GÜNCEL
Giriş Tarihi : 03-06-2022 15:11   Güncelleme : 03-06-2022 15:11

Savaş Deri Sektörünü Vurdu.

İTO Meclis Üyesi ve Luigi deri Yönetim Kurulu Başkanı Musa Evin, pandeminin bitmesiyle yeniden umutlanan sektörün bu kez de Ukrayna-Rusya savaşı yüzünden kötü günler geçirdiğini söyledi

Savaş Deri Sektörünü Vurdu.

 

Kapalıçarşı’da 1989’da başladığı deri sektöründe 1993’ten beri üretici olarak devam eden Musa Evin, Yeni Esnaf Gazetesine konuştu. Sektörün içinde bulunduğu sıkıntıları dile getiren Evin, Rusya ve Ukrayna savaşının kendilerini olumsuz etkilediğini kaydetti. Nitelikli eleman eksiği, ÖTV ve markalaşamama sorunlarının sektöre kan kaybettirdiğine dikkat çeken Evin, “İstanbul Deri İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu üyeliği, Türkiye Deri Konfeksiyoncuları Derneği Başkanlığı görevlerini yürüttüm, halen TİM ve TOBB delegesi, İTO Meclis üyeliği görevlerimi sürdürüyorum. Sektörle ilgili bütün sivil toplum kuruluşlarında yer alarak sorunlarımızı her platformda dile getirdim” dedi.

SEKTÖRDE TEK EKSİĞİMİZ MARKA

Türkiye, dünyadaki en iyi deriyi ve deri ürünlerini üreten ülkelerin başında geliyor, İtalya’yı geçtik onlardan tek eksiğimiz İtalya sadece deri sektöründe değil ülke olarak bir marka Türkiye değil. Türkiye’ye gelen turistin aklında deri, kuyum, halı almak vardı. Biz atığı insanın sırtına ceket olarak giydiriyoruz. Bunu işlemesek, ürün haline getirmesek doğaya atık olarak kalacak. Biz geri dönüşümü olan bir ürün yapıyoruz.

UÇAK, PANDEMİ, SAVAŞ KRİZİ

Türk deri sektörü olarak Rusya ve eski SSCB ülkeleriyle çalışıyoruz. Ancak 2015’te düşen Rus uçağı aslında Zeytinburnu ve Antalya’ya düştü. Turizm ve deri sektörü bu krizden olumsuz etkilendi. Tam düzeliyordu bu kez pandemi başladı. İki yıl pandemiyi çektik, pandemi bitiyor derken bu kez Rusya-Ukrayna savaşı başladı. Her ikisi de deri sektörünün özel müşterileriydi. Deri konfeksiyonu, krizlerden ilk etkilenen, kriz sonrası da son açılan sektör çünkü lüks tüketim ihtiyaç maddesi değil.

AVRUPA’DAN SESSİZ AMBARGO

Avrupa ve Amerika ile çalışmamız lazım fakat orada da bir takım engellere takılıyoruz. Onlar, bizden istediği çalışma şartlarını Çin, Vietnam, Hindistan ve Pakistan’dan istemiyor. Bir nevi ambargo uyguluyorlar bize. Pandemi nedeniyle kargo fiyatlarının yükselmesi bizim için fırsat olabilirdi ancak bu kez de dünya ekonomisi özellikle bizim ekonomimiz kötüye gitmeye başladı.

GİRDİ MALİYETLERİ YÜKSEK

Sektörümüzün bir diğer sıkıntısı, asgari ücretteki vergi yükünün çok yüksek olması, elektrik ve doğalgaz fiyatları da öyle. Sanayideki elektrik, doğalgazın evdekinden daha ucuz olması lazım. Biz üretim yapıyoruz, enerjiyi kıstığımızda üretimimiz düşer bu da istihdama yansır. Kısıtlama evde yapılabilir ama üretimde yapma lüksümüz olamaz.

HİBE DEĞİL KREDİ İSTİYORUZ

Ukrayna ve Rusya’da ticaret yapan Türk iş insanlarımız var. Bunlar senelerdir deri sektörüne, tekstil sektörüne yatırım yapmışlar, ürünleri alıp ihracat yapmışlar ülkemize döviz kazandırmışlar. Şu anda o bölgede yaşananlardan dolayı sıkıntı içindeler. Rusya’da mağazası olan insanlar ekonomi çöküşte olduğu için zorlanıyor, Ukrayna’da olanların mağazaları bombalanmış, yıkılmış. Bunların ayağa kalkması lazım ki bizim çarkımız dönmeye devam etsin. Zincirin bir dişlisi koptu mu onu tekrar bir araya getiremeyiz. Devletimizin Rusya ve Ukrayna’ya ihracat yapan firmalara ihracatı oranında kredi desteği vermesi lazım hibe istemiyoruz uzun vadeli kredi istiyoruz. Çünkü savaşın ne zaman biteceği belli değil. Bizim ürünlerimizin katma değir yüksek; bir kürk ceket bir TIR domatesin cirosuna eşit.

ÖTV SARMALINDAN KURTULAMADIK

Türkiye’de olmayan hammaddeyi ithal ediyoruz önceden %18 KDV+%25 ÖTV vardı, KDV kaldı ÖTV kaldırıldı ancak ithal ettiğimiz ürünü ceket haline getirip sattığımızda %25 ÖTV devam ediyor böyle olunca ben nasıl rakiplerimle rekabet edeceğim. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir vergi sistemi yok. Pırlantada ÖTV yok, Yatlarda ÖTV %1 otomobillerde %18 hangisi daha lüks anlamak mümkün değil. İTO’da 5 yıl önce dile getirdim; KDV; deri ceket, ayakkabı, çanta, kemerde %8 cüzdanda %18. Şaka gibi ama gerçek.

STK’LAR SİYASETTEN UZAK OLMALI

İstanbul ticaret Odası’nda seçim sürecine girildi, benim bu konuda düşüncem açık. Ben STK’ların sivil toplum örgütü olarak kalmalarından yanayım siyasi toplu örgüt olmaması gerektiğini söylüyorum. Siyasi toplum örgütü olduğunda hükümeti uyaramıyorsun, tavsiyede bulunamıyorsun. Atanmış değil seçilmiş olmasından yanayım. O zaman hakikaten ülkemiz çok daha ileri gidecek.

MESLİK ORTAOKULU VE LİSESİ

-Eleman durumu nasıl?

Emek yoğun bir sektördeyiz ama maalesef nitelikli eleman yetişmiyor. İlköğretimin 12 seneye çıkması birçok sektörde eleman sıkıntısı yaşanmasına neden oldu. Müfredatın acilen değişmesi lazım, öncelikle meslek ortaokullarına ihtiyacımız var. Sonrasında sektör ve STK’larla iç içe geçen meslek liselerine ihtiyacımız var. Meslek lisesinde okuyan öğrencinin teoriyle pratiğini bir araya getirmemiz lazım. Teori ile pratik ayrı ayrı olduğu zaman olmuyor. Çocukları meslek ortaokulu ve liselerine yönlendirmek için devletin burs vermesi, bizlerin de bu öğrencilere iş garantisi vermesi lazım, staja geldiklerinde muhakkak stajlarını sigortadan sayılması lazım. Eğer biz nitelikli eleman bulamaz, bu açığı kapayamazsak sektörümüz yok olan sektörler arasına girecek.

TASARIMCI VE BLOGERLER’E ULAŞMALIYIZ

Dolaylı olarak 600 bin kişinin ekmek yediği bir sektör bu. Ülke olarak deri sektörünü öne çıkarmak için dünyadaki ünlü tasarımcıları Türkiye’ye getirmemiz lazım. Buna TİM, İTO destek vermeli. Gelen tasarımcılara tabakhanelerden deri, ayakkabı, çanta, ceket göndermemiz lazım. Türk derisini dünyaya tekrar tanıtıp yeniden moda yapmamız lazım. Dünyadaki ünlü blogerlari ulaşmamız, onlara ceket, çanta, ayakkabı gönderip paylaşmalarını sağlamamız lazım. Buna da yine TİM gibi kuruluşların sponsor olması lazım. Ülkemizde fuar alanları çok kötü, dünyaya standartlarında fuar alanlarına ihtiyacımız var. Ulaşımı kolay, iç dizaynı ona göre düzenlenmiş fuar alanları yapmamız lazım ki ihracatımız artsın.

ZEYTİNBURNUNDAN ÇIKMALIYIZ

Biz burada gayrisıhhi iş yerleriyiz, bizim burada konuşlanmamız çok yanlış. Mutlaka serbest bölge ya da sanayi sitelerinde konuşlanmamız gerekli. Burada kiralar ve mülk fiyatları çok yüksek bu da bizleri zorluyor.

 

KURBAN DERİSİ ZİYAN OLMASIN

Önümüzde Kurban Bayramı var 1 milyona yakın küçük ve büyükbaş hayvan kesilecek. Ülkemizde zaten deri açığı var bu deriler ziyan olmasın. STK’lar bu konuda rol üstlensin, kurbanları işin ehli kessin, derinin tuzlaması doğru yapılsın ve yine ehil kişiler tarafından bu deriler toplanarak sektörümüze kazandırılsın ziyan olmasın. Örneğin İstanbul’da deri tuzlama ve toplamaya İTO destek versin Ankara’dakine ATO destek versin.