Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Bilmek Ve Yapmak
Kadri Hoşgör

Bilmek Ve Yapmak

Bu içerik 239 kez okundu.
Reklam

 

Goethe “Bilmek yetmez; uygulamalıyız.” der. İstemek yetmez, yapmalıyız. Bilmek başkadır, yapmaksa daha başka. Hepimiz neredeyse çoğu şeyi biliriz ama yapmayız, yapamayız. Sanki bir güç bize engel olur, bizi geri çeker.

Önceleri, okuduğum kitaplarda doldurulması istenen boşluklarla karşılaştığımda onları doldurmadan es geçerdim. Genelde bölümlerin sonlarında yer alan bu talimatları yapmadan geçince; birkaç saniye içerisinde pek çok sayfa atladığım için kendimi şanslı sayardım. Oysa hayat, eyleme geçmektir. Bir şeyler yapmaktır. Bu, her ne olursa olsun.

Bugünlerde okuduğum bir kitap var. Dün, kitabın 118. sayfasında “… İlk olarak sizi geri bırakan şeyin ne olduğuna bakacağız, bir vizyon yani ileriye dair bir görüş oluşturarak, olmak istediğiniz seviyeye gerçekten çıkabilmeniz konusunda bir plan inşa edeceğiz. Bu, bu kitabın gizemi: Bu, tam şimdi harekete geçmekle ilgili. Hayatınızın tam şu anda muhteşem olmak istediğiniz kilit alanlarına kendinizi adayın.

Bunu yaptınız mı? Eğer yapmadıysanız kitabı bırakın ve gidip hemen yapın. Bu önemli. Bu hayatınızı değiştirecek. Sadece okumak hayatınızı değiştirmeyecek ama eyleme geçip yazıya dökmeniz değiştirecek. Bu kitap harekete geçmekle ilgili, yani eğer yapmadıysanız şimdi yapın…” ifadelerini okuyunca kitabı kapattım ve düşünmeye başladım. Hangi 3 konuda muhteşem olmak istediğimi belirlemem gerekiyordu. Otobüste giderken okuduğum kitabı, bu bölümleri okuduktan sonra kapattım. Yani kitabı bırakın kısmını gerçekleştirmiştim ama devamında hemen gidip yapın diyordu. Peki, neyi yapacaktım? Onu da tam anlamadığımı kitabı tekrar elime alıp okuyunca fark ettim. Ajandamı açarak muhteşem olmak istediğim 3 alanı yazdım. Artık kitabı okumaya devam edebilirdim. Bu arada yazmak; yani duygu, düşünce ve isteklerimizi not etmek çok etkili bir eylemdir. Bence bunu yabana atmayın ve uygulayın, sonuçlarına şaşıracaksınız.

Okuyup öğrendiğimiz bilgileri hayatımıza aktarıp uygulamaya başlamak çok önemli ve zor bir süreçtir. İşin bu kısmını geçmiş olduğumuzu düşünelim. Kendimizi bu işlemleri yaptığımız için şanslı hisseder, level atlamış gibi görürüz. Ama belli bir zaman sonra yine eski halimize geri dönüveririz. İşin ilginç yanı da, bunun farkında olmayışımızdır. O yüzden farkındalık, bir diğer ifadeyle hayatı sorgulamak için gayret göstermeliyiz. Yaptığımız eylemleri niye yaptığımızı, amacımızın gerçekten ne olduğunu bilerek yapmalıyız.

Tüm bu süreçler bir çaba ve gayret gerektirir. Ama önce niyet olmalı, istek olmalı. Eğer yaptığımız işi zorla veya iş olsun diye öylesine yapıyorsak, sonuçtan fazla bir şey beklememek gerekir.

Hikâyeyi değiştiremedikten sonra, son sayfayı bilmek yük olur sadece insana. Onun için okumak, okuduğumuzu ezberlemek yetmez. Onu içselleştirmeli, özümsemeli, benimsemeli ve devamında hayatımıza aktarmalıyız. İnanın hayat asıl ondan sonra anlam kazanacak, değerlenecektir. Yoksa ezbere, bize öğretilen şekliyle yaşanan hayat yaşanmamış sayılır. Victor Hugo, “herkes ölür ama herkes yaşamaz” der. Ne kadar anlamlı ve değerli bir sözdür bu. Bazı insanlar hayatlarını bilinçli olarak dolu dolu yaşarken, bazıları da hayatını farkında olmadan ezbere yaşar. Hayata bu pencereden baktığımızda etrafımızda dolaşan pek çok ayaklı cenaze olduğunu görebiliriz.

Okumak, okuduğumuzu anlamak, uygulamak ve başkalarına da aktararak faydalı olabilmek ümidiyle… Unutmayalım: Hayatın %10’u başımıza gelenler; %90’ı onu nasıl karşıladığımızla ilgilidir.  

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019’da tarıma 16,1 milyar liralık destek verilecek
2019’da tarıma 16,1 milyar liralık destek verilecek
Elektronik ticarette yeni dönem başladı
Elektronik ticarette yeni dönem başladı