Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert

Şevki Karayel Darüşşafaka için çaldı

Ünlü virtüöz Şevki Karayel, Darüşşafaka için bağış konseri verdi

Şevki Karayel Darüşşafaka için çaldı
Şevki Karayel Darüşşafaka için çaldı Admin
Bu içerik 458 kez okundu.
Reklam

Ülkemizi yurt dışında da başarıyla temsil eden piyano virtüözü Şevki Karayel, Türkiye'nin eğitim alanındaki ilk sivil toplum kuruluşu olan ve kurulduğu günden bu yana “eğitimde fırsat eşitliği” misyonuyla binlerce çocuğun hayatını değiştiren Darüşşafaka Cemiyeti yararına düzenlenen bağış konserinde verdiği piyano resitaliyle klasik müzik tutkunlarına unutulmaz bir akşam yaşattı.

Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda konser veren sanatçı, klasik müziğin efsane isimlerinden Bach, Beethoven, Liszt, Schubert ve Gershwin’in eserlerini yorumladı.

Ünlü Piyanist Şevki Karayel ‘Öncelikle Tanrım mutluluğum ol’ isimli Johann Sebastian Bach’ın bir eserini seslendirdi.

Daha sonra Beethoven’den do diyez minör Sonat op 27 No. 2 Ay Işığı Sonat’ını seslendirmeden önce eser hakkında küçük bir açıklama yapan Karayel: Ay Işığı Sonat’ının ismini Alman bir şairin verdiğini dile getirdi.

Karayel: “Değerli konuklar İzin verirseniz bazı parçalardan önce Ufak da olsa açıklayıcı bilgiler paylaşmak istiyorum. Programımızda yer alan eser belki de müzik tarihinin en tanınmış eserlerinden biri. Birçok insan bu eser yüzünden piyano çalmaya başlamıştır. Ay Işığı Sonat’ına isim veren ise aslında Beethoven kendisi değildir. Alman şair ve müzik eleştirmeni Ludwig Reilstad İsimli biriydi. Bir gün kendisi kayıkta gezerken geceleyin Ay Işığında sonatın ilk bölümünün bu isme çok uygun olduğunu düşünerek ona bu ismi koymuştu. Bütün sonraki dönemlere de tarihe de damgasını vurmuştu. Fakat Ay ışığı tanımlaması bu Sonat için esasında çok da doğru değil. Araştırmalar bize sonradan gösterdi ki Beethoven, Mozart’la tanıştığı sırada Mozart'ın o sıralarda yazmış olduğu Don Giovanni operasının bir sahnesinin notasını görür.  Don Giovanni'nin Commendatore’yi öldürdüğü sahnede Mozart böyle bir ritim kullanmıştır. Ay Işığı Sonatı da aynı benzer ritim ve notalardan oluşmakta, dikkati çeken şey bestecilerin o dönemde noktalı notalar için dediğimiz ritimleri ölüm için kullanmış olması. Bu eser biraz cenaze marşını andırmakta ve Beethoven bunu düşünerek Ay Işığı Sonat’ını yazmış olmalı.

Franz Schubert aslında emprovizasyon olarak da düşünülebilecek Moment Musicaux’larından, yani anlık müzik dediği müziklerden 6 tane var. Bunların ikincisini seslendireceğim. Müzikler basit bir temadan oluşan ve Schubert’in bir şeyi arar gibi başladığı müziklerden oluşuyor. Bu seslendireceğim eserin sonunda dikkat edilmesi gereken unsur da aynı noktalı ritimlerle bir sinyal vermesi… Eminim bunu duyacaksınızdır. Bu melodinin önüne zaman zaman ortaya çıkıyor. Bunun hakkında bir kaynağımız yok ama bu tarz şeyler ölüm, kader gibi şeyleri canlandırıyor diye düşünmekteyim.


Shubert  F. Listz Erkönig yani şimdi sırada Almanya’da Herkesin ezbere bildiği şiirin şarkılaşmış, bestelenmiş hali var. Büyük Alman Şair Goethe'nin El König isimli eserinin adını iblis olarak çevirebiliriz kelimeyi. Aslında tam karşılığı yok ama hikayedeki rolü olarak biz Azrail olarak adlandırabiliriz. Öncelikle bu şiirden bahsetmek lazım. Çünkü bu şiir başlı başına da zaten Alman edebiyatı için önemli bir şiir. Goethe burada hasta bir çocuğu doktora yetiştirmek için uğraşan babasını anlatır. Şiir şöyle başlar: ‘Geceleyin dörtnala konuşturanlar kim? onlar baba ve hasta oğlu’ ve hasta çocuk, at üzerinde bu seyahat süresince kabuslar görmektedir. Bu kabuslarda İblis ile karşılaşmaktadır bu yaratık aynı çocuklarımıza kötü şeyler yapmak isteyen insanların takındığı tavırla ve tatlı bir tatlılıkla çocuğu kendisine çağırır. Çeşitli yalanlar söylemektedir. Çeşitli bölümlerde bu tavır sergilenir. Her kabustan sonra da çocuk babasına haykırarak: ‘Baba görmüyor musun? İblis beni tuttu götürmek istiyor!’ diyor. Babası da bunların gerçek olmadığını söyler. Baba, Oğlum hayır, onlar suratına değen yapraklar veya duyduğun rüzgârın sesi der. Fakat doktorun yanına vardıklarında çocuk ölür ve şiir hazin bir şekilde sonlanır. Bu bestenin önemli olmasının bir nedeni de müzik tarihinde söz ve müziğin bu kadar uyumlu olduğu ilk eser olması sebebiyledir.

 

Şevki Karayel Macar Rapsodisini seslendirmeden önce şunları söyledi: “Liszt in belki de gelmiş geçmiş en büyük piyanist olduğunu tartışmasız bir gerçek. En tanınmış eserlerinden olan Macar Rapsodisi Özellikle 2 numarasını artık Tom ve Jerry çizgi filminde bile kullanıyorlar. Zaten dinleyiciyi hemen esir alan bir eser. Burada ilginç bir bilgi vermek isterim. Franz Liszt Macaristan’dan müzikler toplamak ister ama aslında topladığı şarkılar çingene müzikleridir.”

 

G. Gershwin 3 prelüd ü seslendirdikten sonra sahneden inen Şevki Karayel büyük alkışlarla sahneye dönerek Eric Satie Gymnopedie isimli eserini seslendirdi.

Resitalin ardından Darüşşafaka’nın “eğitimde fırsat eşitliği” misyonuna destek veren Şevki Karayel’e teşekkür belgesini takdim eden Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Topbaş, konsere gelen tüm müzikseverlere destekleri için teşekkür etti.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkan Vekili Bülent Topbaş, Şevki Karayel'e teşekkür belgesi ve çiçek takdim ederken, Konserden elde edilen gelirle Darüşşafaka Sanat Merkezi’nde ihtiyaç duyulan enstrümanlar temin edilecek.

Konserin, Süreyya Paşa tarafından Darüşşafaka'ya miras bırakılan Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası'nda yapılması da özel bir anlam taşıyor. Süreyya İlmen, nam-ı diğer Süreyya Paşa, vefatından önce mal varlığının büyük kısmını çeşitli kurumlara bağışladı. Bunlar arasında Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan tarihi boyunca babası hayatta olmayan, maddi durumu yetersiz çocuklara en iyi koşullarda eğitim şansı tanıyan Darüşşafaka Cemiyeti de vardı. İlmen, 1927’de görkemli bir galayla açılışı yapılan Türkiye’nin ilk çağdaş tiyatro ve sinema binasını, yani Süreyya Operası’nı Darüşşafaka’ya miras bıraktı. Uzun yıllar sinema olarak hizmet veren bina, Kadıköy Belediyesi tarafından aslına sadık kalınarak restore edildi ve 2007’de kapılarını sanatseverlere açtı. Restorasyon çalışmalarından sonra, opera ve bale temsillerine kavuşan bina, Anadolu yakasının tek, Türkiye'nin altıncı operası olarak hizmet vermeye başladı.

 

Şevki Karayel Özkan Karayel Kadıköy Süreyya Operası Darüşşafaka
Reklam
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2019’da tarıma 16,1 milyar liralık destek verilecek
2019’da tarıma 16,1 milyar liralık destek verilecek
Elektronik ticarette yeni dönem başladı
Elektronik ticarette yeni dönem başladı