Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Sigorta Kooperatiflerinin Sektördeki Yeri Ve Türkiye’de Kooperatif Sigortacılığı
Yusuf Sungur

Sigorta Kooperatiflerinin Sektördeki Yeri Ve Türkiye’de Kooperatif Sigortacılığı

Bu içerik 648 kez okundu.
Reklam

                                        Sigorta Kooperatiflerinin Sektördeki Yeri Ve

                                                   Türkiye’de Kooperatif Sigortacılığı

1.1. Kooperatif Sigortacılığının Sektördeki Yeri ve Önemi

Kooperatifçilik, kavram olarak ekonomik ve sosyal dayanışma modelini içerdiği ve sigorta kavramının da sosyal dayanışma sistemi içerisinde yer alması dolayısıyla, her iki kavram arasında bir benzerliğin olduğu görülmektedir. Bu çerçevede dünya genelinde sigortacılığın gelişmesinde kooperatiflerin büyük rolü olduğu görülmektedir. Bu değerleme sonucunda, dünyadaki güçlü sigorta şirketlerinin arasında ve arkasında sigorta kooperatiflerinin olduğu bilinmektedir. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ilk kurulan kooperatiflerden bir tanesi, 1735 yılında kurulan sigorta kooperatifidir. Daha sonraları ise, 1752 yılında ve halen ABD.’de sigortacılık faaliyetinde bulunan Filedelfiya Sigorta Kooperatifi kurulduğu bilinmektedir. Aynı yıllarda, Almanya, Fransa ve diğer Avrupa ülkelerinde de sigorta kooperatiflerinin kurulmaya başlandığı bilinmektedir.

Diğer yandan, dünya genelinde öncü kuruluşlar arasında bulunan sigorta kooperatifleri, uluslararası örgütlenmeleri sonucunda 1895 yılında, Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) çatısı altında birleşmişlerdir. ICA’daki sekiz sektör örgütünden birisi de, 1972 yılında federasyon şekline dönüşen ve 2010 yılı verilerine göre, 73 ülkeden 223 üye kuruluşu bulunan, Uluslararası Mutüel ve Sigorta Kooperatifleri Federasyonu’nun (The International Cooperative and Mutuel Insurance Federation) ICMIF olduğu görülmektedir. Ülkemizden ise Koru Sigorta Kooperatifi ICMIF üye kuruluşlar arasında yer almaktadır.

ICMIF tarafından yayımlanan pazar payı araştırma raporu 2012 finansal verilerine göre, sigorta kooperatiflerinin, Dünya genelinde 2007 ve 2012 yılları arasında prim gelirleri rekor seviyede arttığı ve 1,22 trilyon USD olarak gerçekleştiği görülmüştür. Tüm sigorta pazarının %11,2 büyümesine rağmen, mutuel ve sigorta kooperatifleri %26 oranında büyüme sağlamıştır. Diğer bir ifadeyle, sigorta kooperatifleri, global sektördeki 2007 yılındaki %23,6 olan pazar payları, yaklaşık, %13 büyüme sağlayarak 2012 yılında % 26,7’ye yükselmiştir. Dolayısıyla 2007 yılından 2012 yılına kadar, beş yıllık süreç içerisinde, Dünya sigorta sektörünün en hızlı büyüyen parçası olmuştur. Yine, ICMIF 2007-2011 raporundaki,  beş yıllık büyüme eğilimleri analiz edildiğinde, Avrupa’daki sigorta kooperatiflerinin sektördeki 2007 yılı %22,6 oransal Pazar payı,  %25 büyüme göstererek 2011 yılı sonu itibariyle, % 28,1’e yükselmiştir.

Ülkemizde T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca, 2012 yılının Uluslar arası Kooperatifler yılı olarak kutlanması ve sigorta kooperatiflerine verilen destekler dolayısıyla, sigorta kooperatiflerinin sektördeki yerlerini alması büyük umut verici bir gelişmedir. Bu bağlamada sigorta kooperatiflerinin sektöre getireceği rekabet ve istihdam katkısının büyük önemi bulunmaktadır.

1.2. Türkiye’de Kooperatif Sigortacılığı

Türkiye’de ilk sigortacılık faaliyeti, 1870 yılında Beyoğlu’nda çıkan Büyük Pera yangının, daha çok yabancıların ve zenginlerin oturduğu yerde olması sigortacılığın gelişme sürecini hızlandırmıştır. Ülkemizde ilk sigortacılık faaliyeti 1872 yılında, İngiliz sigorta şirketlerinin açmış oldukları temsilcilikle başlamıştır.

 Daha sonra sektörde, Fransız, Alman, İtalyan, İsviçreli ve diğer yabancı ülkelerin sigorta şirketleri yer almıştır. Dolayısıyla, 44 sigorta şirketinden sadece bir tanesi Türk şirketi olarak kayıtlara geçmiştir. Cumhuriyet döneminden sonra, ekonomide başlayan millileşme hareketleri sonucu, 1925 yılında sermayesinin tamamı Türklere ait olan Anadolu Sigorta ve 1929 yılında Milli Reasürans T.A.Ş. kurulduğu bilinmektedir.

Ülkemizde ilk kooperatif sigortacılığı ise,  1958 yılında Halk Bankası öncülüğünde, esnaf ve sanatkarlar Kooperatifi ve elliden fazla esnaf ve sanatkarın ortaklığı ile, Türkiye’de ilk ve tek sigorta kooperatif şirketi olan Birlik Sigorta Kooperatifi adı altında kurulmuştur. Ancak, 1997 yılında sigorta kooperatifi statüsünden anonim şirkete dönüştürülmüş olup, 2010 yılın dada Birlik sigorta A.Ş. olan ünvanı, Halk Sigorta A.Ş. olarak değiştirilmiştir.

Türkiye’de sigortacılık sektörü 2008 ve 2009 yıllarında gelişmekte olan piyasalardaki prim artşının aksine, 2008 yılındaki küresel kriz nedeniyle prim üretiminde azalmaların olduğu bilinmektedir. Bu olumsuz gelişmelere karşın, sektör 2010 yılında tekrar büyümeye başlamıştır. Sigorta şirketleri, Dünyada toplam prim üretiminde 2012 yılı verilerine göre sanayileşmiş ülkelerde (ABD, Japonya, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya, Hong Kong) %84, gelişmekte olan ülkelerde (Latin Amerika ve Karayip, Merkez ve Doğu Avrupa, Güney ve Doğu Asya, Orta Doğu ve Merkez Asya, Afrika ) %16 gerçekleşmiştir.

Türk sigortacılık sektörü, özellikle Avrupa Birliği sektörel düzeyde uyum sürecinde gündeme gelen liberalleşme çalışmaları 1980 yılı sonlarında yoğunlaştığı görülmektedir. Dolayısıyla, bu yıllarda esen liberalizasyon akımı doğrultusunda sigortacılık sektörü rekabete açılmış ve aşamalı olarak Hazine Müsteşarlığı’nca yeni şirketlerin kurulmasına izin verilmesi sonucunda, yerli ve yabancı şirketlerin sayısında büyük artışlar olmuştur.

 2007 yılında Avrupa Birliği ile uyumlu olarak çıkartılan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu sonrası, sektöre yabancı şirketlerin talebinin arttığı ve 2012 yılında Ülkemizdeki mevcut 59 sigorta şirketleri içerisinde yer alan yabancı sigorta şirket sayısının, oransal olarak %70’in üzerinde olduğu görülmektedir.

Sigortacılık ve BES Faaliyet Raporu 2012 yılı verilerine göre, sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren toplam 59 Sigorta şirketinin, 56’sı Anonim şirket, 1 kooperatif ve ikisi de şube şeklinde kurulmuş şirketlerden oluşmaktadır. Bu şirketlerin 35’ hayat dışı sigortalarda, 6’sı hayat sigortalarında, 17’si hayat ve emeklilikte, biri de reasürans alanında ruhsat sahibidir.

Diğer yandan, Türkiye sigorta sektöründe, sigorta kooperatiflerine büyük ihtiyaç olduğu görülmektedir. Ülkemizde bugüne kadar kooperatifçiliğin yanlış anlaşıldığı ve çoğunlukla yapı kooperatifçiliği ile tarım kooperatifçiliği olarak uygulandığı bilinmektedir. Ancak, sigorta kooperatiflerinin Hazine Müsteşarlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca yönlendirilmesi ve denetlenmesi, ayrıca yöneticilerinin sigortacılık konusunda uzman olmaları koşulunun zorunlu olması sonucunda, sigorta kooperatiflerine olan güveni daha da arttırmıştır.

Ülkemizde sigorta kooperatifçiliğinin kurulmasında ve yaygınlaşması sürecinde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Kooperatifçilik Genel Müdürlüğü ile Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarının olumlu yönde olduğu bilinmektedir.

Bu açıdan, sigorta kooperatiflerinin sigortacılık sektöründe yerli yatırımcıların teşvik edilmesi açısından büyük önem arz ettiği ve bu kooperatiflerin ilerleyen zaman içerisinde, sigortacılık sektöründe büyük paya sahip olacakları ve çok sayıda insana istihdam olanağı sağlayacağı düşünülmektedir.

Diğer taraftan, halen Ülkemizde sayıları iki olan sigorta kooperatifleri, sigortacılık sektöründe en iyi alternatiflerden olup,  ortaklarının sosyo-ekonomik durumlarının iyileşmesinde önemli bir rol oynamaktadırlar. Sigorta kooperatifleri, kar amacı gütmeksizin üyelerinin sigorta ihtiyaçlarını en ekonomik maliyetler ve uygun ödeme koşulları ile karşılamak amacıyla karşılıklı güven ve dayanışma esasına dayalı faaliyette bulunan kuruluşlardır.

Sigorta kooperatifleri yaptıkları sigortacılık faaliyetleri itibarıyla bir yandan devleti vergisel yönden, finans kuruluşlarını ise fonlama ve kullanılabilir kredi miktarları bakımından sübvanse ederken, diğer yandan, sigortacılık sektöründe faaliyette bulanan diğer kuruluşları rekabet şartları açısından zorlamakta, ayrıca, sektörü istihdam yaratma ve hasar tazminatları karşılama ve hasar onarımı yönünden, diğer yan sektörleri ise, iş olanağı yaratma yönünden etkilemektedir.

Kooperatifçiliğin, kavramsal olarak, bir nevi ekonomik ve sosyal dayanışma sistemi olması, sigorta kavramının da ekonomik ve sosyal dayanışma sistemi içerisinde yer alması dolayısıyla her iki kavram arasında bir benzerliğin bulunduğu aşikârdır. Dünya geneline baktığımızda sigortacılığın gelişmesinde kooperatiflerin büyük rol oynadıkları, dünyadaki güçlü sigorta şirketlerinin arasında ve arkasında sigorta kooperatiflerinin olduğu görülmektedir. Keza yine Dünya geneline bakıldığında sigortacılık sektöründe öncü kuruluşlar arasında yer alan sigorta kooperatifleri, uluslararası örgütlenmeler sonucunda 1895 yılında, Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA) çatısı altında birleşmişlerdir.

ICMIF tarafından yayımlanan pazar payı araştırma raporu 2011 finansal verilerine göre, sigorta kooperatiflerinin, Dünya genelinde 2007 ve 2012 yılları arasında prim gelirlerinin rekor seviyede arttığı ve 2007 yılından 2012 yılına kadar, beş yıllık süreç içerisinde, Dünya sigorta sektörünün en hızlı büyüyen parçası olmuştur. Ülkemizde T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca, 2012 yılının Uluslararası Kooperatifler yılı olarak kutlanması ve sigorta kooperatiflerine verilen destekler dolayısıyla, sigorta kooperatiflerinin sayılarının artarak sektördeki yerlerini almaları umut verici bir gelişme sayılır.

Bu bağlamda, sigorta kooperatiflerinin sayılarının artmasının sağlanması önem arz etmekte,   kooperatif sigortacılığının ülkemiz sigorta sektörüne getireceği rekabet ve istihdama katkısının büyük önemi bulunmaktadır.

Türk sigortacılık sektöründe, özellikle Avrupa Birliği sektörel düzeyde uyum sürecinde gündeme gelen liberalleşme çalışmalarının 1980 yılı sonlarında yoğunlaşmaya başladığı görülmektedir.  Bu yıllarda esen liberalizasyon akımı doğrultusunda sigortacılık sektörü rekabete açılmış ve aşamalı olarak Hazine Müsteşarlığı’nca yeni şirketlerin kurulmasına izin verilmesi sonucunda, yerli ve yabancı şirketlerin sayısında büyük artışlar olmuştur.

Ancak, ülkemizde sigortacılık sektörü, sanayileşmiş ülkelerdeki gibi ne yazık ki bir gelişme gösterememiş ve 2012 yılında, Dünyada 655 ABD. Doları olan kişi başı prim üretimi, ülkemizde 144 ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla, Dünya ölçeğinde sayısal olarak epeyce büyük sayılarla ifade edilen sigorta kooperatiflerine Türkiye sigorta sektöründe büyük ihtiyaç olduğu görülmektedir. Ülkemizde bugüne kadar kooperatifçiliğin yanlış anlaşıldığı ve çoğunlukla yapı kooperatifçiliği ile tarım kooperatifçiliği olarak uygulandığı bilinmektedir.

Geçmiş yıllarda kooperatif yöneticilerinin özellikle yapı kooperatiflerinde müteahhit gibi çalışmaları yüzünden birçok kimsenin mağdur edilmiş ve kooperatifçilik modeli doğru olarak uygulanamamıştır. Ancak, sigorta kooperatiflerinin Hazine Müsteşarlığı ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nca yönlendirilmesi ve denetlenmesi, ayrıca yöneticilerinin sigortacılık konusunda uzman olmaları koşulunun zorunlu hale getirilmesi, sigorta kooperatiflerine olan güveni daha da arttırmıştır. Bu itibarla, sigorta kooperatiflerinin sigortacılık sektöründe yerli yatırımcıların teşvik edilmesi açısından büyük önem taşıdığı ve bu kooperatiflerin ilerleyen zaman içerisinde, sigortacılık sektöründe büyük paya sahip olacakları ve çok sayıda insana istihdam olanağı sağlayacakları söylenebilir.

Diğer yandan, Avrupa Birliği Tek Sigorta Pazarının, ekonomik etkinliğinin ve piyasanın bütünleşmesinin sağlanması dolayısıyla önemi yadsınamaz bir gerçektir. Bu açıdan, Avrupa Birliği Tek Sigorta Pazarı’nın temel amacı, Avrupa Birliği vatandaşlarına en düşük ücret karşılığında en yüksek kalitede ve çok çeşitli sigorta ürünü sunulmasını sağlamaktır.

Sigorta Kooperatiflerinin AB Tek Sigorta Piyasası’ndaki, yıllık prim üretiminin % 25’ni gerçekleştirdikleri görülmektedir. AB üye ülkeleri arasında sigorta kooperatiflerinin pazar payı, % 75 ile ilk sırada Finlandiya, % 60’lık Pazar payı ile de ikinci sırada Avusturya’nın yer aldığı görülmektedir.

(CEA) 2011 verilerine göre, AB ülkeleri ile Türkiye sigorta şirketleri karşılaştırılmasına göre, Türkiye sigorta şirket sayısı bakımından 17. sırada, prim üretimi açısından 13. sırada ve çalışan sayısı bakımından karşılaştırıldığında ise, 10. sırada yer almaktadır. Öte yandan, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre, “Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin anonim şirket veya “kooperatif” şeklinde kurulmuş olması şartı” getirilmiştir. Keza anılan Kanunun 3’üncü bendinde, “Üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapmayan “kooperatif şeklinde kurulan sigorta şirketleri” ve reasürans şirketlerinin;

 a) Mütüel (karşılıklı) sigortacılık yapması,

 b) Ortak sayısının iki yüzden az olmaması,

 c) Yöneticilerine herhangi bir ayrıcalık vermemesi, zorunludur.

(4). Bendinde ise, kooperatiflerin üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapabilmesi, bu hususun ana sözleşmelerinde açıkça yer alması şartıyla Müsteşarlığın iznine tâbidir. Kooperatif üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapılabilmesi için kooperatiflerin sermayelerini, Müsteşarlıkça belirlenecek miktara yükseltmesi zorunludur. Dolayısıyla,  sigorta kooperatifleri de, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri gibi, kuruluş, sigortacılık faaliyetleri ve faaliyetlerinin sona erdirilmesi açısından, sigortacılık mevzuatına dahildir.

Sektörün düzenlenmesi ve denetlenmesi görevi, T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı’nın iki birimi olan, Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürlüğü ve Hazine Müsteşarlığı Sigorta Denetleme Kurulu tarafından yürütülmektedir.

YUSUF SUNGUR

Ekonomist

                                                                                      

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Aylık yaşam gideri bursu artırılıyor
Aylık yaşam gideri bursu artırılıyor
TMO çeltik alımına başlıyor
TMO çeltik alımına başlıyor