Advert
Advert
Dönüşü olmayan yol
Emre Baktıroğlu

Dönüşü olmayan yol

Bu içerik 619 kez okundu.
Reklam

Enflasyon rakamlarında önümüzdeki en az 6 ay boyunca büyük bir gerileme beklenmiyor. Dış borç ödemelerinin finansmanı için yabancı yatırımcıya ihtiyaç var. Türk Lirası'nda belirgin biçimde yaşanan değer kaybının devam edip etmeyeceği ise büyük oranda Merkez Bankası'nın duruşuna ve döviz rezervlerinin korunmasına bağlı olacak.

2019'un ikinci yarısında enflasyonun yüzde 20 üzerinde seyretmesini bekleniyor. Yaz ayı sebebiyle kısmen düşüş görülebilir. Ancak enflasyon çift haneli rakamlarda kalmaya devam edecek.

Eğer yukarıda yazdıklarımı okuyabiliyor ve bu verilerin doğruluğuna katılıyorsanız. Ekonomi hakkında en azından bir yere kadar yorum yapma, kabiliyet ve hissiyatınız var demektir. Cebinizdeki paranın eskisi gibi ihtiyaçlarınıza yetmediğini görüyorsanız. Sorun sizde değil. Çünkü resmi veriler ekonominin iyi olmadığını gösterse bile aklı selim olan hiç kimse bunları dile getirmiyor. Eğer bir sorunu çözmek istiyorsanız. Öncelikle sorunu bütün gerçekliğiyle masaya yatırmanız ve doğru değerlerin üzerine çözüm üretmeniz gerekir. Bir önceki sayımızda artık ekonomi zamanı dedik. Dedik demesine ama bir türlü üzerimizden atamadığımız sıkıntı silsileleri var. O da ‘Güven’ başlığı altında toplanabilecek, adına ve bu kavrama destan yazılabilecek bir bileşim. Önce güven, sonra istikrar gibi klasikleşmiş ağırkanlı tutumumuz, birçok ülkeden daha da fazla bizim gibi ülkelerin ekonomi konusunda sıkıntılarını büyütüyor. Atılacak her adım siyasetin uhdesinde gösteriliyor. Fakat iktidarlar devleti güçlü kılmakla görevli olmalıdır. Kendini güçlü kılmakla değil.

Dünya ticaret kavgalarıyla boğuşuyor. Bu kavgaların kime daha fazla yaradığını görmek zor olmasa gerek. Kim suçluyor, kim inandırmaya çalışıyor buna baktığımızda durumu sizlerde açık seçik değerlendirebilirsiniz.

Ticaret savaşları, FED faiz artışları, Trump’ın ABD ile ticaret ilişkisi bulunan her ülkeye ekstra vergi teşviklerini kaldırması, Petrol fiyatlarının artışı, Gerçek değerler üzerinden değil de sanal dünyada yaratılmış kazançların bir balon gibi şişmesi bunun sonucunda reel değerlerin daralması, daha birçok faktör ekonomimizi tahmin edilebilen sağduyulu planlamalara götürmediği gibi bizi de her geçen gün küçülmeye itiyor. Belki de dönüşü olmayan bir yoldayız.

Birileri size düşmansa ve siz onunla kavgaya tutuştuğunuzda her şey o kadar hızlı gelişir ki, siz geçen zamanı çok uzun algıladığınız halde dışarıdan bakanlar bu kadar tantanayı sadece seyredip yanınızdan geçip gider. Olay bu kadar basit ve net. Eğer bir kavganın içine çekiliyorsanız. Bilin ki etrafta bir tantanacı, bir de onu gözeten kişi, kişiler mutlaka vardır. Bu sebeple Ülkemizin ne Amerika ne Rusya ne Avrupa ülkeleri ne de başka bir ülkeler ile bir mücadele içinde olmasına, hele ki söz düellosuna girmesine gerek yok. Mutlaka bir hareket içinde olacaksak. Türk siyasetinin çok önemli simalarından biri olan Turgut Özal’ın; liberal-muhafazakâr tonu ağır basan ve çoğunlukla ekonomik kalkınmayı temel alan rasyonalist politikası ele alınmalıdır.  Özal, 5 Kasım 1991’de, “Dış Politika ve Ekonomi Açılarından Türkiye’nin Stratejik Öncelikleri” adlı sempozyumun açılışında, iktidarları döneminde neden refah devleti anlayışı yerine, yeni sağın bireyciliğe dayalı serbest piyasa anlayışını tercih ettiklerini şöyle ifade etmeye çalışmıştır: “20’nci asrın ilk ve ikinci çeyreğinde, revaçta bulunan usul, refah devletiydi. O bitti artık. Devletin refahı temin etmesi diye bir şey önümüzdeki asırda yok. Yani eğer bu yanlışı tercihe kalkarsak, hakikaten Türkiye’yi çok geriye atarız. Hatta asrın üçüncü çeyreğinden gelen bir sosyal devlet mefhumu var. O da bitiyor. Devletin rolü değişiyor. Yerine insanın rolü geliyor…21’nci asra doğru giderken, her şeyi temin eden devlet yok, bitti. Yerine süratle, ferdin çok daha hareketli, üretken, yaratıcı olduğu, olabileceği, çok daha serbest bir ortam meydana gelecek” İşte bu hareketli ortamda kendi içimizden birçok kahraman çıkaramazsak, hep aynı rollerin bizim faydamıza çalışabileceğinde karar kılarsak 2020’de aynı çukura yuvarlanırız.

Yeni Esnaf Gazetesi yine Dilek Pastanesi’nde Esnafla buluştu

Ramazan biterken yine kendimi tekrarladım. Üretim dedim, birlikte ülkemiz için çalışalım dedim. Kanaatim o ki bu sözler bu kez biraz daha iyi duyuldu. Daha fazla karşılık buldu. Şimdi özlemle beklediğimiz Ramazan Bayramı’na nihayet kavuşuyoruz. Bu mübarek ayda hepimizin dualarının kabul olmasını, refah içinde, güçlü ve mutlu günlerde çalışıp, üretmek; sıhhatli bir ömürde dostlarımızla, sevdiklerimizle buluşmak nasip olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Ahmet     2019-05-30 ekonomi battı. Şimdi seçimle perde çekiyorlar üzerine
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kuzey Marmara Otoyolu'nun TEM kavşağı açılıyor
Kuzey Marmara Otoyolu'nun TEM kavşağı açılıyor
Bursagaz ve Kayserigaz SOCAR Türkiye bünyesinde
Bursagaz ve Kayserigaz SOCAR Türkiye bünyesinde