Reklamı Geç
Advert
Advert
manisa escort hatay escort
istanbulmd.com
FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK
Kadri Hoşgör

FABRİKA AYARLARINA DÖNMEK

Bu içerik 640 kez okundu.
Reklam

 

Elektronik cihazların çoğunda bu özellik mevcuttur. Çok kapsamlı, ekranlı olmayan cihazlarda bile ‘reset’ düğmesi, tuşu vardır. Buna bastığınızda cihaz satışa sunulmadan, fabrikadan çıkmadan önceki ayarlarına döner. Biz cihazlarımızda mecbur kalmadıkça bu özelliği kullanmak istemeyiz. Çünkü, o cihazı aldığımız günden beri onun üzerine pek çok ayarlama, değişiklik yaparak onu kendimize uyarlamışızdır. Ne zaman ki, cihazımız çığırından çıkar, kontrol edilemez bir hal alır; o zaman son çare olarak bu yönteme başvururuz.

Kullandığımız eşya, araç her ne ise sahip olduğumuz şeyleri daha verimli ve uzun süreli kullanabilmek için zamanı geldiğini düşündüğümüzde bakımını yaptırırız. Arabamızın sigortasını yaptırır, yağını, suyunu, filtresini değiştirtiriz; kombimizin periyodik bakımını yaptırırız; evimizdeki camların fitilini değiştirtiriz; buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesinin bir yerinden ses gelse hemen servis çağırırız; evimizi duvar ve tavanlarını belli zaman periyotlarında boyatırız; bu örnekler benzeri şekilde çoğalır gider...

Peki ya kendimiz. Kendimize gerçekten en son ne zaman, zaman ayırdık. Çoğu insanın bu tür kavramalara karşı yabancı olduğunu görünce üzülüyorum. Biz, kendimize her zaman, zaman ayırdığımızı düşünsek de maalesef neredeyse hiç zaman ayırmayız.

Bu hayat sarmalında karşımıza çıkan, bize çizilen yol üzerinde yaşamaya devam ederiz. Ama burada her şey ezbere, her şey rutindir. Kuralların dışına pek çıkmak istemez, daha doğrusu belki de buna cesaret edemeyiz.

Bu ifadeler üzerine, anormal bir hayat yaşadığımız filan düşünülebilir ve maalesef çoğumuzun hayatı anormaldir. Evet, çünkü biz hayatımızı bize öğretildiği şekilde yaşarız, kendi istediğimiz gibi değil.

Hadis’te  "Her doğan, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar." der. Tıpkı bu hadisteki gibi bizler de doğduğumuzda her yönden mükemmel bir şekilde donatılmış olarak doğarız; ama sonradan hayatımız ailemizden, akrabalarımızdan, çevremizden, okulda öğretmen ve arkadaşlarımızdan öğrendiklerimizle şekillenir.

Genel anlamda bu durumda bir sıkıntı yok gibi görünmekle birlikte aldığımız her bilgiyi her hangi bir teste tabi tutmadan, değerlendirmeden doğru olarak kabul ettiğimizde yukarıda bahsettiğimiz fabrika ayarlarından çok uzaklaşmışız demektir.

Kullandığımız cihazlar belli bir yönerge üzerine hareket ettiği için onların fabrika ayarlarından uzaklaşması çok fazla bir problem teşkil etmese de bizim fabrika ayarlarımızdan uzaklaşmamız ciddi sıkıntı teşkil etmektedir. Çünkü bize yüklenen değerler, bizden beklentiler bunların çok üzerindedir. Dahası biz insanların tüm kainata sultan olmak gibi özelliği vardır.

Peki biz fabrika ayarlarımıza dönmek, diğer bir ifadeyle hayatımızı resetlemek için ne yapmalıyız?

Öncelikle hayatımızdaki lüzumsuz ve hoşumuza gitmeyen şeylerin maddeler halinde listesini çıkartmalı ve bunları en önemliden başlayarak liste haline getirmeliyiz. Asıl iş bundan sonra başlar. Sırayla listedeki maddeler üzerinde bilinçli olarak çalışmalı ve bunları sırasıyla hayatımızdan çıkartmalıyız. Bu çalışma sırasında yeni hayatımıza alıştığımızı düşünsek de bir müddet sonra tekrar eski yaşantımıza dönüveririz, fakat bunun farkında olamayız. İşte böylesine zor ve kritik bir durumdur bu çalışma, resetleme işlemi.

Tüm bu çalışmaları yaparken hayatımızda gereksiz olan her şeyi atmalıyız. Buna bizi yanlış yönlendiren insanlar, kullanmadığımız eşyalar, malzemeler de dahildir. Bunu da yaparken olabildiğince titiz ve hassas hareket etmeliyiz. Yoksa öyle cihazlardaki gibi bir anda tüm hayatımızı resetlersek her şey bir anda bizim için kabus olabilir. Pişmanlık duyup tekrar eski hayatımıza özlem duyabiliriz.

Hadi bu işlemi öyle böyle bir şekilde başardık diyelim ya sonrası? Fuzuli olan şeylerden kurtulmaya başladıktan sonra bunların yerine istediğimiz, özlemini duyduğumuz kendimiz için değerli ve güzel şeyleri hayatımıza teker teker almalıyız.

Bu çalışmaların yanında olmazsa olmaz en önemli şeylerden birisi de okumaktır. Bu süre zarfında sürekli okumalı ve kendimizi eksik gördüğümüz konularda takviye olacak bilgileri öğrenmemiz ve bunları ufak ufak hayatımıza aktarmalıyız.

Bu resetleme işlemi öyle pek de kolay bir şey değildir. Ama hayatta kolay olan ne vardır ki! Öyle değil mi? “Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.”

Hayatımızı istediğimiz gibi tasarlayıp ömrümüzün sonuna geldiğimizde yapamadıklarımızdan dolayı pişmanlık duymamak ümidiyle...

 

Unutmayalım! Hayatın % 10’u başımıza gelenler; % 90’ı onu nasıl alıp kabul ettiğimizle ilgilidir.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Trakya'dan 9 ayda 1 milyar 90 milyon dolarlık ihracat
Trakya'dan 9 ayda 1 milyar 90 milyon dolarlık ihracat
Enflasyondaki artışta temel mal grubundaki düşük baz etkisi öne çıktı
Enflasyondaki artışta temel mal grubundaki düşük baz etkisi öne çıktı