Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Önce büyükler mi?
Emre Baktıroğlu

Önce büyükler mi?

Bu içerik 1357 kez okundu.
Reklam

 

Bugün özel sektörün gündeminde ‘yeniden yapılandırma’ ve ‘konkordato’ var. İktidar, yeniden yapılandırma için yasal düzenlemeler yaptı. Fakat önce büyükler diye başladı. İSTESOB Başkanının her yerde dile getirdiği sözü anımsadım o zaman “Küçük olmadan büyük olunmaz” diyordu Faik Yılmaz. Bu söz neden aklıma takıldı. Çünkü İlk etapta 100 milyon TL’nin üzerinde borcu olan şirketler için düzenleme yapıldı. Borcu 15 milyon TL’ye kadar olan KOBİ’lerde buna eklendi. Sizce büyük firmalar bu finans sıkıntılarını küçük esnaftan daha dirençli karşılayamaz mıydı? Sesi olanın sesi kısıldığı için belki de bu sıkıntıların yaşandığı, sizin de kulağınıza çalınmıyor mu?

Geçmiş daima geride kalacaktır. Bugün önümüze bakmamız gerekiyor. Seçimlerin yaklaştığı şu dönemde elbette geçtiğimiz dönemlere dair bir değerlendirme yapacaksınız. Lakin sözler politikada ve iş dünyasında yine kızışacak gibi görünüyor. Yine ekonomide yaşadığımız en büyük sıkıntıların, geçmişte yaşadıklarımızı en objektif bir şekilde ve tüm verileriyle ortaya koyamadığımızdan kaynaklandığını, sizde benim gibi düşünüyorsanız. Bunun gizli formülünü de biliyorsunuz demektir. Bu formül çok basit… Politikadan arındırılmış bir ifade kullanarak; gerçekçi sorunlarımız şunlar, acil olarak uygulanması gerekenler bunlar. denilmeli... Sakın bu formülü hafife almayın. Gerçeklerle yüzleşeceğimiz günler çok uzak değil.

Ekonominin lokomotifi Otomotiv sektörü olabilir mi?

İhracatımızın yüzde 17’sini oluşturan sektörün otomotiv sektörü olduğunu biliyor muydunuz? Bu yıl 30 milyar dolar gibi bir rakama ulaşması beklenen bu sektör büyük eleştirilere de uğruyor. Çünkü yabancı ürün girdisi çok olan bu sektörde çalışanlar ülkeye yaptıkları katma değeri anlatamıyorlar. Otomotiv sektörü halen Türkiye’nin en önemli sanayi alanlarının başında geliyor. Ülkemize çektiği sermaye ve yabancı yatırım miktarı açısından ilgi çekici bir fark yaratığı da bariz ortada.

Üretimi Türkiye’de yapılsa da pek çok girdisinin döviz cinsi olması ekonomi yönetiminin gözünde otomotivi, inşaat sektörü gibi özen gösterilen bir alan olmaktan çıkarıyor. Ancak uzun vadeli bir bakışla, örneğin üretim kapasitesi ve istihdam sağlaması düşünüldüğünde, ekonomide ki kronik sorunları çözebilecek bir sektör olarak ön plana çıkıyor bana kalırsa.

 Mobilya sektörü elini taşın altına soktu fakat bu KDV?

Enflasyon, Türkiye ekonomisini sert bir şekilde vurdu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre bir önceki yılın Eylül ayına göre yüzde 24,52 oranında artan TÜFE pek çok sektörde tüketicilerin elini bir hayli zorluyor. Mobilya sektörü enflasyon ile mücadelede elini taşın altına koydu; reklamlarla, yatırımlarla piyasaya moral depoluyor. Sakın yılmayın bütün zorlukların üstesinden geleceğiz diyor; ancak KDV oranları daha önce olduğu gibi düşmedikçe bu motivasyonunu kaybedebilir.

Buradan MASKO yönetiminin yaptırdığı reklamlarla, MASKO’yu diri ve capcanlı tutan Mehmet Mutlu’yu tebrik etmek istiyorum. Bu dönemi yönetmek, ciddi sorumluluk ve cesaret ister. Tebrikler MASKO’nun başkanı.

İkitelli Organize olamayan sanayi

İkitelli Organize Sanayi Bölgesini (İOSB) teşkil eden kooperatif başkanlarının ve bağımsız bölge temsilcilerinin katıldığı Olağanüstü Genel Kurul toplantısından haklarında dava açılan yöneticilere azledilme kararı çıktı. Oylamada 23 oya karşılık 30 oy ile Nihat Tunalı, Sebahattin Kayas, Nedim Çırpıcı yönetimden azledildi. Dönemin yönetim kurulu üyesi olan Hasan Tahsin Karagöz'de bu davanın içerisinde yer aldı. Bu olağanüstü kongre bitti. Konuşulanlar bitti mi? Elbette hayır. Dileğimiz herkese örnek olması gereken bu büyük sanayi bölgesinin bundan sonra üretimle, kazançla, örnek edimlerle anılması. Haberlerimizi bu konularda yazabilmemiz.

Cumhuriyet Bayramı’nı kutluyoruz. Bu önemli günde İlber Ortaylı’nın dikkat çeken şu ifadesini paylaşmak isterim.

“Cumhuriyet kelimesi Arapçadan geldi” dedim ama Araplar bu kelimeyi hiçbir zaman bildiğimiz cumhuriyet anlamında kullanmadılar. Çünkü bu rejimi hiç uygulamadılar. Cumhuriyet lafını eden biz Türkleriz. Cumhuriyet kelimesi, I. Dünya Savaşı’ndan evvel her yerde antipatiyle karşılanırdı. O dönemlerde kibar bir muhitte krallar aleyhinde konuşmak, cumhuriyeti övmek sizin o toplumdan kovulmanıza dahi sebep olabilirdi.” Ama biz Cumhuriyetin kıymetini bilelim. Anlamak için çaba sarfedelim. Farklılıklarımızla birbirimizi itham etmekten ziyade bunlarla iftihar edelim. 95. Yılımız kutlu olsun.

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
ali veli deli     2018-10-30 Otomotiv sektörü kesinlikle ekonominin kamburlarından yanılıyorsunuz
A koca     2018-10-30 KDV oranlarının acilen eski kampanya oranlarına çekilmesi gerek
Deli kadir ulen     2018-10-30 herkes mobilyacı usta arıyor. ama para veren işini hakkıyla teslim eden yok
Ahmet     2018-10-30 iyimserlik işimize yarayan bir olgu mu enflasyonla mücadelede bunu sormak isterim.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar