Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Değişmek Mümkün Mü?
Kadri Hoşgör

Değişmek Mümkün Mü?

Bu içerik 1868 kez okundu.
Reklam

 Pek çok kişi değişmek istediğini söyler. Ama aslında; eski hayatlarından, ilişkilerinden ve alışkanlıklarından vazgeçmeye de pek niyetli değillerdir. Bir kişi sağlıklı olmayı çok istediği halde sigarayı bırakmak istemeyebilir. Bir diğeri ise, finansal yönden başarılı olmayı arzu edebilir; fakat her gece arkadaşlarıyla geçirdiği güzel zamanlardan vazgeçmek işine gelmeyebilir.

Yeni bir insan olmak için, eskisini bırakmaya kararlı olmanız gerekir. Yeni halinize uygun olan şeyleri yapmaya başlamak istiyorsanız, arkadaşlarınız onaylamasa bile belli şeyleri yapmamak için niyetli olmalısınız. Konfor alanınızdan çıkmaya ve esnek düşünmeye engel olan “değişmeme dürtüsünün” üstesinden gelip “tutumlarınızın kök salmasına” engel olmalısınız.

Çaba göstermeye istekli olmalısınız. Fazla ilerleme kaydetmemiş olsanız bile uzun süre sebat göstermeye istekli olmalısınız. Çünkü amaçladığınız şey, hayatınızdaki uzun bir dönemi kapsayacak olan temel bir gelişim ve ilerlemedir. Farklı bir insan olabilmek için sıkı ve uzun soluklu bir çalışmaya istekli olmanız gerekir.

Bir sorunu çözdüğünüzde veya hedefinize ulaştığınızda, deneyimlenmiş olduğunuz duygunun aynısını bu şartlar gerçekleşmeden de hissedebiliyor ve bunun sıcaklığını devam ettirebiliyorsanız, bu duygu kendisine eş bir duyguyu fiziksel dünyada da koyabilecektir.

Heyecanlı bir macera filmi seyretmek üzere bir sinema salonuna gittiğinizi hayal edin. Sinemaya vardığınızda, aynı filmin bir önceki matinesinin bitmesine on dakika kalmış olduğunu görüyorsunuz. Lobide beklemek yerine, filmin son on dakikasını seyretmek için içeriye giriyorsunuz. Tüm senaryonun nasıl geliştiğine başrol oyuncularının başlarına neler geldiğine tanık oluyorsunuz. Böylece film bittiğinde, öğrenmediğiniz hiçbir şey kalmamış oluyor. Bir sonraki matine başladığında yeniden içeri giriyor bu sefer filmi başından itibaren seyretmeye başlıyorsunuz. Ancak bu sefer senaryo ilerledikçe heyecana kapılmıyorsunuz. Tam tersine gevşiyor ve filmi daha objektif bir gözle seyretmeye başlıyorsunuz. Filmin çekimini, diyaloglarını, sahnelerin birbirine nasıl bağlandığını, senaryonun nasıl geliştiğini izlemekten hoşnut oluyorsunuz. Dingin ve gevşemiş bir durumdasınız. Çünkü o filmin nasıl bittiğini biliyorsunuz. Ancak filmin bir önceki matinesinin son on dakikasını seyretmemiş olsaydınız, bu kadar az kaygılı veya rahat olamazdınız.

Bu metod, kendinizle ilgili değerlendirmelerinizi ve hedeflerinizi, bilinçaltınızın daha derin yerlerine programlamak için kullandığınız metotla tıpatıp aynıdır. Buradaki duygusal yaklaşım, gevşemeyle birleştiğinde bilinçaltını harekete geçiren ve değişimin hızlı olmasını sağlayan bir süreç haline dönüşür. Bir çeşit kendi kendine telkin olarak da adlandırabileceğimiz bu zihinsel durumu arzu ettiğiniz neticenin hızlı bir şekilde maddeleşmesi takip eder.

Çoğu insan hevesle hedefinin yoluna koyulur, ama ondan sonra isteğinin yavaşlamasına ve durmasına izin verir. Bir kez durduklarında, yeniden yola koyulmak onlara öylesine zor gelir ki, artık bunu yapamaz olurlar. Bunun sizde olmasına izin vermeyin. Büyük başarılara ulaşmak istiyorsanız, bir kez başladığınız bir işte momentumunuzu korumanız gerekir.

Hiçbir şey başarının yerine geçemez. Her gün, sizi hedeflerinize doğru götüren farklı bir şey gerçekleştirerek, başarı alışkanlığı kazanmalısınız. Hedeflerinizi her sabah gözden geçirip, her gün bunların üzerinde düşünün ve onların elde edilmesi için katkıda bulunabilecek küçük bir başarı adımı atın.

Bu tekniği, hiç ara vermeden yürüyen, hedef belirleyen ve hedefe ulaşan birisi haline gelene kadar her gün kullanın. Güne erken başlayarak, her gün bir şey başarın. Başarı için hızlı bir tempo gerektiğini hatırlayın. Ne kadar çok şeyi, ne kadar hızla dener ve yaparsanız, enerjiniz ve isteğiniz de o denli çok olacak ve siz, istediklerinize o denli çabuk kavuşacaksınız demektir.

Yolunuzda engeller yoksa, hedefiniz hedef değil; yalnızca bir aktiviteden ibaret olur.

Unutmayın! Hayatın %10’u başımıza gelenler; %90’ı onu nasıl alıp karşıladığımızla ilgilidir.

Hepinizin; aile ve dostlarınızla, hayatı farkında olarak yaşadığınız bir bayram geçirmenizi dilerim.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar