OSB HABER
Giriş Tarihi : 19-10-2021 17:22   Güncelleme : 19-10-2021 17:22

Kayseri OSB Basın Açıklaması

Hepiniz ve tüm Kayseri biliyor ki Kayseri OSB, elini değil tüm yüreğini taşın altına koyan ben ve aziz dava arkadaşlarım sayesinde 2015 yılında sandıkla tanıştı. Atanarak yönetilen değil; seçerek yöneten sanayici vasfına gelindi.

Kayseri OSB Basın Açıklaması

Değerli Basın Mensupları,

Bugün Tahir Nursaçan ve dava arkadaşları için değil, Kayseri OSB Sanayicisi için demokrasi mücadelesinde kara lekeli bir gündür.

Hepiniz ve tüm Kayseri biliyor ki Kayseri OSB, elini değil tüm yüreğini taşın altına koyan ben ve aziz dava arkadaşlarım sayesinde 2015 yılında sandıkla tanıştı. Atanarak yönetilen değil; seçerek yöneten sanayici vasfına gelindi.

Ancak ne üzücüdür ki aradan geçen 6 yıl bile hazımsız bazı kesimlerin vizyonuna hiçbir katkı sağlayamadı. Bugün aynı mücadeleyi vermek yine bizlere kaldı.

Bildiğiniz üzere Cuma günü akşam saatlerinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın bizimle ilgili geçici olarak görevden uzaklaştırma yönünde bir tasarrufta bulunduğuna ilişkin bilgiler çarpıtılarak sosyal medyada paylaşılmaya başlandı. Bu haberlerin kaynağı olan kişiler Sayın Bakan’ın oluru ile gelen yazıyı nasıl oluyorsa bizlere tebliğinden önce biliyor olmalarına rağmen kamuoyuna GERÇEĞE AYKIRI bir şekilde empoze ettiler

Bizim ülkemiz devlet kültürü olan bir ülkedir. Böylesine önemli kararlarla ilgili bildirimler sosyal medya üzerinden yapılmaz diye düşünmüştük. Ancak sizlerin de bildiği gibi yapıldı. Yapılan uygulama bizden önce birilerine servis edildi ve o birileri de sosyal medya aracılığı ile bu haberi GERÇEĞE AYKIRI BİÇİMDE yaydı.

Keşke bu tasarrufu haber sitelerinden ya da sosyal medya hesaplarından değil, bizzat Bakanlığımızdan öğrenseydik. Sadece bu bile, bize karşı yapılanların ne denli garipliklerle dolu olduğunun göstergesidir.

Sözlerimin başında net bir şekilde ifade ediyorum ki, hakkımızda açılan davalar hukuk sistemimize, GEÇİCİ SÜRE İLE görevden alma kararı ise idare sistemimize gölge düşürmüştür.  

Şimdi Görevinden Geçici süre ile uzaklaştırılan bir başkan olarak neden OSB’de basın toplantısı düzenlediğimin sebebini merak edenler olabilir, açıklayayım:

Toplantımızı, tarihimizde Ticaret ve Üretimin maddi ve manevi ilkelerinin temellerini atan Ahi Evran’ın adını verdiğimiz bu salonda yaparak, hak ve hakikate dikkat çekmek, haklarımızı ararken bile sanayicinin alın terinin döküldüğü bir alandan size seslenmek istedik.

Aklınıza gelecektir, ben hemen açıklayım. Bu salonu tüm sanayicilerimizin ve sanayici olarak benim de hakkım olduğu üzere kendi paramla kiraladım, ücretini ödedim ve hakkımızda verilen geçici olarak görevden uzaklaştırma kararına riayet etmek adına, salona otoparkın yanında bulunan kapıdan girdim.

OSB’yi ele geçirme operasyonlarında her türlü değer ve ölçüyü göz ardı edenlere fırsat vermemek adına bu açıklamayı yapmak zorunda kaldığımı da bilgi ve dikkatlerinize sunarım.

Değerli Basın mensupları,

2015 yılında sanayicilerimizin teveccühü ile Kayseri Organize Sanayi Bölgesi yönetimine geldik. Seçildiğimiz ilk gün “OSB’yi sahiplenmeyeceğiz, OSB’nin sahiplerine hizmet edeceğiz” dedik.

Bu anlayışla kolları sıvadık ve Allah şahittir çok çalıştık. Söylemekten gurur duyuyorum ki, hangi kriteri ele alırsanız alın, hangi parametrelerle bir sıralama yaparsanız yapın, ortaya çıkacak tüm sıralamalarda Kayseri Organize Sanayi Bölgesi Türkiye’nin ilk 3 OSB’si arasındadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, ülkemizin nereden nereye geldiğini anlatırken “Bunlar yan gelip yatmakla olmuyor, çalışmakla oluyor” ifadesini kullanmıştı. Bizler de Allah’a şükür yan gelip yatmadık.

Şehrimiz, ülkemiz ve milletimiz için gayret gösterdik. Bizim çalışmak ve üretmekten başka hiçbir suçumuz olmadığı halde “Küçük olsun bizim olsun” anlayışındaki bir takım şer güçlerin saldırılarıyla karşılaştık. İftira ve yalanlarla bir algı operasyonu başlattılar. Bir yerlerden düğmeye basıldı ve sistemli bir kumpanyanın oyunlarını izler hale geldik. Yargıya kadar uzanan kirli eller hak etmediğimiz bir tablo ortaya koydular.

Hiçbir kurum ya da kuruluşun karşılaşmadığı kadar müfettiş denetimi ile karşılaştık. Aylarca incelemeye tabi tutulduk. Hakkımızda 40’dan fazla suçlama yapıldı ve suçlamalarla ilgili müfettişler didik didik inceledi. Suçlamaların hepsinin iftira olduğu ortaya çıktı. Başlangıçta savcılık sadece iki hususla ilgili iddianame düzenleyip dava açtı ve diğer tüm hususlarla ilgili takipsizlik kararı verdi.

Ancak birileri için bu yetersizdi. Amaç ağır cezalık bir dosya oluşturmaktı. Hukuken itiraz etme hak ve hüviyetleri olmayanlar tarafından savcının kararına itiraz ettirildi.

Hukuk sisteminde belki bin dosyada gerçekleşen bir ihtimal gerçekleşerek, Kayseri Sulh Ceza Hâkimliği tarafından takipsizlik kararı kaldırıldı. Burada da Manidar bir zamanlama yaşandı. 3 ay boyunca itiraz değerlendirmede beklerken, dosyada takipsizlik kararı veren Cumhuriyet Savcısının, istemediği bir yere tayin edilmesi beklenildi ve bu tayinden sonra, takipsizlik kararı kaldırıldı. Nitekim sonrasında dosyada görevlendirilen Savcı tarafından ivedilikle ve hiçbir detay içermeyen bir İddianame düzenlendi.

Güzel ülkeme, güzel şehrime yakışmadı; ama başarıldı.

Yapılanlar Kayseri Adliyesi’ni yaralamıştır. Bu şehri yaralamaya hiç kimsenin hakkı da yoktur haddi de.

Kayseri sanayicisinin iradesi hiçe sayılarak, seçimleri kaybedenlerin siyasi gücü de yanlarına alarak gerçekleştirdikleri masa başı oyunları şimdilik galip geldi.

Burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum.

Sanayi Teknoloji Bakanlığı tarafından 18 Ekim 2021 tarihli tebliğ ile Yönetim Kurulu üyeleri ve Denetim Kurulundan 1 üye ile 2 adet Bölge Müdürlüğü personeli hakkında 3 AYLIK GEÇİCİ SÜRELİĞİNE GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDIĞI bildirimi yapıldı.

Haksız, hukuksuz, hakkaniyetsiz bu işleme karşı tarafımızca hukuki süreç başlatılacak ve her zaman yaptığımız gibi yasalar önünde hakkımız aranacaktır. Ancak gelinen noktada talimat doğrultusunda dün itibariyle yedek listemizden teşekkül edilen yeni Yönetim ve Denetim kurulumuza bayrağı geçici süreliğine devrettik.  Layıkıyla bayrağı taşıyacaklarından da hiçbir şüphemiz yoktur.

Bilgi kirliklerini düzeltmek adına söylüyorum, görevden geçici süreyle uzaklaştırılmamıza neden olan konu zorlama iddianame ile Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan dava değildir. Görevden geçici uzaklaştırılmamıza dayanak olan soruşturmalar çok komik, kasıtlı ve manidardır.

OSB Kanunu 23. Maddesinde “Görevleriyle ilgili suçlamalardan dolayı haklarında soruşturmaya başlanan OSB ve OSBÜK organ üyeleri ile personeli Bakanlık tarafından tedbiren üç aya kadar geçici olarak görevden uzaklaştırılabilir.” maddesi gereği verildiği iddia edilen karara dayanak olarak üç adet Savcılık Soruşturma Dosyası gösterilmiştir.

Oysaki 14.10.2021 tarihli ve 2980255 sayılı Bakan Oluru'nun dayanağını oluşturan soruşturmaların hiç biri, Kanunun aradığı nitelikleri taşımadığı için görevden geçici olarak uzaklaştırma işlemine dayanak olabilecek nitelikte değildir.

Şöyle ki;

Süleyman Sarptaş, bey hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/61306 sayılı dosya ile yürütülmekte olan soruşturma, Bölgemizdeki Yönetim Kurulu üyeliği göreviyle bir ilgisi bulunmadığı gibi kendisi, ilgili soruşturmada şüpheli gibi görünse de bu olayın mağdurudur. Her ticaret erbabının başına geldiği gibi yetkilisi bulunduğu şirkette alacağının tahsili için çek nedeniyle icra takibine girmiş, karşı tarafın borçtan kaçınmak için 2017 yılında yaptığı asılsız bir şikâyet dolayısıyla müşteki olması gerekirken şüpheli vasfına düşmüştür. Dosya tekemmül etmesine rağmen yargı sisteminin yavaş işleyişi nedeniyle halen takipsizlik kararı yazılmamıştır. Dolayısıyla, Kanunun aradığı "Görevleriyle ilgili suçlamalardan dolayı haklarında soruşturmaya başlanan" koşulu gerçekleşmiş değildir.  

Şaban Andaç, Mustafa Katırcıgil, Süleyman Sarptaş ve Yunus İmamoğlu hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/42363 tarih ve sayılı dosya ile yürütülmekte olan soruşturma, Saygıdeğer yol arkadaşlarımın Bölgemizdeki Yönetim Kurulu üyelikleriyle bir ilgisi bulunmamaktadır. Eski Başkan Hasyüncü bir önceki basın toplantımızda, yaptığı eski işlerinin dillendirilmesinden rahatsız olmuş, gitmiş adliyeye kendine methiyeler yazdığı asılsız bir dilekçe vermiş. Düşünün ki bu bile uzaklaştırma gerekçesi yapılmış.

Ya da kendi kendilerine kurguyla bir sebep yaratılmış.

Soruyorum sayın kamuoyuna böyle gerekçe mi olur?

Basın toplantısını ben yapıyorum, açıklamalar şu an olduğu gibi benim ağzımdan çıkıyor; ama konuşan ben olduğum halde bu gerekçede benim ismim yer almıyor, yönetim kurulundaki arkadaşlarımın adı yer alıyor. Amaç 2019 yılında seçilen arkadaşları potaya atmak olunca beni atlamışlar.

Bakınız işi öyle bir noktaya getirdiler ki, OSB Hizmet binası önünden geçen bir kişi art niyetli bir şekilde pencereden bana ters baktılar diye savcılığa şikayet etse, görevden uzaklaştırma nedeni olarak gösterilir.  

Dosyanın ne kadar ısmarlama olduğu sanırım anlaşılıyor.

Bakınız buradan söylüyorum. Eğer görevden uzaklaştırılmasını istediğiniz kişiler varsa, onlar hakkında asılsız şikayet dilekçesi verin. Devlet bu dilekçe için harç bile istemez. Sonra gidin hakkında soruşturma var, bunu görevden uzaklaştırın deyin.

Komik geliyor değil mi?

Anlatınca komik; ama ne yazık ki yaşanıyor.  

 

Tahir Nursaçan, Süleyman Sarptaş, Mustafa Katırcıgil, Şaban Andaç, Yunus İmamoğlu, Ali İstabulluoğlu, Ali Yaprak ve Adil Özhan hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/222 soruşturma dosyasında ise;

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı 05/01/2021 tarihinde Bakanlığa soruşturmayı bildiriyor, müfettiş incelemesi istiyor, Bakanlık Makamı da 22/01/2021 tarihinde müfettiş görevlendiriyor. Bakanlık Müfettişleri tarafından yapılan denetim ve incelemeler, OSB Bölge Müdürlüğü binasında aylarca sürüyor, müfettişlerce istenen bilgi ve belgeler tam ve eksiksiz olarak kendilerine veriliyor. Soruşturmanın selametini aksatacak hiçbir durum yaşanmadığı için, bu süreçte bizler hakkında görevden geçici uzaklaştırma da dâhil olmak üzere, herhangi bir tedbir öngörülmüyor.

Bakanlık Müfettişleri tarafından 26.07.2021 tarihinde rapor Bakanlık Makamının Onayından geçirilmek suretiyle soruşturmayı yürüten Başsavcılığa gönderiliyor.  

Bahse konu 26/07/2021 tarihli ve 2021/3 sayılı İnceleme Raporunun özet ve sonuç bölümünü noktasına ve virgülüne dokunmadan arkadaşlarım dağıtacak. Ama hani dillerine doladıkları 2 konu var ya Vakıf ve Dubai konusu. Bunlarla ilgili müfettiş tespitlerini fazla vaktinizi almadan aynen aktaracağım;

Kayseri OSB Eğitim Araştırma Geliştirme Kalkınma ve Dayanışma Vakfının kurulması ve Vakıf işlemleri hakkında;

  1. “Vakfın kuruluşunun usulsüz olduğu” yönündeki iddiaların dayanaktan yoksun olduğu, söz konusu Vakfın yasalara uygun olarak kurulduğu ve mevzuata aykırı bir durum bulunmadığı,
  2. “Kayseri OSB’nin parasının Vakfa aktarılarak yapılan harcamaların denetimden kaçırıldığı” yönündeki iddialarının araştırıldığı, OSB ve Vakıf arasındaki para hareketlerinin muhasebe kayıtlarına işlendiğinin tespit edildiği, Kayseri OSB ve Kayseri OSB Vakfı tüzel kişiliklerinin Devletin denetimlerine tabi kurumlar olduğundan, bu konuya ilişkin yapılabilecek bir işlem bulunmadığı,
  3. Kayseri OSB’ye ait bazı gayrimenkullerin Vakfa aktarıldığı iddiasının doğru olmadığı,
  4. Kayseri OSB’ye ait gayrimenkullerin Vakıf tarafından tahsil edilen kira gelirlerinin OSB’ye aktarılmasının sağlandığı, fazladan ödenen bedellerin yasal faizi ile birlikte Kayseri OSB’ye iadesinin yapıldığı,

Dubai de açılmış olan Türkiye Ticaret Merkezine ilişkin işlemler hakkında ise;

  1. “Dubai Türkiye Ticaret Merkezine yeterince talep olmadığı halde 120 kişilik talep varmış gibi gösterilerek 50 kişilik yer yapıldığı ve bu yerlerin de tamamının doldurulmayarak Kayseri OSB’nin kaynaklarının boşa harcandığı” iddiasının mesnedinin bulunmadığı,
  2. “Dubai Türkiye Ticaret Merkezinin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan olumlu görüş veya izin alınmadan yapıldığı” iddiasının, bu konuda Bakanlıktan onay veya görüş alma zorunluluğunun bulunmaması nedeniyle bir anlam ifade etmediği,
  3. “Dubai Türkiye Ticaret Merkezinin Kayseri OSB katılımcılarınca kullanılmadığı, Kayseri OSB kaynakları ile yapılan bu merkezin büyük oranda Masko ve Modoko’da yer alan işletmelerce kullanıldığı” iddiasının, Organize Sanayi Bölgesi kaynakları kullanılarak gerçekleştirilen projelerin sadece OSB katılımcıları tarafından kullanılabileceğini belirtir bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bir anlam ifade etmediği,
  4. Türkiye Ticaret Merkezlerinden birinin Birleşik Arap Emirlikleri’nde kurulmasına ilişkin hazırlanan 5 yıllık projede yer alması hususunda mevzuata aykırı bir hususun bulunmadığı, tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere; görevden geçici uzaklaştırma işlemine gerekçe yapılan Savcılık soruşturmasına konu olaylar ve hatta daha fazlası, Bakanlığınızca yapılan denetimle incelenmiş ve neticesinde düzenlenen İnceleme Raporunda, herhangi bir suç unsuru tespit edilememiş, birkaç yönetsel tenkit dışında bir eleştiri dahi yapılmamıştır.

Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bütün bilgi ve belgeler toplanmış durumdadır. Bu aşamada görevden geçici olarak uzaklaştırılan ilgililerin delil karartma veya saklama ya da soruşturmanın sağlıklı yürütülmesini engelleme gibi bir faaliyet yürütmelerine zaten olanak bulunmamakta olup, bu son soruşturmada tesis edilen işleme gerekçe olabilecek nitelikte değildir.    

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından alınan karar Kayseri sanayisine, üretimine, sanayicimizin iradesine, ülke ve millet için çalışma şevkine vurulmuş bir darbedir.

Bu haksızlığa rağmen devletimize ve hukuk sistemine karşı boynumuz kıldan incedir. Çünkü bizim güvenebileceğimiz ne devlet dışı güçler ne de kendisini milletin üstünde gören otoriteler var.

Biz gücümüzü sadece ve sadece sanayicilerimizden aldık. Hakkımızda yapılan suçlamaların asılsız olduğu yargılama sonrası görülecektir. Bu kararlar bizim için bir son değil başlangıç olacaktır. Şer odaklarına ve onlara prim verenlere hakkımız helal değildir. Şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sanayicimiz için boynumuz helaldir.  

Zorlama ile açılan davadan ben ve dava arkadaşlarımın aleyhine hiçbir şey çıkmaz. Çünkü isnat edilen suçlar bizlere ve Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’ne bulaşmaz. Vicdanımız pak, yüzümüz aktır.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün yaptığı açıklamalar sırasında şu sözü kullandı: “Bürokrasiyi özellikle seçilmiş hükümete karşı çıkmaya davet etmek vesayet çağrısından başka bir şey değildir.”

Bürokrasinin seçilmiş OSB yönetimine yönelik aldığı karar da vesayetin ta kendisidir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu gelişmelerden haberdar olmadığına inanıyoruz. Haberdar olduğunda kararı alanlara ve aldıranlara gereken tavrı göstereceğine de eminiz.

Değerli Basın Mensupları,

Buradan açıkça ifade ediyorum ki, bu can bu bedende oldukça hak ve hakikati haykırmaya devam edeceğiz.

Ne Kayseri Organize Sanayi Bölgesi ne de güzel şehrimiz yol geçen hanı değildir. Burada birilerinin keyfi değil, sanayicilerimizin iradesi söz sahibidir. Bu iradeyi görmek için çok beklememize gerek yok. 12 Kasım’da yapılacak olan Mali Genel Kurul’da sanayicimizin iradesini herkes görecektir. Mali genel kurul öncesi böyle bir hamlenin yapılması da son derece manidardır. Bizlerin hiçbir çekincesi yoktur. Eğer çekincemiz olsaydı 12 Kasım’daki mali genel kurul gündemine göreve devam edip etmeyeceğimize dair maddeyi koymazdık. Biz sanayicimize ve sanayicimizin iradesine sonuna kadar inanıyoruz.   

Son söz olarak şu hususu bir kez daha ifade edeyim ki, hakkımızda verilen karar geçici görevden uzaklaştırma kararıdır. Bu kararın da hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu nedenle hukuki hakkımızı sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isterim.

Sanayicilerimizi vesayete karşı durmaya ve seçtikleri yönetime sahip çıkmaya davet ediyorum. Eminim ki gerekeni yapacaklardır.

Allah doğruların yar ve yardımcısıdır.