Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Borçları azaltıp stokları eritme dönemi!
Emre Baktıroğlu

Borçları azaltıp stokları eritme dönemi!

Bu içerik 794 kez okundu.
Reklam

Pek çok maliyetin artmasıyla sıkıntıya giren küçüklü büyüklü firmalar, ilkönce şöyle bir dertlerini bütünüyle ortaya serseler bile işin, gidişattan dertlenmek olmadığını nihayetinde fark ettiler. Sorunların kaynağına en nihayetinde inme düşüncesiyle bazı gerçekleri fark ettiler. Çünkü hammadde üreten, üreticiye toplu çözüm ve kaynak yaratan KİT’lerin (Kamu İktisadi Teşebbüslerinin) elden çıkması ile başından beri ileride ortaya çıkacağı belli olan sorunlar, artık görünür hale gelmişti. Sanayide kamunun tasfiyesi ile başlayan reformist hareket, rekabeti yaratacak denli bir büyük bir girişime dönüşemedi. Devredilen her teşebbüs daha devirli bir hale gelerek; kendi üretim ve hizmetini ekonomik koşulları bahane ederek kaynakları daha pahalı sanayiye sunmaya başladı.

Özelleştirilirken en çok gelir getiren özelleştirme olan Türkiye Petrol Rafinerileri başta olmak üzere, Yem sanayi, kâğıt sanayi, Orman ürünleri, köy ürünleri, Demir çelik. Türk Motor sanayi, Demiryolları, Petrokimya ürünleri, Madencilik, ulaşım, haberleşme daha saymaktan benim sıkılacağım sizin yorulacağınız birçok kurum ve müessese elden çıkarıldı. Bu özelleştirmelerden elde edilen gelirlerin başka hizmet ve yatırımlara dönüşmesini hep birlikte alkışladık. Amma ve lakin bu satışların etki analizini sanırım pek de iyi yapamadık. Çünkü ayakkabı sektörü PETKİM gibi büyük bir güvenceyi, Döküm sanayindekiler, metal işinde olanlar örneğin ERDEMİR- İSDEMİR gibi, Tarım ile uğraşanlar ORBÜS gibi teşebbüslerin desteklerini büyük oranda yitirdiler. Muhakkak yazdıklarımdan daha önemlileri de vardır. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre buradan elde edilen gelirlerin %60’ı hazineye ve kamu açıklarının daraltılmasında kullanıldı. %40’lık kısmı ise sistemin faiz giderlerine, borç taksitlerine ve özelleştirme bürokrasisine gidiverdi.  

Gelecek yılların ekonomi politikaları saptanırken işte bu geçmişin hesapları iyi yapılmalı. Sanayileşmede teknolojiye, eğitime bölgesel dengelerin iyi gözetilmesine ve kaynakları iyi bölüştürmeye dikkat etmek gerekiyor. Buna dikkat edilmezse günü şimdilik kurtaran şu söz iş dünyasının diline pelesenk olur ‘Stokları eritip borçları kapatacağım’ ya sonra?

Sorun yetenekte mi? Eğitimde mi?

Man Power Group’un 2018 Yetenek Açığı Raporu’na göre, yetenek açıklarımız %66 ile dünyada bu sıkıntıyı çeken 6. Ülke olarak görünüyor. Elimizde olan yetenekleri de elimizde tutamadığımız bir gerçek. Bu yetenekler becerilerini sergileyebilecekleri ortamları Türkiye’de bulamadıkları için yurtdışına gidiyorlar. İnsan kaynağını göçmen yığınla ve onlara iş öğretmekle geçireceğimize meslek liselerinde kahramanlar yetiştirelim diye bunca zaman her yerde söylerken. Bu sayımızda bu ifademe destek, bir iki örnek verebiliyoruz.

NEKO Otomotiv’in yönetim kurulu başkanı Necati Kosova, İTO motorlu taşıtlar komitesi ve BOSCH firması genç kardeşlerimize mükemmel bir kapı açtılar ve laboratuvar ortamında eğitim alan öğrencilerin yetişmesi ve otomotiv sektörünün personel ihtiyacını gidermek için herkese örnek oldular. Yılmaz Modaevi’nin sahibi Mehmet Yılmaz ise röportajında, Kendisinin her yerde, her ülkede çalışabileceğini fakat bir avukat veya doktorun bile gittiği ülkede denklik almadan kendi işini yapamayacağını söylüyor. Fakat terzilerin hemen işini kurup para kazanabileceğini ifade ediyor. Bir lisans diplomasının sizi meslek sahibi yapamayacağını artık hepimiz biliyoruz değil mi?

İOSB’de gelecek

İOSB Başkanı Hakan Tunç ile İkitelli’nin kendi kendini yönetme kararını almasından sonra neler olduğunu konuştuk. Bu röportajdan sonra neden yönetim kendi kendisinin ipini çekti. Bunu düşünmeye başladım. Acaba kendi kendini yönetmeye hazır değil miydi İOSB diye! Fakat yine de fikrim: İOSB başkanları isterlerse eğer tecrübe ve yenilik parolasıyla tüm geleceğe olumlu etkiler yapabilirler şeklinde.

İkitelli’de on yıl ve Yeni Esnaf

Hamsi Balık Lokantası’nda daimî okurlarımızla birlikte Dilek Pastane ve Restoranlarının hazırladığı 10. Yıl pastamızı kestik. Bizleri yalnız bırakmayan okurlarımızın hatırı sayılır övgülerine mahzar olurken mahcup olduk. Bugüne kadar yapabildiklerimiz için sizlere çok şey borçluyuz. Yapamadıklarımız için ise daha çok çalışmak zorundayız. İkitelli’de on yıldır yağmur, çamur dinlemeden sizlerle hemhal olan değerli ortağıma buradaki köşemden de teşekkür etmek istedim. Sevgili Nusret saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Hep böyle başarılı ol.

SİRHA İstanbul

İspanya’da milli gelir artışının yüzde 25’i gibi bir oran sadece “yiyecek sektörü ve gastro turizmden” geliyor. Bizde ise 2016 yılında 25 milyon turist ile turizmin milli gelire katkısı maalesef yüzde 13 olarak kalmış. Bu sektörün en ve çok önemli buluşması İstanbul’da İstanbul Kongre Merkezi (ICC), Harbiye’de yapıldı. Üstün kalitesi ve sıcak atmosferi ile fark yaratan Sirha, milli kültür ve değerlerimize farklı bir bakış atılmasını sağladı. Genç şefler, özel tatlar ve girişimci hikayeleriyle dopdolu bir fuar geldi geçti. Bu organizasyona öncü olan GL Events Danışmanı Haluk Ogan’a bir alkış gerek.

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
A koca     2018-12-05 Tebrikler Emre bey
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019’da tarıma 16,1 milyar liralık destek verilecek
2019’da tarıma 16,1 milyar liralık destek verilecek
Elektronik ticarette yeni dönem başladı
Elektronik ticarette yeni dönem başladı