Advert
Advert

Toplu taşımayı belediyelerin mutlaka sübvanse etmesi lazım

İstanbul’da günde 2,5 milyon yolcu taşıyan 15 bine yakın sefer yapan, 700 bin km yol yapan İstanbul’un aktif yaşantısına büyük emek katan bir esnaf odası var. Özel Halk Otobüsleri Esnaf Odası Başkanı Göksel Ovacık, toplu taşımada Büyükşehir desteğinin henüz başlamışken bitmemesi gerektiğini, 9 aylık gelir desteğinin mayıs ayında yeniden masada olacağını belirti. Sosyal hizmet politikalarına büyük destek katan emekçilerin birde KDV yükü ile uğraştıklarını kendilerine üye olan veya olmayan ve bu işi yapanlar için gece gündüz nasıl çalıştıklarını Türkiye’nin her yerinde bu işi yapanların aynı koşullar ve standartlarda çalışmaları gerektiğini anlattı. İlgiyle okuyacağınızı umut ediyoruz.

Toplu taşımayı belediyelerin mutlaka sübvanse etmesi lazım
Toplu taşımayı belediyelerin mutlaka sübvanse etmesi lazım Admin
Bu içerik 1028 kez okundu.
Reklam

Göksel Ovacık İstanbul halk otobüsleri Esnaf Odası Başkanı

Kısa bir süre önce 1 sene önce Başkan olduğunuz o günden bugüne neler oldu bize kısaca anlatır mısınız?

1996'dan beri özel halk otobüsleri işletmeciliği yapıyoruz sırasıyla esnaftan başladık bölge denetçiliği, yöneticiliği, daha sonra şirket yöneticiliği şirket başkanlığı yaptım. 2018'den 3. ayı öncesinde de İstanbul halk otobüsleri Esnaf Odası seçimlerinde başkan adayı olarak kolları sıvadık ve arkadaşlarımızla ekibimizle beraber seçime girdik. Seçimi de kazandık ve esnafın karşısında da oturduk. Tabi bu seçimi kazanmak belki en kolay şey. Zor olan ise esnafımızın beklentilerine cevap verebilmek. Esnafı rahatlatabilmek esnafın mağduriyetini, derdini anlatabilmek. Esnafın sıkıntılarını giderebilmek… Mesele burada benim için daha önemli. Çünkü bize oy veren insanlar umutla oy veriyor. Haliyle bir şeyler bekliyor. ‘Bu başkanı ben seçtim mutlaka bir şey yapar yapmalıdır’ böyle bir beklenti var. Bu beklenti bizi daha çok kamçılıyor. Biz daha çok koşturuyoruz, uğraşıyoruz, didiniyoruz. Gecenizi gündüzünüze katıyorsunuz.

İstanbul Özel Halk Otobüsçüleri İstanbul’da kaç otobüsle hizmet veriyor?

Ben şöyle söyleyeyim özel halk otobüsçülüğü şu anda İstanbul’da otobüs AŞ ye bağlanan araçlarla beraber 3100 tane araçlarız. Bu araçların en aşağı 1300-1400 tanesi odamıza üyedir. Diğer araçlardan şirkette olanlar ve diğer odalara üye olanlar var. Biz onların hepsinin temsilcisiyiz. Hepsinin de haklarını korumak için uğraşıyoruz.

İstanbul’da günde 2,5 milyon yolcu taşıyoruz. Bu çok ciddi bir rakam. Günde 15 bine yakın sefer yapıyoruz. 700 bin km yol yapıyoruz. Yani dünyanın etrafını 2 kere dönüyoruz. Yönetilmesi kolay olmayan bir filo. İBB’nin, İETT’nin vazgeçemeyeceği bir filo… Haliyle büyük bir filoyla çalıştığınızda sorunları da büyük oluyor maalesef.

Büyük bir filonun sorunları da birdenbire halledilmiyordur herhalde?

Ben kişiliğim gereği çok söz veren vadeden bir adam değilim. Çünkü bizim işimiz bürokrasiyle, siyasetle, kurumlarla… Tabi onların ne zaman ne yapacağını bilemiyoruz.  Bugün evet dedikleri şeyler uzuyor uzuyor… Belki 1 sene belki 3 sene… Yani ben bunu yaparım, ben bunu ederim demek yerine bunlar için neler yapabileceğimizi anlatmak, çalışmaların özünü anlatmak ve sorunu gidermek için çaba sarf edeceğimizi göstermek çok önem arz ediyor. Onun içinde çok rahat geldiğim de söylenemez ama halk otobüsleri zor günlerden geçiyor. Yine de özel halk otobüsçüleri geçmiş dönemlerden bu günlere birçok kademeler atladı.

Hangi aşamalardan geçildi. Bugün önünüzde duran meseleler nedir başkanım?

2006 ‘da mavi karta entegre olmasından dolayı büyük sıkıntı yaşadık.  Ekibi doğru projelendiremedik. Daha sonra biletçilerin kalkmasından dolayı sıkıntılar yaşadık. Yani sektörün böyle bir dileği oldu.

Bu otobüs AŞ’ nin araçlarının ihale olmasıyla beraber pasta bölündü. Hangi hat olduğu önemli değil. Oraya 2154 araçlık pasta varken 900 küsur daha araç verildi ve daha büyük sıkıntı yaşadık. Şimdi bunlar yavaş yavaş toparlanıyor. Haliyle Türkiye’nin ekonomik durumları olsun diğer koşulları da olsun zor dönemden geçiyor. Bu sebeple bu dönemden üzerimize düşeni de alıyoruz. Mutlaka özel halk otobüsçüleri açısından en önemli şey: ücret tarifesinin düşük olması. Gelir gider düzensizliğinin olması, bu düzensizliğin bizi ciddi şekilde mağdur etmesi.

Gelir ve gider arasında ki uçuruma sebep olan etkenler nedir?

Bir tarafta 2,5 milyon yolcu taşıdığımızı söylüyoruz. Bu sayının yüzde 15’ini ücretsiz taşıdığımız için yani 400 bin yolcuyu ücretsiz taşıyoruz. Bunun ciddi bir maliyeti var her ay bizim araçlarımıza maliyeti 7200 lira bu bizim cebimizden gidiyor. Bizim devletten aldığımız ücretsizlerle ilgili katkı 1330 lira. Haliyle gelir gider düzeni uygun olmayınca ne kalite yakalayabiliyorsunuz. Örneğin aracınızı değiştirerek kaliteli taşımacılık yapabiliyorsunuz. Ne personelinizi kaliteli yapabiliyorsunuz. Yani kaliteden ödün vermiş oluyorsunuz. Bu da yolcuyu kaybetmek yolcunun güvenini kaybetmek manasına geliyor. Doğru bir iş yapmamış oluyorsunuz. Bunları iyi bir seviyeye getirebilmemiz için bizlerin öncelikle para kazanabilmesi lazım. Bu demek değil ki biz çok kazanalım falan. Bizim aracımızı en az 5 yılda bir yenilememiz lazım. Bunun içinde yeni katkıları yeni destekleri almamız lazım. Böyle bir dönemden geçiyoruz.

Büyükşehir sizin yardımcı olduğunuz bu hizmetlerinize karşılık destek sunabiliyor mu?

Dünyanın hiçbir yerinde toplu taşımacı para kazanamaz. Çünkü belediyeler yolcuyu ne kadar ucuz taşıtırsa kendisi için o kadar iyi. Onlar da hizmet etmek istiyor. Bir taraftan bizim koşullar zor. Mazot fiyatları araç fiyatları belli. Bunları dengelemek mümkün değil. Toplu taşımayı belediyelerin mutlaka sübvanse etmesi lazım. Gelir desteği vermesi lazım ki büyükşehir belediyelerinde bu destek yüzde 40 civarına kadar çıkar. Londra da Paris’te Washington’da her yerde de böyle bir katkı vardır ama maalesef bizim burada 10. aya kadar böyle bir katkı yoktu. Geçtiğimiz 5. ayda TBMM’den bir karar çıktı. Büyükşehir belediyeleri yolcu sayısına bakmaksızın, yaptığı kilometreye bakmaksızın toplu taşımaya gelir desteği sunabilir diye. Bu karar çıktıktan sonra belediyelerinde önü açıldı daha önce bu desteğe Sayıştay izin vermiyordu. Biz de bu girişimleri başlattık. 10. ay itibariyle de gelir desteği başladı. fakat bu gelir desteği geçici bir destek sunuyor. Sadece 9 aylık bir gelir desteği meclisten çıktı. 2019 ‘un 6. ayında da bu destek bitiyor. Bu destek bizi rahatlatmıştı. Bunun için emeği geçenlere de buradan teşekkür etmek istiyorum.  Sizin vasıtanızla.

Bu destek tekrarlanacak mı görüşmeleriniz nasıl gidiyor?

6. ayda yeniden masaya oturacağız. Bu destek devam ederse çok iyi olacak. Devam etmesi de lazım. Devam etmezse ciddi bir fiyat düzenlemesinin yapılması lazım. Ne yapılacak bunu bilmiyoruz. Onun için bu yerel seçimlerde çok önemli. Haliyle başkanlar da değişecek. Binali Bey de Ekrem Bey de gelse farklı bir şey olacak. Onlarla oturup bu halk otobüsçülüğünün en azından önümüzdeki günlerde sürdürülebilir olması için bunları konuşacağız. Onların da bize yardımcı olacaklarını Özel Halk otobüslerinin devamı içinde katkı sunacaklarını düşünüyoruz.

Otobüsçülerin başka talepleri de de var mı?

Biliyorsunuz 2010’dan sonra biletçilerin kalkmasıyla beraber gelirimiz kayıt altına alındı. Bu şekilde de KDV ödemeye başladık. KDV bir gelir değil. Bir yerden alırsın bir yere verirsin. KDV bir yere devrediyor dersin. Zaten koşulların zor olması ve KDV’nin de bu soruna eklenmesiyle beraber mağdur hale geldik.

Bu KDV oranı ne kadardı?

 

Yüzde 18’di hatta öğrenci servislerinde yüzde 8’di. Bu mutlaka düşürülmeli. Mutlaka uygun bir duruma gelmeli çünkü biz devletin sosyal politikaları gereği yapması gereken şeyi yapıyoruz. Onun ücretsiz taşıma yapacağı yolcuyu biz taşıyoruz. Onun için bize mutlaka bu tür destekler Ankara’dan verilmeli. Bu isteğimizi Cumhurbaşkanımıza ilettik. Çalışmalar yapıldı. 1 Haziran’da Cumhurbaşkanımızı burada iftar programında misafir ettik. Orada bunu 18’ den hasılata dayalı yüzde 1,5’a düşürüleceği sözünü vermişti. On gün öncede onun kararı çıktı. Yürürlüğe girdi. Bu da bizi ciddi bir şekilde rahatlattı. Güzel bir çalışma oldu. Ama sorunlarımız bitiyor mu? Bitmiyor tabi ki.

 

Mesleğin her yerde uygulanan bir standarttı var mı?

 

Gelecekte yapılacak şeyler var. Orada gelir vergisinde de bir indirim talebimiz var. Onun çalışmalarını yapıyoruz. Diğer taraftan başladığımız başka işlerde de yol aldık. Özel halk otobüsçülüğünün bir kanunu olması lazım. Mevzuatı olması gerek. Şu anda Özel Halk otobüsçülüğü nedir dediğiniz zaman şu kadar koltuklu araç deniliyor. İşletme koşulları işletmenin nasıl olacağını kimse bilmiyor. Örneğin çeşitli ihaleler var. 1982’de çağırmış belediye demiş ki sen bu hafta çalış demiş çağrı usulü var. Daha sonra minibüsten dönenler var. Burada yokta başka illerde var. Bu çeşitli ihaleleri bir statüye bağlamak lazım. Bir standartta bağlamak lazım mesela hizmet bedelleri alınıyor. Burada farklı alınıyor, Bursa ‘da farklı hepsinin farklı bedelleri var. Bu kanun bizi bir standartta bağlayacak. Diyelim belediye kafası bozulduğunda senin cezanı yükseltiyorum diyemeyecek. Böyle bir kanun olması lazım. Biz şimdi bir çalışma yapıyoruz. Raporlar hazırladık. Ankara’da şehircilik bakanlığına bağlı yerel yönetimler genel müdürlüğü var. Oranın nezdinde bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışma zor bir çalışma, bir yasayı oluşturmak, çıkarmak yeniden bir şey üretmek kolay değil. Onun içinde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bunu da başaracağız diye düşünüyorum.

İstanbul’da başka ufak tefek sıkıntılarımız var. Mesela ceza skalamız çok yüksek. 2007’de bunu 2154 araç olarak hesaplamalarını yaptık. 7 milyon lira ceza ödemişiz. 2018 ‘in ilk sekiz ayında 6,5 milyon lira bu çok büyük bir rakam. Bu şöyle de anlaşılmasın. Biz denetlenmeyelim, bize ceza yazmasınlar demiyoruz. Mutlaka bu denetim ve kontroller olmalı çünkü bizim yolcuyu memnun etmemiz lazım ki bizimle seyahat etsinler bizi de devam ettirsinler. Biz bunun farkındayız. Ama cezaların oranı çok yüksek örneğin uykuda kaldınız servisi kaçırdınız 550 lira cezası var. Yani böyle bir ceza hiçbir yerde yok. Bunların mutlaka düşürülmesi lazım. Bununla ilgili taleplerimiz var konuşmalarımız, istişarelerimiz oldu. Şimdi bunlar önümüzde ki hedefler. Bunlar bir yıl içinde yapamadığımız şeyler

İkincisi biraz önce bahsettiğim biz büyükşehir belediyesinden bir destek beklerken büyükşehir belediyesi bizden çeşitli adlar altında paralar alıyor mesela hizmet bedeli olarak alıyor. Tam ortalamasını bilmiyorum ama ayda 600- 700 lira vardır yani ruhsat bedelleri alıyor, muayene bedelleri alıyor, demir bedelleri alıyor. Şimdi biz bir şey beklerken bizden almanız da çok mantıksız. Bunu bir türlü çözemedik.  Tabi bunları yeni belediye başkanı geldiği zaman bunları gündeme getireceğiz. Olması gereken bu zaten.

Bir de standardizasyon şurada yanlış: demir parası Bursa’da yok. Kocaeli’nde yok. Bizde niye var hizmet bedelinde benim asfaltımı kullanıyorsun, benim duraklarımı kullanıyorsun diye var. Ama minibüsler, taksiciler kullanmıyor mu? Niye bende var onlarda yok? Birde ben ücretsiz taşıma yapıyorum senin işini yapıyorum. Buna rağmen bizim esnafımızı buna benzer şeyler ciddi şekilde demoralize ediyor. Bu söylediğim şeylerin parasal olarak büyükşehir belediyesine bütçeye zararı nedir? çok cüzidir. Büyükşehir gibi devasa bütçesi olan kurum için.

Ama bunlar kaldırılırsa esnafın moral motivasyonunu arttırır. Bunlarla ilgili görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Sunumlarımızı yapıyoruz. onlar da olayın farkında inşallah yeni dönemde de bunları çözeceğiz.

 

Göksel Ovacık İstanbul halk otobüsleri toplu taşıma
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
59 ülkeye ihraç edilen Türk çayı 1,6 milyon dolar kazandırdı
59 ülkeye ihraç edilen Türk çayı 1,6 milyon dolar kazandırdı
Turkish Cargo’dan İstanbul Havalimanı’na ilk sefer
Turkish Cargo’dan İstanbul Havalimanı’na ilk sefer