Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Sosyal Medyanın Gücüne Direnebilir Misiniz?
Esra Fatma Türkal

Sosyal Medyanın Gücüne Direnebilir Misiniz?

Bu içerik 6800 kez okundu.
Reklam

 

“Değişmeyen tek şey değişimdir” sözünü çoğunuz klişe bulursunuz değil mi? Oysaki hayatın değişmeyen tek kuralı budur ve bütün kurallar bunun üzerine inşa edilmiştir. Dünya var olduğundan beri bir değişim sürecindedir. Bu değişim biz insanlara hep ileri taşımıştır. Değişim gelişimi doğurur ve değişim başladığından beri insanlık gelişmekte genişlemektedir.

 İnsan değişir, toplum değişir, dünya değişir ve hatta dünyayı biraz da  “tüketiciler”  değiştiriyor dersek, çok iddialı olmaz. Günümüz tüketicisi  “Tüketimden gelen gücü”nü kullanarak markaları yönetiyor ve bu doğrult da günümüz tüketicilerinin markalardan olan  beklentileri her geçen gün daha da artıyor.  Tüketicilerin,  üründen “ihtiyacımı tatmin etsin” beklentisi gerilerde kaldı artık tüketiciler ürün ve markalardan beni temsil etsin, değer yargısı taşısın, topluma çevreye saygılı olsun marka kişiliğinin temsiline yönelik detaylı taleplerde bulunuyor ve bu talepler  ihtiyacın gidermesinin ötelerinde oluyor. Ürünlerin ihtiyaçları tahmin etme özellikleri, ürünlerin ilk özelliği olarak zaten olması gereken bir hali olarak algılanıyor. Tüketiciler ürün ve markalardan daha geniş çerçevede isteklerde bulunuyor. Tüketicilerin markalardan talep ettiği duyusal ve duygusal beklentileride her geçen gün genişliyor. Tüketiciler markaların, “daha fazla iyilik” yapmasını, “daha iyi duygular” yaratmasını borç biliyor ve bunu isterkende “tüketimden gelen gücü”nü kullanıyor.

Günümüz çağı bilgiye hızla erişebildiğimiz bir çağ olması markalara bir çok fırsatı beraberinde getiriyor. Tüketiciler artık markalara çok rahat dokunabiliyor, sosyal medyanın onlara sağladığı erişebilir olma olgusu sayesinde gerçekleştiriyor. Dijital pazarlamanın en büyük aracı sosyal medya, sosyal medyanın da en büyük gücü herkesi ve her şeyi erişilebilir hale getirmesidir. Tüketici sadakatinin artması, olumsuz iletişimin engellemesi, itibar ve sürdürülebilir marka gücünün elde edilmesi tamamen güçlü iletişimi olan markaya doğru bir noktaya evriliyor. Tüketiciler artık sosyal medya da onlara sağladığı bir çok özgürlük hakkı sayesinde, piyasayı siyasal olarak demokratik hakların talep edilebileceği bir arena olarak görüyor ve şirketlere hükümetlere   baskı uygulayarak çevre ve doğaya uyumlu yeşil tüketim, adil ve etik ticaret gibi konuların dikkate alınmasını, politika uygulanması, gerekli yasaların çıkmasını sağlayabiliyor. Şirketler böylelikle çevresel ve toplumsal bilinci gelişmiş yeni dünya tüketicisinin taleplerine uyum sağlamak zorunda kalıyor. Markanın ve ürünün ihtiyaç ve arzuları tatmin etmesi, ekonomik büyümenin sağlanması, sürdürülebilirliği  karlılığının sağlaması başına yeterli olamıyor. İyi duygular yaratmayanı, iyilik yapmayan markaları cezalandırmak  tek tuşla tüketicilerin elinde durum böyle olunca markalar tüketici saadakatini kazanmak için samimi davranmaları kaçınılmaz.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar