Destinasyon yönetiminin profesyonel şekilde ele alınmasının önemine değinen Ataman, Çeşme Tourism Board yapılanmasının oluşturulmasının bölgenin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
“Atılacak adımların tek merkezden yönetilmesi gerekiyor” diyen Ataman, “Bu yapı; destinasyonun konumlandırılması, iletişim stratejisinin belirlenmesi, ulusal ve uluslararası fuar katılımları, fam trip organizasyonları, tur operatörleri ve acente ilişkilerinin yönetilmesi gibi tüm süreçleri profesyonel şekilde yönetmeli” ifadelerini kullandı.
Fam trip organizasyonlarında doğru karar vericilerin ağırlanmasının önemine dikkat çeken Ataman, direkt uçuş bulunan ülkelerdeki havayolu yöneticileriyle iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini ve hedef pazarlarda doğru acenta ağlarının özenle belirlenmesinin kritik olduğunu söyledi.
Çeşme’nin sezonunun Nisan ayından Ekim sonuna kadar uzatılması gerektiğini ifade eden Ataman, bunun için destinasyonun yaşayan bir şehir kimliği kazanmasının önemine dikkat çekti. Özellikle Alaçatı bölgesinde peyzaj, aydınlatma, yol ve çevre düzenlemelerinin destinasyon algısını güçlendireceğini söyleyen Ataman, altyapı çalışmalarının sezon başlamadan tamamlanmasının ziyaretçi deneyimi açısından kritik olduğunu belirtti.
Festival ve etkinlik takviminin de stratejik şekilde planlanması gerektiğini ifade eden Ataman, Alaçatı Ot Festivali gibi güçlü organizasyonların tarih planlamasının diğer bölgesel etkinliklerle çakışmayacak şekilde yönetilmesinin destinasyon trafiği açısından önemli olduğunu söyledi.
Konuşmasının sonunda Çeşme’nin yalnızca Türkiye’nin değil, Ege’nin en güçlü yaşam ve deneyim destinasyonlarından biri olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Volkan Ataman, “Doğru planlama, güçlü iletişim stratejisi ve uluslararası iş birlikleriyle Çeşme dört mevsim yaşayan global bir marka destinasyona dönüşebilir” değerlendirmesinde bulundu.