Advert
Advert
İşleri Var Dinimiz, Dinleri Var İşimiz Gibi
Kadri Hoşgör

İşleri Var Dinimiz, Dinleri Var İşimiz Gibi

Bu içerik 151 kez okundu.
Reklam

                             

 

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’a Almanya’ya yaptığı seyahat dönüşünde sorarlar: Üstat Almanya’yı nasıl buldun? Üstad’ın cevabı manidardır: İşleri var dinimiz, dinleri var işimiz gibi…

Geçen hafta sürpriz bir şekilde Almanya’ya gitme fırsatım oldu. Bir haftalık süre içerisinde etrafı, insanları epeyce gözlemleme fırsatım oldu. Orada istisnasız her şey aksamadan, sisteme dayalı bir şekilde tıkır tıkır işliyordu. Araçlar o kadar nizami bir şekilde kullanılıyordu ki; bir an bu araçların, insansız olduğu düşüncesine kapıldım. Yayalar güvenle karşıdan karşıya geçiyor; kimse en ufak bir tedirginlik yaşamıyordu.

Bazı ağabeylerimiz bu tür benzetme ve kıyaslamalardan nefret eder, bizdeki eksiklik ve yanlışlıkları kabul etmek istemezler veya bunlardan bahsedilmesini uygun görmezler. Peki, bu gerçeği değiştirir; bizim eksikliğimizi giderir mi? Asla…

Almanya dönüşünde kötü bir haber aldım. Aynı binada oturan bir komşumuzun 20 yaşında ve 11 yaşında kızları iftar için bir şeyler almak için dışarıya çıkmışlar. Eve dönerken yaya geçidinden yolun karşısına geçerken bir araba duruyor fakat yanından geçen araç süratli olduğu için duramıyor ve 11 yaşındaki kıza çarparak ileri fırlatıyor. Kafası üzerine düşen kız çocuğunun kaşı yarılıyor ve kaşına dikiş atılıyor ve gözüne bandaj takılıyor. Babasını arayıp geçmiş olsun dileklerimi sundum. Kızının durumunun iyi olduğunu söyledi. Aracı kullanan 16 yaşındaki çocuğun doğal olarak ehliyeti yokmuş ve hapse atılmış. Bu akşam bahçede bina iftarımız vardı ve aile yaşamış olduğu hadiseden dolayı iftar davetine katılamadı. Bilinçsiz ve sorumsuz bir davranışın ailede ne gibi olumsuzluklara sebep olduğunu görüyor musunuz? Bundan 15 yıl önce, bir tanıdığın kızına Vatan Caddesindeki ışıklarda kırmızıdan geçen bir araç vurdu ve kızcağız orada vefat etti. Şöför mü? 3 ay geçmeden dışarıda. Çok bile kalmış dediler.

Diyorlar ki, Avrupalı kurallara cezadan korktuğu için uyuyor. Ceza olmasın bildiklerini okurlar. Olsun, önemli olan sonuç değil mi! Netice itibarıyla insanlar mağdur olmuyor, can kaybı minimum düzeyde yaşanıyor. Belli bir takım davranış kalıplarının insanı monoton, uyuşuk yaptığını düşünenler de var ama hiçbir şey bizim kuralları uygulamamız için geçerli bir neden olamaz. Sahi biz niye kurallara uymuyoruz?

Aslında bu işler ilk önce ailede başlıyor sonra okulda devam ediyor. Okuldaki eğitim sistemi çocuklarımızı şekillendiriyor. Bizim yeri ve zamanı geldiğinde patlattığımız bir slogan vardır ya: “Eğitim Şart”. İşte ondan…

Bir sıkıntı da insanların kendisini eleştirmemesi, kusur ve eksikliği hep karşısında araması. Hal böyle olunca durumumuzda da hiç düzelme olmamaktadır.

Almanya’ya birlikte gittiğimiz arkadaşım Murat, ilk defa Almanya’ya gidiyordu. Ve dedi ki abi ben Türkiye’ye dönünce kendi üzerimde çalışarak kendimi olumlu anlamda tamamen değiştirmek için çaba sarf edeceğim.

İnsanımız; misafirperver, içten, candan, cömert am bu yeterli değil ki! Kurallara uyma konusunda maalesef çok ciddi eksiklerimiz var ve bu konuda kendimize çeki düzen vermemiz gerekiyor.

Bizde de kurallar ve bu kurallara uyulmadığı zaman uygulanacak müeyyideler var ama uygulama yok varsa da çok zayıf. Örneğin; sigara içmenin yasak olduğu mekanlardan olan kapalı pazar alanları. Pazarcılar fosur fosur sigara içiyor ne ceza kesen var ne de uyaran. Kuralların esnek olması hoşumuza gitmiyor değil, ama bu iş böyle olmamalı. Normal değil; bir şekilde, bir şeyler yaparak bunları değiştirmeliyiz.

Yaya geçitleri olmasına rağmen yayalar gelen araçların bitmesini bekliyor ve araç gelmediğinden iyice emin olduktan sonra karşıya geçiyor. Hele bazı yaya geçidinin olduğu yerlerde, araçların hızını kesmek için yapılan yükseltilerden var. Buradan geçerken hız kesmeyen araçların ön tamponu inişte asfalta değiyor. O kasis, uyarı levhası, çizgi hiç mi bir anlam ifade etmiyor? Anlamak gerçekten çok güç!

Eğitim Şart! Ama bu slogan tek başına hiçbir anlam ifade etmez. Eğitime önce kendimizden başlamalı ve eksik yönlerimizi düzeltmeye çalışmalıyız. Yoksa; eksikleri görmeye çalışmak, bize hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Unutmayalım: Hayatın %10’u başımıza gelenler; %90’ı onu nasıl karşıladığımızla ilgilidir.

Herkese ailesi ve yakınlarıyla; sağlıklı, mutluluk ve huzur dolu bayram dileklerimle…

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Kuzey Marmara Otoyolu'nun TEM kavşağı açılıyor
Kuzey Marmara Otoyolu'nun TEM kavşağı açılıyor
Bursagaz ve Kayserigaz SOCAR Türkiye bünyesinde
Bursagaz ve Kayserigaz SOCAR Türkiye bünyesinde