Reklamı Geç
Advert
Advert
manisa escort hatay escort
istanbulmd.com

Artık bir lisan yetmiyor

Dil öğretmek kadar öğrenme yöntemini bulmakta büyük bir mesele. Tam anlamıyla iletişim çağında var olduğumuz için artık bizlere tek bir dil yetmiyor. Günümüzün imkanları ve yepyeni eğitim sistemleriyle biraz vakit ayırıp yeni bir dil öğrenebilirsiniz. 35 yıldır lisan eğitiminin şifrelerini çözmüş bir eğitimci olan Osman Nuri Eroğlu size, firmanıza yepyeni seçenekler sunuyor. Aynı zamanda buradan aldığınız belgeler size bir meslek kazandırıyor.

Artık bir lisan yetmiyor
Artık bir lisan yetmiyor Admin
Bu içerik 762 kez okundu.
Reklam

 

İstanbul Lisan Merkezi Lisan Merkezi kurucu Müdürü Osman Nuri Eroğlu

İstanbul Lisan Merkezini 1986 yılında kurduk. Kendimde İngilizce öğretmeniyim.

Kaç yılından beri öğretmenlik yapıyorsunuz?

 

Öğretmenimizi 1980-1982 yılında Kayseri’de devlet liselerinde stajyerliğimi tamamladıktan sonra 4 yıl için eğitim ve staj için İngiltere’ye gittim. 4 yıldan sonra İstanbul’a döndüğünde İstanbul lisan merkezini kurduk ve ondan sonra da 1986'dan İngiltere'deki edindiğimiz tecrübelerimize. Kurduğumuz bir okulda farklı bir sistem. Uygulamaya çalıştık. Community way dedikleri

İletişim metoduyla öğretmeye çalıştık. Proje bazlı çalıştık.

 

Lisan merkezi ilk olarak nerede kuruldu nasıl başladınız?

 

İlk önce Laleli'de kurduk Büyükşehir Belediyesi'nin yanında Orası biliyorsunuz Laleli bir Finans Merkezi, Tekstil Merkezi İstanbul'da lisana İhtiyaç olan bir bölgeydi. İstanbul Üniversitesi bölgesi ne çok yakın. Üniversiteler bölgesi, yurtlar bölgesi. Dolayısıyla öğrenci potansiyelinin yüksek olduğu bir bölgede. Orada başladık daha sonra; Kadıköy, Beşiktaş ve Bakırköy şubelerimizde devam ettik.

 

1986"yılından sonra geliştiniz öyleyse?

 

Evet. Biz çok fazla Franchise sistemine ben kişisel olarak karşıyım çünkü Franchise sistemi Türkiye’de çok sağlıklı olmadı. Çünkü izlenen politika yanlış hesapsız ve plansız büyüme mesela batıda bu şekilde değil. Batıda, her bölgede ihtiyaç paralelinde hangi iş alanı olursa olsun; eğitim alanı, yiyecek sektörü, turizm sektöründe ihtiyaca göre belediyeler ruhsat veriyor. Eğer bir bölgede ikinci bir okula ihtiyaç yoksa ikinci okula ruhsat verilmiyor. Bununla ilgili çok enteresan hikayeler vardır. Türkler gittikleri yerlerde çok iyi yerde gördükleri dükkanlara talip olurlar. Dükkanları tutarlar. Belediyeye gittiklerinde bakın orada 30 senedir iş yapan bir ayakkabıcı var veya bir restoran var. İkincisine burada bir ihtiyaç yok. Dolayısıyla size bu ruhsatı veremeyiz. Türkiye’de böyle bir şey yok. Franchise sistemiyle eğitim sektörü de çok kötü etkilendi. Eğitim kalitesi de düştü. Böyle okullar ayakta kalamadı. Eğitim olarak çöktüler birçoğu sektöre girdi ve çıktı. Bu şekilde de sektörümüz çok zarar gördü. Ayakta kalan kurumlardan bir tanesi biziz. Dolayısıyla dayanmak gerekiyordu. Ticari kaygıları bir yana bırakıp eğitimi ön planda tutarak bugünlere geldik çok şükür.

 

Bizim vatandaşın, müşterimizin önüne çıktığımız tek bir makinamız, ürünümüz yok bizim. Biz kaliteli öğretmenler vasıtası ile ön plana çıkıyoruz. Bizim aynamız bu. Kaliteli öğretmen olmazsa kaliteli eğitim olmazsa zaten size talep olmuyor. İşte burada kaybedebiliyorsunuz. Bu sebeple eğitimi ön planda tutarak amatör ruhla çalıştık. Eğitimci olmamız ve yurt dışı tecrübemiz olması nedeniyle proje bazlı çalıştık. Proje bazlı derken mesela bir okuma projesi yaptık. Konuşma ve yazma projesi gibi projelerle yürüdük. Çünkü Türkiye’de şöyle bir sıkıntı var. İngilizce öğretmeni olarak benim tespit ettiğim. Türkiye’de öğrenci nasıl öğrenci olunur bunu bilmiyor. Her şeyi öğretmenden bekliyor. Öğretmen bana öğretir diye bekliyor. Ben öğrenirim demiyor. Halbuki öğrenci kendisi öğrenir. Öğretmen sadece rehberdir. Bu şekilde proje bazlı çalışarak, öğrencilik anlayışını değiştirmeye çalıştık. Ona hissettirmeden. Hele lisanda bir formül falan öğrenmiyorsunuz. Konuşmanız gerekiyor. Sizi konuşturmak içinde projelerle geliyoruz. Bir okuma projesinde okuduğunuz kitapları sunum yapıyorsunuz. Sunum yapmak demek çalışmak demek. Kendinizi ifade etmeye zorluyoruz. Bu şekilde bugünlere geldik. Bir de akademik çalışmalara çok ağırlık verdik. Bir TOEFL test merkeziyiz. YDS, ALES, diğer akademik sınavları yapıyoruz bunların sınav merkeziyiz. Üç tane sınav merkezimiz var. Hep böyle akademik çalışmalara ağırlık verdik. Havacılıkla ilgili çalışmalarımız var. Farklı şeyler yaparak İstanbul Lisan Merkezi hani kurslar belge vermez, bir diploma vermez biz öğretmenlik diploması veriyoruz uluslararası, bu da Kanada ile yaptığımız bir anlaşmada, İngilizceyi çok iyi bilen arkadaşlarımız bizde 120 saatlik bir reklam formasyon kursu alarak, normal sınıflarımızda derslere girerek öğretmenlik mesleğini icra etmeye başlıyorlar. Türkiye’de usta öğretici ve dünyanın her yerinde de öğretmenlik yapma hakkına sahip oluyorlar. Bunu da öğrencilerimize sunuyoruz. Farklı bir konsept yaratarak. Yolumuzda ilerliyoruz. Tabi bizim burada yaptığımız en önemli şey bu işi severek yapmak. Ticari kaygılarımızı ikinci plana atarak eğitimci kimliğimizle bu sayede iyi mesafeler aldık. Doğru yolda olduğumuz belli oldu.

 

1986 yılından bu yana 35 seneye giriyorsunuz maşallah. İş dünyasında da büyük bir ihtiyaç bugün lisan. Bir iş insanı nasıl dil öğrenebilir?

 

Dediğiniz gibi lisan artık büyük bir ihtiyaç. İngilizce olmazsa olmaz ama diğer diller Almanca, Çince çok ön plana çıktı mesela Japonca, İspanyolca gibi diller on plana çıktı. Biz Lisan Merkezi olarak bu dillere de ağırlık verdik. Biz bu dillerde de eğitim veriyoruz. İş hayatında biz bir firmaya mesela otele gittiğimizde genel İngilizceden başlıyordu diğer kurumlar, bizde öyle yapıyorduk ama bunu yanlış olduğunu gördük.  Diyelim bir otelde turizm İngilizcesi ile başlamak lazım. Bu insanları genel İngilizceden başlatınca, zaman ve para ki şirket içinde çok önemli bunlar. İnsanlar artık bıkma noktasına geliyor. Seviyeler ilerledikçe öğrenme hızı da buralarda yavaş olduğu için şirketle bunaldılar.

Biz de o zaman şunu yapmaya başladık. Önce ihtiyaç analizi yapıyoruz. Size geldik siz gazetecisiniz. Size gazetecilikle ilgili İngilizce öğretmeye başlayalım. Turizmse turizm İngilizcesi, teknik mühendislikse teknik İngilizce ile başlayalım. Tamamen analiz yapıldıktan sonra size özel bir paket yapıyoruz. O dersleri size veriyoruz dolayısıyla mesleğinizle ilgili dil öğrenmeye başlayınca siz onu kullanıyorsunuz ve işinize yarıyor. Size bu şekilde çıkarılan bütçede çok daha ekonomik oluyor.  

 

Bu 35 senede öğretme ve öğrenme yönünde neler değişti? Siz bunu tecrübeli bir eğitimci olarak daha iyi analiz edebilirsiniz.

 

Teknoloji ile birlikte internetle, çok şey değişti. Biz 1986 yılında bu işe başladığımız zaman, BBC ile CNN’i büyük bir ekranla şubeye getirmiştim. Kablolu TV ile bu büyük bir olaydı. Şimdi artık cep telefonunuzda sözlük var tercümeler var. İnternet var filmler var. Siz buraya Türkçe söylüyorsunuz o size İngilizce söylüyor. Dil kitapları okuyabiliyorsunuz. Dolaysıyla tabiki dil öğrenmek çok kolaylaştı. İmkanlar ve kullanılan teknoloji ile birlikte çok çok daha iyiler şu anda. İlk başladığımız noktada kısıtlı kitap ve CD’lerle götürüyorduk işi. Artık lisan öğrenmek çok daha kolay çok daha zevkli. Artık insanlara sadece bir dilde yetmiyor. İkinci, üçüncü hatta dördüncü dile yöneldi.

 

Kaç dil öğretiyorsunuz kursta?

 

Şu anda biz aşağı yukarı 10’un üzerinde lisan öğretiyoruz. Türkçe, Arapçada dahil bunlara. Dünyada ekonomik olarak güçlü olan ülkelerin dillerini öğretmek zorundayız Çince, Japonca, Almanca, Fransızca, İspanyolca, Arapça, Türkçe, Farsça, Rusça ön plana çıkan diller. İş hayatında gerekli olan dillerin hepsini öğretiyoruz. Yabancılara da Türkçe öğretiyoruz biliyorsunuz Türkiye’ye artık her yıl 5 binin üzerinde öğrenci geliyor. Bunlar önce Türkçe eğitim almak zorundalar. Ya da İngilizce eğitim almak zorundalar. Türkçe okuyacaklarsa Türkçe öğreniyorlar. Bizde milli eğitimden onaylı Türkçe eğitim verme yetkimiz var.

Türk insanları yetenekli ve zeki doğru yönlendirilirse yapamayacağı öğrenemeyeceği bir şey yok.

 

İstanbul Lisan Merkezi

444 6 456

Bakırköy, Beşiktaş, Mecidiyeköy, Kadıköy

 

Osman Nuri Eroğlu
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dünyanın en değerli 10 şirketinden 7'si teknoloji şirketi
Dünyanın en değerli 10 şirketinden 7'si teknoloji şirketi
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'ndan 233 milyon varil petrol sevk edildi
Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'ndan 233 milyon varil petrol sevk edildi