Reklamı Geç
Advert
Advert
manisa escort hatay escort
istanbulmd.com
Davete icabet etmek karşılık gerektirir
Emre Baktıroğlu

Davete icabet etmek karşılık gerektirir

Bu içerik 928 kez okundu.
Reklam

Ramazan ayı bereketiyle geldi. Hemen hemen her gün bir iftar sofrasını esnaflarımızla, dostlarımızla paylaştık. En kuvvetli iftarlıktan en hafif sahura kadar bulduğumuz her nimeti şükrederek kabul ettik. Bu yıl ilk kez bizde İOSB’nin değerli başkanlarına bir iftar hazırlayalım diye düşünerek hazırlığımızı yaptık. Sağ olsunlar katılan başkanlarımız bize hem güzel düşüncelerini söylediler hem de biraz eleştirdiler. İOSB’nin kooperatifler dışında yer alan genel sıkıntılarını da dile getirmemizi istediler. Önemli görevler yaptığımızı ifade ettiler. Hepsine katıldıkları, görüş bildirdikleri ve destek verdikleri için teşekkür ederim. Umuyorum ki yöneticiler bize, yazılarımıza aktaracaklarımız konusunda daha fazla katkı verirler.

Turizm, ekonomi, Brexit

Yerel, ulusal ve uluslararası anlamda birçok gelişmenin yaşandığı geçtiğimiz ayda, turizmin ölü sezonundan sonra efektif olarak daha fazla hissedilecek bir ekonomik durgunluğa şahit olacağız. Avrupa Birliği’nden ayrılan İngiltere’nin domino etkisi yaratacak olan referandum sonucunda, Türkiye ekonomisi üzerinde kısa ve orta vadeli olumsuz etkilerinin azaltılması için vaat edilen reformların bu kez uygulanıp uygulanmayacağının takibini yapacağız.

Çünkü İngiltere, Türkiye'nin önemli bir ticaret ortağı konumunda. İhracatın yüzde 7,3'ü bu ülkeye yapılıyor. Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 7,1’ini de İngiliz vatandaşları oluşturuyor. Diğer taraftan, Türkiye, cari açığın finansmanı ve büyümeyi sürdürebilmek için yurt dışından borçlanmak zorunda olan bir ülke. Dolayısıyla finansal stresin derinleşmesi halinde küresel finansal sistem zora girerse, bizim yurt dışından borçlanma olanaklarımız da azalabilir. Yaklaşık 10,6 milyar dolarlık ihracatla İngiltere, Almanya'nın ardından Türkiye'nin en önemli ikinci ticari partneri olduğu için orta vadede Türkiye'nin büyümesini, ihracatını, turizm gelirlerini ve yurt dışından borçlanma imkânlarını olumsuz etkileyebilir.

Özetle üreten ekonomiyken birdenbire sürekli beklenti içine giren ekonomi şartlarına sahip olduk. Sanayicimiz şartları zorlayarak yetiştirmeye çalıştığı ürünleri artık daha teknolojik makinalarla yapmak için yatırım yapmak isterken ya da nitelikli personel ihtiyacını ön plana çıkarmaya başlamışken Üreten, çalışan yüklenen nüfus ‘Ne zaman bu durgunluk sona erecek’ diye soruyor. Sormakta da haklı.

İST FEST Temmuz’da

Hep kötü şeylerden bahsetmek istemiyorum elbette… Ekonomi Gazetecilerinin iftarında, İstanbul alışveriş festivalinin başında olan İST FEST Genel Müdürü Hicran Özbük hanımefendiyle tanıştım. İstanbul’da her sene gerçekleştirilerek muazzam bir tanıtım mecrası oluşturan İST FEST Temmuz ayında başlayacak. Hicran hanım, İstanbul turizm açısından temmuz ayında bu festival sayesinde nefes alır diye düşündürdü beni… Bu güzel organizasyonların çoğalması, hatta birbirlerinden haberdar olarak planlı bir tanıtım platformu oluşturmaları temennim oldu.

Kamu giderleri affedersiniz bizi fakirleştiriyor

Bir önceki yazımda Cari açık ile ilgili görüşlerimi dile getirmiştim. Ya fakirleşerek ya da reform yaparak cari açık düşüşe geçecek diye…  Bu kez başka bir mevzu dikkatimi çekti. Çünkü Yerel yönetimlerde çalışırken birçok yabancı heyet ile konuşabilme fırsatım oldu. Bölgelerinde yapacakları 1000 Avroluk bir yatırım için bile hesap verebilir şekilde davranıyorlar. Doğru belgeler, doğru denetimler ile vatandaşlarının haklarına sahip çıkıyorlar. Yerel yönetimler eğitimi alan kişiler, dünyadaki yönetim şekillerini incelemek için her yere ziyaretlerde bulunuyorlar. Nihayetinde bizim yönetimlerimizi siz tahmin edin! Kocaman ilçelerde büyük organizasyonlar yapan yönetimler ne kadar denetim altında. Şimdilik bu kadar soru yeterli.

İrtikâp ile komisyonculuk arasında benzerlik, alışkanlık

Sadık paşayı tanımayanlarınız vardır! 1800'lü yılların ikinci yarısında görev yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Tam üç kere Maliye Nazırlığı görevinde bulunduğu gibi Gümrük Nezareti, Valilik gibi görevlerde yapmıştır. Adı ayyuka çıkmasına rağmen padişahların gönlünü ve cebini hep hoş tuttuğu için kellesini kaptırmadan ölmeyi becermiştir. Sadık Paşa'ya devrin sadrazamlarından Şirvanzade Rüştü Paşa herkesin içinde demiştir ki; Efendi, İrtikâp (yiyicilik, rüşvet) iki çeşittir. Biri alaturka irtikâp diğeri alafranga irtikâp. Alaturka irtikâp küçük devlet memurunun işini gördüğü kişilerden ufak sebeplenmesidir. Bunların içinde öldüğünde bir kaç bin lira servet bırakanlar pek nadirdir. Alafranga irtikâp ise zengin yerlere mahsus irtikâptır. Mesela bir şirket-i nafıa ile mukavele olunurken filan maddede "şirketin opsiyon hakkı olacaktır, opsiyon hakkı ile 100.000 lira ödenecektir" gibi şeylerin yazılmasıdır. İşte bunları kabul edemeyiz. Bunlar zengine mahsus alafranga irtikâplardır. Bir memleketin her şeyinin kendisine uygun olması lazım geldiği gibi irtikâbının da kendisine uygun olması gerekir.

İşte bu mudur geleneksel dediğimiz…

 

 

 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
TürkAkım'dan Avrupa'ya ocakta 506,3 milyon metreküp gaz taşındı
TürkAkım'dan Avrupa'ya ocakta 506,3 milyon metreküp gaz taşındı
Konut metrekare fiyatları 2019'da tarihi zirvesini gördü
Konut metrekare fiyatları 2019'da tarihi zirvesini gördü