Advert
Advert
manisa escort hatay escort
istanbulmd.com

İkitelli OSB’nin mimarı İkitelli’yi ve kent mimarisini anlattı

İkitelli OSB’nin; beklenen İstanbul depremi gerçeği nedeniyle mevcut eski işyerlerinin yıkılarak yeniden dönüşümünü zorunlu hale getirmiştir. İkitellinin zemin altyapısı genel olarak sağlam fakat üstyapı binaları 1990’lı yıllarda inşa edildiği için maalesef çok sağlam değil. Betonarme binalarda insan gibi yorulan ve yaşlanan bina türleridir. İkitelli’deki 1999 depremini gören binalarımız hem yorgun hem de zamanla eskimiş ve işlevsizleşmiştir. Binanın iskanlı olması sağlam olduğu anlamına gelmiyor. Zaten teknik açıdan da yeni statik proje yapım yönetmeliğine göre de mevcut atölye bloklarının da dönüşümü zorunlu olmuştur.

İkitelli OSB’nin mimarı İkitelli’yi ve kent mimarisini anlattı
İkitelli OSB’nin mimarı İkitelli’yi ve kent mimarisini anlattı Admin
Bu içerik 275 kez okundu.
Reklam
Haberin galerisi için tıklayın!

 

Öncelikle sizi tanıyalım:

1971 yılında Mersin’de doğdum. Aslen Malatyalıyım. Evli ve iki çocuğum var. İlk, orta ve lise eğitimimi Mersin’de tamamladım. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, 1993 yılı mezunuyum. Yüksek lisansımı Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık Fakültesinde yaptım. 26 yıldır mesleki faaliyetlerin içinde olup, halen proje ve danışmanlık hizmetlerini Anıt Yapı Mimarlıkta, İkitelli OSB içerisindeki büromuzda sürdürmekteyim.

Günümüzde farklı mesleklerde olduğu gibi mimarlıkta da farklı uzmanlaşmalar olmakta. Sizce mimarlık uzmanlaşma olmalı mı?

 

Özellikle tıpta doktorlar nasıl ki farklı branşlarda uzmanlaşıyorsa mimarlıkta da farklı bina türlerine göre mimarların uzmanlaşması gerekmektedir. Örneğin sanayi binaları, eğitim binaları, sağlık tesisleri, konut binaları, konaklama tesisleri gibi farklı türde binalarda farklı mimari çözümler gerekmektedir. Çünkü her birinin ihtiyaç ve fonksiyonları ayrı olup, teknik ve mevzuatı ile mimari açıdan farklı çözümleri taşımaları nedeniyle mimarlarında bu konuda uzmanlaşmaları zorunlu hale gelmiştir. Bana göre günümüzün hızlı dünyasında da mimarların seçtiği bir alanda uzmanlaşması gerekmektedir.

Ben, mimarlık faaliyetlerinde sanayi yapılarının projelendirilmesinde uzmanlaştım. Bugüne kadar birçok sanayi tesisinin projelendirilmesinde ve inşaat aşamasında kontrolünde hizmet verdim. Tasarladığımız binaların sanayicinin ve işkolunun ihtiyaçlarına uygun olması, fonksiyonel açıdan doğru işleyen esnek binalar olması, mevzuata uygun olarak teknik altyapısı sağlam olması, yatırım maliyetinin ekonomik olması ve estetik binalar tasarlamak önceliğimiz oldu.

Türkiye’nin mimarlık ve kentleşme açısından durumu nasıl?

Osmanlı’da Mimarlık saygın bir uğraş sayılmamış. Mimar Koca Sinan’la övünülse de mimarlık uğraşı küçük görülmüş ve bu iş azınlıklara bırakışmış. İyi aile çocukları asker ya da memur olmuşlar. Çağdaş bir mimarlık okulu ancak 1882’de kurulabilmiş: Sanayi-i ve Nefise Mektebi. Bugün ki Mimar Sinan Üniversitesi.

Bugün ülkemizde niteliği denetimsiz aşırı sayıda mimarlık ve mühendislik okulu var.  Düşünün ki 112 tane YÖK’e bağlı mimarlık fakültesi var.  Türkiye’de 4 yıllık eğitim süresiyle de hepsi dünya standartlarının altında. Avrupa ve ABD’de 4 yıllık eğitimle mimarlık ve mühendislik yetkisi verilmiyor. Bu amaçla bu konunun acilen düzeltilmesi niteliğin nicelikten önce gelmesi gerekiyor.

Uygarlık kentlerde gelişir. Kentlilerin yarattığı eserler de uygarlığı yani medeniyeti geliştirir. Boşuna değil; ‘’medine’’ sözcüğü Arapçada ‘’şehir’’ dir; ‘’medeni’’de, ‘’şehirli’’ ve ‘’uygar’’. Sonuçta şehirler uygarlığın en iyi göstergesidir. Bir ülkeye gittiğimizde bizi ilk karşılayan o ülkenin şehirleridir. Medeni ülkeler, sadece bilim ve teknoloji’de değil mimarlık ve şehircilikte de gelişmişlerdir.

Avrupa Birliği, mimarlığı, insana yönelik üç meslek dalından biri olarak seçmiştir. Ötekiler Tıp ve Hukuk’tur. Mimarlık, bir yörenin en başta gelen, en somut uygarlık göstergesidir. Öte yandan, Türkiye’nin tarihte kendisini kanıtlamış olduğu tek sanat dalı da Mimarlık’tır.

Nazım Hikmet Saman Sarısı şiirinde şöyle der: ‘’İki şey var ancak ölümle unutulur, anamızın yüzüyle, şehrimizin yüzü’’. Aramızda acaba şehrinin yüzünü hatırlayabilen kaç kişi kaldı? Kent nüfusu denetimsiz arttırılır, kentsel planlama, kentsel tasarım, ulaştırma planlaması göz ardı edilirse sonuç maalesef bugün ki içinden çıkılmaz durum olur. Bugün bilim ve tekniğin ulaştığı aşamada şehircilik ilkelerine uymayarak yanlışları yaparak doğruları öğreniyoruz. Bu ise ciddi bir zaman ve milli servet kaybına sebep oluyor.

Son yaşadığımız 5.8 depremle birlikte insanlarda büyük bir panik oldu. Sizce bilim adamları tarafından çokça söylenen fay hatlarındaki bu hareketlilik beklenen İstanbul depreminin bir öncüsü mü?

Maalesef bir deprem olunca hemen fay hatlarını konuşmaya başlıyoruz. 20 km güneyimizde büyük bir fay patlamayı bekliyor ve bunu 1999'dan beri biliyoruz. Türkiye bir deprem ülkesi. Artık fay hatlarını konuşmayı bırakıp beklenen büyük İstanbul depremi için ne yapacağımıza yoğunlaşmamız lazım. Bugün en şiddetli ve en fazla deprem Japonya’da. Onlar işi bilim ve teknoloji ile çözdü. Kimsenin burnu kanamıyor. Çok klişe bir söz var; deprem öldürmez bina öldürür diye. Bu çok doğru sözün icraati ise binalarımızı yenilemekten geçiyor. Binalar yalnızca parayla, malzemeyle yapılmaz; bilgiyle yapılır. İnşaatın en önemli girdisi bilgidir. Bilgisizce yapılan binalar ölüm tuzağıdır. Önce mimarlık ve mühendislik bilgisi gerekiyor. Bu konut veya sanayi diye değişmiyor. Hala Bakanlık kentsel dönüşüm deyince konut stokunun dönüşümünü anlıyor. Bana göre kentsel dönüşümde konut ve sanayi binası fark etmiyor. Ayrımı çürük bina, sağlam bina diye yapmamız gerekiyor. Birinde uyuyoruz birinde ekmeğimizi kazanıyoruz. Bu yüzden kentsel dönüşümün tüm binalar için geçerli olması lazımdır. Bu yüzden eski ve çürük yapı stoğumuzun acilen dönüşümü gereklidir. Çünkü deprem kapımızda bekliyor.

İkitelli OSB’nin; beklenen İstanbul depremi gerçeği nedeniyle mevcut eski işyerlerinin yıkılarak yeniden dönüşümünü zorunlu hale getirmiştir.  İkitellinin zemin altyapısı genel olarak sağlam fakat üstyapı binaları 1990’lı yıllarda inşa edildiği için maalesef çok sağlam değil. Betonarme binalarda insan gibi yorulan ve yaşlanan bina türleridir. İkitelli’deki 1999 depremini gören binalarımız hem yorgun hem de zamanla eskimiş ve işlevsizleşmiştir. Binanın iskanlı olması sağlam olduğu anlamına gelmiyor. Zaten teknik açıdan da yeni statik proje yapım yönetmeliğine göre de mevcut atölye bloklarının da dönüşümü zorunlu olmuştur.

 

İkitelli OSB’deki sanayi sitelerinin dönüşümünü tetikleyen sebepler nelerdir?

İkitelli OSB’nin özellikle sanayi sitelerinde kentsel dönüşüm zorunlu ve kaçınılmazdır. Bunu ise tetikleyen üç kritik konu vardır. Bana göre öncelikle dönüşümü tetikleyen unsurları özetle şöyle sıralayabilirim;

  • Kobi düzeyindeki küçük esnafın üretim şekli ve üretim araçları (makine ve ekipman ile işçilik şekli) değişmiştir. Şu anki atölye yükseklikleri ve üretim alanlarının büyüklüğü bu yeni üretim şekline uygun değildir. İş ve işçilik yanında üretim ve enerji kaybına sebep olmaktadır.
  • İkitellideki arsa değerleri, üzerindeki binanın değerini çok fazla aşmıştır.  Burada gayrimenkul rantı üretim kazancının önüne geçmiştir. Yüksek kira ve satış değerleri üretim odaklı sanayici ve esnafı çok zorlamakta, İkitelli dışına itmektedir. Bu da üzerindeki binanın daha kullanışlı ve esnek binalar yapılarak dönüşümünü zorlamaktadır. Bugün İkitelli’de her katına araç yanaşabilen yüksek tavanlı ve geniş kolon açıklığı olan binalar rağbet görmektedir.
  • Tabi ki sona söylüyorum ama İstanbul’un deprem gerçeği. Binaların deprem gerçeğine göre yeniden ve acil olarak dönüşümü gerekmektedir.

Tüm bu dönüşüm yapılırken kentsel donatı ve altyapı düşünerek yapılmalıdır. Özellikle ulaşım ve trafik en önemli konudur. Bir diğeri enerji ve diğer altyapının da buna göre dönüşümü de gereklidir. Tabi olmazsa olmaz yeşil alanların azalmasının önüne geçilmelidir.

İkitelli OSB’deki sanayi sitelerinin dönüşümünü nasıl olacaktır?

Bu önemli konuyu esnafın isteğine ve zamana bırakmadan zorunlu olarak dönüşümü için acil olarak yasal düzenleme yapılması gerekiyor. OSB’lerin bağlı olduğu Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı dönüşümün altyapısı uygun olması için imar durumlarında yüksekliği 12 metreye çıkarmıştır. Bu plan bazında önemli bir destektir. Ancak sadece plan değişikliği yetmiyor. Bunun için devlet izlemeyi bırakıp yasal altyapısının yanında sanayide de zorunlu kentsel dönüşüm için öncü olmalıdır. Bunun için dönüşümü teşvik eden kolaylaştırıcı tedbirler almalıdır. Örneğin kredi ve finans boyutunda, taşınma ve kira desteğinde, makine, ekipman ve inşaat yapımı için düşük faizli kredi, SGK teşviki gibi, bunun yanında diğer bürokratik işlemlerde yardımcı ve kolaylaştırıcı tedbirler almalıdır.

Siz İkitellide uzunca bir süredir plan ve proje çalışmalarının içindesiniz. Sizce İkitelli OSB’de neler yapılmalıdır?

İkitelli OSB, geçmiş yıllarda enerjisini maalesef mülkiyet sorunları, planlama ve inşaat yapımı ile diğer çeşitli sorunlara harcadı. Zorlu ve sancılı bir süreci aşarak Özyönetime geçti. Kurumsal kimliği şekillenmeye ve oturmaya başladı. Artık İkitelli OSB Yönetimi, üretim ve istihdamın önünü açacak sanayicinin ve esnafın hayatını kolaylaştıracak kamusal projeleri geliştirmek zorundadır. Burada önemli nokta, İkitellideki yönetim kademesindeki insanların (Kooperatifler, İOSB ya da kamu kurumları) İkitelli OSB’nin potansiyelini bilmeleri ve bunun ülke ekonomisindeki büyüklüğüne göre bir gelecek projeksiyonuna sahip olmalarıdır. Bugün kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bir OSB var. Artık kişiler değil projeler tartışılmalıdır. İkitelli OSB gücünü ve enerjisini sanayi için kamusal projelere aktarmalıdırlar. Bana göre yapılması gereken projeleri ise şöyle özetleyebilirim;

1 – KREŞ VE ANAOKULU ACİLEN YAPILMALIDIR.

İkitelli OSB, tarafından projeleri ihale edilerek tarafımca hazırlanan ‘’Kreş ve Anaokulu’’ proje inşaatına acilen başlanması gerekmektedir. Kadın istihdamının ve işgücüne katılımının sağlanması için Bölge çalışanlarının çocuklarına çok uygun şartların sağlandığı kreş ve anaokulunun bir kamusal hizmet olarak İkitelli OSB tarafından işletilmesi gereklidir.

2 – İOSB SPOR VE SOSYAL TESİSİ YAPILMALIDIR.

İmar planları hazır olan (OSB Binasını geçince İtfaiye binasının bitişiğinde ana yola cepheli) İkitelli OSB’deki işveren ve çalışanlara yönelik içinde yüzme havuzu, sauna, hamam, spor salonu, lokal ve yeme içme üniteleri ile sanayi kütüphanesinin olduğu bir spor ve sosyal tesisin acilen hizmete alınması gerekmektedir.

3 – İOSB’DEKİ ULAŞIM AÇISINDAN TÜM BÖLGE TARANARAK SORUNLU ALANLAR İLE İLGİLİ PLAN VE PROJE GELİŞTİRİP BU NOKTALAR DİĞER KAMU KURUMLARININ DA DESTEĞİ İLE ÇÖZÜLMELİDİR.

4 – İOSB ORTAK ALANLARINDA HAZIRLANAN HASTANE, TİCARET MERKEZİ, DAİMİ FUAR ALANI VE OSB TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ PROJESİ HAYATA GEÇİRİLMELİDİR.

5 – İKİTELLİ ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ İSTİHDAM BÜROSU KURULMALIDIR.

6 – İKİTELLİ OSB İNTERNET ÜZERİNDEN TOPTAN VE PAREKENDE ALIŞVERİŞİN YAPILDIĞI SANAL PAZARI YERİ KURULMALIDIR.

7 – İOSB KOBİ İHRACAT VE EĞİTİM MERKEZİ KURULMALDIR.

8 -  İOSB ÇEVRE VE ENERJİ BİRİMİ KURULMALIDIR.

9 – İOSB, ALTYAPI, YOL VE YEŞİL ALANLARI KONTROL BİRİMİ KURULMALIDIR.

10 – İOSB SIFIR ATIK YÖNETİM MERKEZİ KURULMALIDIR.

11 - İKİTELLİ OSB VAKFI KURULMALIDIR.

12 – İKİTELLİ OSB CİLACILAR KOOPERATİFİ İLE ÖZAK TEKSTİL ARASINDAKİ YAKLAŞIK 25 DÖNÜM AĞAÇLIK ALANDA PEYZAJ DÜZENLEMESİ YAPILMALI, BURADA YÜRÜYÜŞ PARKURLARI VE DİNLENME ALANLARI YAPILMALI.

13 – İKİTELLİ OSB DEPREM TOPLANMA MERKEZİ VE ACİL EYLEM PLANI HAZIRLANMALIDIR.

 

Anıt Yapı Mimarlık Ali Yıldırım OSB Deprem
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ABD'den sonra en fazla dizi ihraç eden ülke Türkiye
ABD'den sonra en fazla dizi ihraç eden ülke Türkiye
Serpme kahvaltı israfı 100 milyar lirayı aştı
Serpme kahvaltı israfı 100 milyar lirayı aştı