Advert
Advert
manisa escort hatay escort
istanbulmd.com
Güzel Memleketimiz
Nusret Kafasıbüyük

Güzel Memleketimiz

Bu içerik 70905 kez okundu.
Reklam

 

Yaz mevsimini bitirdik. Sonbaharı da hızlı bir şekilde bitiriyoruz. Kış’a doğru hızla ilerliyoruz. Ülke olarak gündemimizde oldukça yoğun geçiyor.  

Bu yoğun gündemde benim de katıldığım, 4. Uluslararası termal ve sağlık turizm zirvesinden bahsetmek istiyorum. Afyonkarahisar, Denizli ve Sivas’ta gerçekleşen sağlık zirvesi bu sene de 56 ülkeden 300’ü aşkın alım heyeti, yerli-yabancı 55 basın mensubunun katılımıyla Balıkesir Edremit’te gerçekleşti. Zirve Türkiye’nin tarihten gelen termal kaynakları bakımından en değerli bölgelerinden birisi olan Balıkesir’in Turizm başkenti olmasını hedefleniyor.

Organizasyonu oldukça zor ama başarıyla geçen zirvede; Türkiye Sağlık turizm Konseyi derneği- THTC ‘nin başkanı Emin Çakmak;’’ Türkiye’nin sağlık turizminden 890 bin yabancı hasta ile 8,5 milyar dolar kazandığını’’, hedeflerinin 2023 ‘te 20milyar dolar olduğunu ifade etti.

Zirvenin panelinde dikkatimi çeken konuşmalar arasında Kazdağları bölgesinde yaşayan insanların daha uzun sağlıklı yaşamasıydı. Dünyanın en temiz havası bu bölgede olduğundan dolayı üçüncü yaş turizmi denilen altmış yaş gurubuna sağlıklı yaşam için hitap ediyor.

Zirvede dikkatimi çeken konuşma ise ‘turizm de büyümenin önemli olmadığını ‘ ifade eden ünlü turizmci Hüseyin Baraner’in şu cümlesi oldu;’’ turizmde büyüme dönemi bitti, büyüleme dönemi başladı’’ yani büyük otellerde çok kişiyi ağırlamak değil, kaliteli hizmet vererek, doğanızı, tabiatınızı, tarihinizi ve kültürünüzü iyi anlatarak kaliteli turist gelmesini sağlamamız gerekiyor.

Dört gün kaldığım zirvede bölgeyi rehber eşliğinde gezme fırsatı bulduk. Bir gün sabahtan başlayan turumuz Güre sahilinde bulunan özel bir müze olan Kazdağı müzesini gezdik. Burada bölgenin yakın tarihi ilgili materyaller gördük.

Kazdağı'nın ismiyle ilgili en önemli efsane olan Sarıkız Efsanesi şu şekilde anlatıldı; Efsaneye göre, Edremit'in, Güre Köyü'nde Sarıkız adında güzel ve iyi yürekli bir kız yaşıyormuş. Kendisini sevmeyenlerin iftiraları sonucu babası Sarıkız'ı, 5 - 10 kazla birlikte İda Dağı'na bırakmış. Bir süre sonra kızını görmeye gelen baba, kızından su istemiş ve Sarıkız dağın tepesinden elini körfeze uzatarak tasını doldurunca kızının erdiğini anlamış. Sırrı anlaşılan Sarıkız orada, kızına yaptıklarından dolayı çok üzülen babası ise İda Dağı'nın başka bir tepesinde ölmüş. Bu efsaneye göre İda Dağı, Kazdağı, dağın doruğu Sarıkız Tepesi, kızın babasının öldüğü yer de Babadağı olarak anılmaya başlanmış.

Buradan temel geçim kaynağı olan zeytin fabrikasına geçtik. Dünyanın en uzun ömürlü ağaçlarından biri olan zeytin ağaçlarını gördük. Hatta 1200 yaşında olan bir zeytin ağacına rastladık.

Bir sonraki durağımız Roma döneminden kalma Antandros Antik Kent’ti. Kazı sonucu ortaya çıkan villa diye nitelendirilen bu yerleşim merkezi denize nazır o dönemin insanın yaşam şeklini anlatıyordu.

Öğle yemeğinden sonra kaz dağlarının 1800 metresine çıktık.  Gün sıcaklığı otuz dereceyi buluyordu. 1800 metreyi çıkınca üşüdük mont giyme ihtiyacı duyan arkadaşlarımız oldu. Gözünüz alabildiğiniz yeşil manzarasını seyretme zevkini yaşadı. Safari jeep ile çıktığımız dağ yolarının engebeli olması bize heyecanlı anlar yaşattı.

Bir günde Burhaniye Ören’den Başlayan gezimiz Türkiye’nin ilk boğaz köprüsünden geçerek cunda adasına geçtik. Cunda’da öğleyin lezzetli bir balık yemeği yedik. Buradan eşsiz manzara eşliğinde 2 saate yakın bir tekne gezisi ile Ayvalığa döndük.

Ayvalığ’ın eski Rum evlerinin bulunduğu dar sokaklardan geçerek Taksiyarhis kilisesine gittik. Melekler için yapılmış bir kilise gördük. Buraya yakın kiliseden dönme olan Saatli Camii’yi ziyaret ettik.

Ayvalık’tan 8 km uzaklıkta kayalıkların tepesinde olan Ayvalık Midilli adalarını seyrettik. Burada şeytanın ayak izi bulunduğuna inanılan milletin bozuk para attığı yer bulunmaktadır.

Üç dört gün süren gezimiz de aklımda kalan yerleri kısaca anlatmak istedim.  Elbette eksiklerim ve yanlışlarım olabilir. Benden daha iyi anlatanlar da vardır. Benim dikkat çekmek istediğim nokta; deniz, tarih, termal su, tabiat, gastro, kültür ve anlatan efsaneler dünyada bunlarının hepsinin bir arada başka yerde bulunduğunu düşünmüyorum.  

Yunan mitolojisinde ki birçok efsane bu bölgede olduğunu söyleniyor ama Yunanlılar bu bölgeyi anlattırmıyorlar. Avrupalılar bölgeyi tanımıyor. Bizim bu bölgeyi de ve ülkemizde dünyaya çok iyi anlatmamız gerekiyor.

Memleketimizin her köşesi bir başka güzel. Biz yeter ki memleketimize güzel bakalım, güzel anlatalım..

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gayrimenkul Avrupa'da hala en iyi yatırım aracı
Gayrimenkul Avrupa'da hala en iyi yatırım aracı
Enflasyondaki artışta temel mal grubundaki düşük baz etkisi öne çıktı
Enflasyondaki artışta temel mal grubundaki düşük baz etkisi öne çıktı