Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Bir Lisan Bir İnsan
Miray Üstünay

Bir Lisan Bir İnsan

Bu içerik 6764 kez okundu.
Reklam

 

Değerli Okurlar,

''Bir lisan bir insan, iki lisan iki insan.'' sözünden pay biçerek ve günümüz standartlarını göz önünde bulundurarak -aslına bakarsanız- net olarak bilinen bir gerçeği ve olası çözümleri bu yazımda derlemek istedim.

Süreklilik arz eden gelişim, değişim ve durmadan bir ilerleyişin karşılığında, bulunduğumuz çağ ''Bilgi Çağı'' olarak adlandırıldı. Bu çağı taçlandıran en büyük unsurun gün geçtikçe bir adım daha ileriye giden teknoloji olması -yani- teknoloji sayesinde bilgiye ulaşımın kolaylaşması gayet iyi bildiğimiz bir gerçeklik taşıyor. Öyle ki çok keskin bir yargı olmamakla birlikte bilgiye ulaşım kolaylaştıkça insandan beklenilen potansiyel de arttı. İnsanın, olağan potansiyelinin aşılması en büyük beklentiler arasında yerini aldı. Her bireyin belirli bir alana yatkınlığı, belirli bir hobisi ve iyi derecede yapabildiği bir iş mutlaka vardır. Zaten aynı anda her alanda muazzam sonuçlar verebilecek bir insanın varlığını düşünmek oldukça ütopik olur. Fakat belirli bir ölçü dayatılmasa da 'üstün bir beklenti' mevcut. Bu beklenti; kişinin kendisine karşı beklentisi de olabilir, çalıştığı ya da sorumluluğu olduğu yere karşı beklentisi de olabilir. Güzel başarı hikayelerinden feyz almak da söz konusu olabilir, kendi içinde hırslanmakta... Görünürde geniş olarak ihtimaller zincirinden bahsediyorum. Bunun yalnızca olasılık üzerinden olmadığının en açık kanıtı ise takdir edersiniz ki iş ilanlarında sıklıkla rastlanan –en basitinden- ''İyi derecede İngilizce bilen.'' vb. koşullar. İstediğiniz işe ve mertebeye göre şartlar kimi zaman üç dile kadar çıkabiliyor. Bildiğiniz dile göre önünüze açılacak kapılar arasındaki müthiş uyum, insanı zorunda bırakacak bir güç teşkil ediyor.  E hal böyle olunca da isteseniz de istemeseniz de o dili öğrenmek zorunda kalıyorsunuz. Kimisi için bir zevk, kimisi için ise bir eziyet niteliği taşısa da eninde sonunda öğrenmek adına tüm yollar deneniyor. Önemli başarılara imza atmış bir işadamı bir gazete röportajında elli yaşından sonra dil öğrenmek zorunda kaldığını, öğrenmenin yaşının gerçekten de olmadığını ve dilin dış dünyaya açılan en büyük anahtar olduğunu dile getirmişti. Belirtmek istediğim zorunluluk haline net bir örnek bu. Ortak dil kabul edilen İngilizce üzerinden gidersek, anadilimizin asil Türkçemiz olması aslında dil aileleri incelendiğinde toplumumuz için oldukça zorlayıcı bir süreci gösteriyor. Daha ilkokul (hatta artık daha da öncesi) yıllarından bu zamana dek dersler arasında İngilizce öğretilmek istendi. Özellikle öğrencilerin ve kimi hocaların da şikayet ettiği gibi her sene aynı kalıplar, aynı ezber teknikleri ve aynı müfredat sonucunda hem olduğu yerde sayılmaktan başka bir yol katedilmedi hem de öğrenciler usandı, kimi ise kendi başarısızlığı olduğunu düşünerek dilden uzaklaştı. Bana kalırsa en büyük yanlış burada başladı. Ezber yerine sürekli pratik söz konusu olsaydı şu an çok daha fazla ve kaliteli olarak dil bilen insanımız olacaktı. Dil öğrenmek için akla gelen ilk çözüm merkezlerinden olan kurslar ise eğitimi iyi ya da kötü ne olursa olsun yine pratik yapılmadığı takdirde hayal kırıklığı yaratacak cinsten. Sürekli pratikten bahsediyorum, diyeceksiniz ki ''Zaten Türkiye'de yaşıyoruz. Günlük konuşma dilimiz değil ki pratik olsun.'' işte tam bu noktada devreye kişinin kendisi giriyor. Öğrenmek istediğiniz dilin, dil bilgisini tam olarak benimsediğiniz zaman geriye bunu pekiştirmek için yapacaklar kalıyor. Güçlü şekilde dil konuşmak için gerçekten engin bir kelime haznesine sahip olmak gerekiyor. Bu kelime haznesi bir anda ya da insanın kendini üzerek yapacağı bir ezbere yönelik olmak zorunda değil. Ya da mutlaka kursa veya -son zamanlarda moda olan- yurtdışında herhangi bir dil okuluna gitmeniz de gerekmiyor. (Çoğunun sonu hüsran!) Daha keyifli alternatifler mevcut. Madem bilgi çağındayız ve her şeye ulaşımımız çok kolay öyleyse bundan faydalanmak gerekir. Böylelikle istenen potansiyel de rahatlıkla elde edilebilir. İnternette gerek görsellik gerek ise yazıyla desteklenmiş birçok siteye ulaşım sağlayabilirsiniz. Konular hakkında ücretsiz video eğitim sağlayan eğitim paketlerine bakabilirsiniz. İzlemekten keyif aldığınız herhangi bir dizi/film/belgesel vb. Altyazılı olarak öğrenmek istediğiniz dilde izleyebilirsiniz. Size gerçek insanlarla konuşma imkanı veren sitelerden ve yazılımlardan yararlanabilirsiniz. Ellerden asla düşmeyen telefonlar için de sayısız dil öğretme amacı güden uygulama var. Bunlar da seçenekler arasında yerini alabilir. Teknolojiden uzak kalmak isteyenler için ise öğrenmek istediğiniz dildeki ve bilgi seviyenize uygun düzeydeki çalışma kitapları, dergiler, romanlar faydalı olabilir. Çoğu bilindik olmakla birlikte biraz ilham vereceğini ve aklınızdaki dil öğrenmeye başlama fikrine yardımcı olacağını düşünerek yazdığım birkaç önerinin gerekli stabilizasyonla güzel sonuçlar getirmesini diliyorum.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
İşverenin SGK prim borcuna taksit kararı
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar
Hazır giyimde yıl sonu ihracat beklentisi 18 milyar dolar