ataköy masöz Maltepe Escort bostancı Escort kadıköy Escort
Reklamı Geç
Advert
istanbulmd.com
Ekonomi ve denge
Emre Baktıroğlu

Ekonomi ve denge

Bu içerik 7573 kez okundu.

 

Ekonomi sadece bir ülkenin yarattığı üretim, hizmet ve girdiler ile oluşmaz. Her ekonomik politika uygulamasında, amaçlara uygun politika araçlarına sahip olmak gerekir. Bu konuda kural, en az belirlenen amaçların sayısı kadar politika aracına sahip olmanın zorunluluğudur. Buna Tinbergen Kuralı adı verilir. Para politikasının kontrolünde, uygulanmasında ve düzenlenmesinde merkez bankaları sorumlu kılınmıştır. Merkez bankaları bankacılık sisteminin iyi işlemesinde bankaların bankası görevi ile para arzının kontrol ve bütçe açıklarının finansmanında hükümetin bankası görevini sürdürmektedir. Merkez bankalarının genel olarak bizdeki gibi operasyonel bağımsızlıkları var. Çok fazla görevleri ve çok fazla araçları yok. Genellikle tek hedef görevi için tek araçla çalışıyorlar. İşte ekonomi ve denge ile ilgili aslen belirtilecek konu burada başlıyor.

Son yıllarda merkez bankasının politika araçları kur düzenleme arada sırada müdahale ediyor gibi gözükme dışında pek fazla bir önemi kalmamış görünüyor. Ülkemizde merkez bankasının muadili olmaya başlayan ve seçilmiş hükümetin tam anlamıyla kontrolünde bulunan bir varlık fonu yönetimi bu işlevi de yavaş yavaş kontrolü altına almış gibi görünüyor.

Oysa varlık fonu geliri genellikle bütçe fazlalarından oluşur. Bir ülke eğer bütçe fazlası veriyorsa maliyeti yüksek yatırımlara kaynak olacak şekilde faydalı şekilde kullanılır. Böyle kullanıldığında ise faydaları: vergi yükünü düşürmesi, borçların erken ödenmesi, finansal varlıkların satın alınarak gelecek kuşakların refahını artırılması gibi sonuçlara neden olacak şekilde çalışır.

Türkiye’de ise Varlık Fonu’nun dayanağı olan herhangi bir emtiaya ya da bir gelir fazlalığı bulunmamaktadır. Türkiye’nin petrol, doğalgaz gibi bir emtiayı ihraç ederek elde ettiği gelirleriyle yaratabildiği bir bütçe fazlası olmadığı gibi cari fazlası veya fazla veren bir kamu emeklilik sistemi de maalesef yok. Tam tersine Türkiye, son dönemlerde azaltmış olsa da bütçe açığı ve cari açık veren, kamu emeklilik sisteminin açığını da bütçeden karşılayan bir sisteme sahiptir. Gelir fazlası olan tek kamu fonu İşsizlik Sigortasıdır. Bu kaynağında kendi maksadına hasıl olabilecek bir durumu gözükmüyor. Hatta bir sefere mahsus alacağı beyan edilen fakat sürekli hale getirilen deprem vergisi gibi bir kaynak bile kendi adına kullanılmadığı herhalde herkes tarafından izlenebiliyordur.

Bu şartlarda yukarıda da belirtiğim gibi varlık fonunun varoluş amacının Merkez Bankasının işlevselliğini ortadan kaldırmak ve ikili bir durumu ortaya çıkarmak gibi görmek mümkündür. Elbette dünyada ki tüm krizleri muhakkak ülkemiz zaman içinde atlatacaktır. Fakat bu ikili durumların ortaya çıkardığı güvensiz durumu normale dönüştürmek uzun yıllar alacaktır.

Sanayileşmiş ülkeler 1980'lerin ilk yansında enflâsyonu düşürdükten sonra para ve maliye politikalarını iç denge amacıyla kullanmayı sürdürdüler, kurları etkileyip dış dengeyi sağlamak için de zaman zaman para politikasını kullandılar.

Gerçek dünyada ABD'nin ve öteki büyük sanayileşmiş ülkelerin politikala­rına bakıldığında, sabit kur sisteminin uygulandığı 1950'li ve 1960'lı yıllarda, bu ülkelerin iç denge amacıyla para ve maliye politikasını birlikte uyguladıkları, ancak dış dengesizliklerin çok ciddi boyutlara ulaştığı durumlarda bu yaklaşım değiştir­dikleri görülür. Öyle zamanlarda bile, dış dengesizlikler karşısında ülkeler para politikasını kullanmakta çekingen davranmışlar, onun yerine örneğin dolaysız kontrol önlemleri uygulamayı tercih etmişlerdir.

1971'den sonraki esnek, fakat yönetimli kur sistemi dönemlerinde de dünya ülkelerinin, dış dengesizlikleri giderme hedefini kur değişmelerine bıraktıkları, para ve maliye politikalarını iç denge için kullandıkları dikkat çekmektedir. Hatta, 1970'lerdeki petrol krizi sırasında yurtiçi enflâsyonu düşürmek için, kurları yönelme veya denetleme yollarına bile gidilmiştir. Ama, mali piyasalarda beklentilerin çok hızlı biçimde değişmesi ve bu piyasalarda uyumun reel piyasalardan çok daha hızlı olması dolayısıyla, denge kurları etrafında büyük bir değişkenlik yaşanmıştır.

1980'lerin ilk yansında enflâsyonu düşürdükten sonra, büyük sanayileşmiş ülkeler para ve maliye politikalarını iç denge amacıyla kullanmayı sürdürdüler, kurları etkileyip dış dengeyi sağlamak için de zaman zaman para politikasını kullandılar. Örneğin, dolarda 1980 başlarından 1985'e kadar aşırı değerlenme görüldü. ABD'nin büyük bütçe açıkları ve ona bağlı yüksek faiz politikası, bu ülkeye önemli ölçüde kısa süreli yabancı sermaye girişlerine neden olmuştu. ABD, 1986-91 arasındaki dönemde öteki büyük sanayileşmiş ülkelerin onayını da alarak faiz oranları­nı düşürdü ve böylece ticaret ve sermaye akımlarını caydırmadan büyüme hızını yükseltip işsizliği düşürmeye çalıştı. 1991'de Doğu ve Batı Almanya'nın birleşmesi, bu ülkede faizleri yükseltti. Bunun nedeni enflâsyonu önlemek, iç tasarrufları özendirmek ve yabancı sermayeyi özendirerek Doğu Almanya'nın gelişmesini sağlamakla ilgili idi. Buna karşılık, ABD ile öteki Batı Avrupa ülkeleri, resesyonu önleme ve zayıf ekonomilerini canlandırmak amacıyla faiz oranlarını düşük tuttular. Böylece, adı gecen ülkeler önceliği iç dengeye vererek para politikasını, dış değil iç denge amacıyla kullandılar. 1990 başlarındaki derin resesyonu gidermek üzere, Avrupa'da faizler 1992'den sonra 1997 ye kadar aşama aşama düşürüldü. ABD'de ise hızlı büyüme karşısında enflâsyonist baskılan önlemek için, faizler yükseltildi. Ama 2000'li yıllarda ABD, artan işsizliği önlemek ve ekonomiyi yeniden canlandırmak için tekrar düşük faiz politikasına geçmiştir.

Görülüyor ki enflasyonu düşürmek için düşük faiz şart fakat bunun aşama aşama yapılması gerekiyor. Ondan önce iç denge unsurlarının düzelmesi lazım. Paramızın değerinin diğer ülkelere oranla düşük olması bizim ürünlerimizin tercih edilmesine neden olmasına rağmen, Hammadde temini gibi dış alımlara daha fazla para harcamamız bu dengeyi koruyabilecek unsurların bozulmasına neden oluyor.

Umarım cumhuriyetimizin 97. Yılında dengeyi her alanda sağlayabiliriz. Anadolu’nun uçsuz bucaksız zengin medeniyetlerinin ve burada yaşayan güzel insanlarının ortak paydalarını koruyabiliriz.

 

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
anlamadım     2020-10-30 varlık fonu merkez bankası yerine mi kuruldu diyorsunuz?
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gemi ve yat sektörü ihracat artışında liderliği bırakmadı
Gemi ve yat sektörü ihracat artışında liderliği bırakmadı
Pozitif tanının yol açtığı 10 negatif duygu!
Pozitif tanının yol açtığı 10 negatif duygu!
seks porno türkçe altyazılı porno seks izle antalya escort bayan Güncel Blog kundu escort bayan kadıköy eskort eskort antalya Bostancı Escort konyaaltı escort Kadın Sitesi tatil otelleri
istanbul escort istanbul escort beylikdüzü escort www.copeland.club www.viagrapills.club beylikduzu escort beylikdüzü escort istanbul escort istanbul escort beylikduzu escort esenyurt escort şirinevler escort esenyurt escort beylikduzu escort şişli escort avcılar escort esenyurt escort porno izle