir yaklaşım yolu söz konusudur. Maksat bu alanda faaliyet yürüten yetkisiz, yetersiz ve düzensiz hareket eden kayıt dışı yapılanmaların ortadan kaldırılması yada ıslah edilmesini sağlamaktır. Bu yapılanmalar için iki yol söz konusudur. İlk seçenekte dileyenler firmalarına resmi hüviyet kazandırarak diğer firmaların yaptığı gibi tüm kriterleri yerine getirip rekabet ilkeleri içinde ticari faaliyet yürütecekler, yahut bunu yapmanın mümkün olmadığı durumlarda ise yetkili firmalarda çalışmak üzere istihdam edileceklerdir. Belge satıcısı sahtekarları üzerinden hareketle, yasal düzenlemelerdeki eksiklikleri fırsat bilerek hareket etme eylemi seçenekler içinde yer aldığı sürece ülkemizde asansör kazalarının önüne geçmek ve bu alandaki ulusal kayıpları önlemek mümkün olmayacaktır.

Tüm bu anlatımlara ilave edilmesi gereken çok önemli bir konu daha vardır. Haksız rekabete sebebiyet veren unsurlar sayesinde sektör teknoloji alanında yeterince gelişme sağlayamamış adeta dünyayı geriden takip etmek zorunda kalmıştır. Bu durum Türkiye’de ticari faaliyetler içinde olan çok uluslu yabancı şirketlerin ekmeğine de yağ sürmüştür. Sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen bu firmaların ülkemizdeki tekelleşme temayülünün bir sonucu olarak binalara yalnızca kendilerine münhasır sistemleri monte ederek bu sistemler üzerinde engelleyici, kısıtlayıcı yada şifreli cihazlarla halkımızı kendilerine bağımlı bırakmaları gibi birçok uygulamalar yaptıkları bilinmektedir. Vatandaşlara daire satılırken genellikle asansörün ya da onu monte edenin detaylarına ilişkin bilgiler doyurucu olarak verilmediğinden ilgili binada oturuma geçen kat malikleri; sonradan asansöre yönelik masraflar oluştuğunda astronomik ve fahiş fiyatlarla karşılaşabilmektedir. Nitekim son günlerde özellikle yabancı menşeili asansörlerdeki bu durum rahatsız edici boyutlara ulaşmıştır. Devletimiz tarafından bu konu ilgili yeterli önlemlerin alınmaması halinde önümüzdeki 10 yıl içinde Türk Asansör Sanayisi tamamen yok olarak ülke genelinde sektörümüz yabancı firmalara kalacaktır. Onların da birçok ülkede olduğu gibi en iyi bildikleri şey rahatça kartelleşmek olacaktır. Sonradan önlemler alınmaya çalışılsa da teknolojik yeterlilikler ve bu alanda ihtisas sahibi olmuş yetkin personel eksikliği yüzünden çözüm üretmek daha da zor olacaktır. Bir başka sorun ise Türkiye’de tam anlamıyla yatırımları olmayan yabancı menşeili şirketlerin ithalat odaklı hareket etmesinden kaynaklı çok büyük ölçeklerdeki döviz kaybıdır

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper Lig Ahmet Çalık SezonuOP
  • 1Trabzonspor3781
  • 2Fenerbahçe3770
  • 3Konyaspor3767
  • 4Başakşehir FK3762
  • 5Alanyaspor3761
  • 6Beşiktaş3758
  • 7Antalyaspor3758
  • 8Fatih Karagümrük3757
  • 9Adana Demirspor3752
  • 10Sivasspor3751
  • 11Galatasaray3751
  • 12Kasımpaşa3750
  • 13Hatayspor3750
  • 14Kayserispor3747
  • 15Giresunspor3745
  • 16Gaziantep FK3743
  • 17Çaykur Rizespor3736
  • 18Altay3734
  • 19Göztepe3728
  • 20Yeni Malatyaspor3720
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Klasik müziği sevdiren notlar notalar  Şevki Karayel’den
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Terziler Odası
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
gtag('set', {'user_id': 'USER_ID'}); // Kullanıcı kimliğini signed-in user_id